HATIRLIYOR MUSUNUZ? - Halimiz
HATIRLIYOR MUSUNUZ? 2
“YALNIZ DEĞİLSİN!”
6 Şubat 2020
HATIRLIYOR MUSUNUZ? 3
HAFTANIN ÖNE ÇIKAN HABERLERİ
13 Şubat 2020
HATIRLIYOR MUSUNUZ? 4

Adı Gilad Şalit’di…

Filistin’de, Hamas tarafından kaçırılıp tam 5 yıl bir kampta tutulmuştu.

İsrail hükümeti 5 yıl boyunca dünyayı ayağa kaldırmış, Şalit’in sağ salim evine dönmesi için diplomasinin bütün kanallarını seferber etmişti.

Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da çabaları sonucu İsrailli çavuşa karşılık bin 27 Filistinli tutuklu ve hükümlü serbest bırakılmış, İsrailli çavuş da sağ salim ülkesine teslim edilmişti.

İşte büyük devlet olmanın en temel özelliği budur.

Ordu mensubunuzu, polisinizi, dışişleri temsilcinizi ve elbetteki her vatandaşınızı gözünüz gibi korur, üzerine titrersiniz.

Onu, iç ve dış tehditlere karşı güvende hissettirirsiniz.

Neden mi hatırlattım Gilad Şalit’i…

Daha dün 7 uzman çavuşumuz Suriye’de kimden geldiği belli bile olmayan bir saldırı sonucu şehit düştü de ondan.

Karşılığında ne mi yaptık.

‘Obüs Topları ile hedeflere ateş ettik’ diyor iktidar edenler…

Sonra da ekliyor Cumhurbaşkanı Erdoğan;

“1 Milyon insan daha sınırlarımıza hareket halinde, ne yapacak, nerede barındıracağız bu insanları!…”

Size bir teklif Sayın Cumhurbaşkanı.

Bu 1 milyon insanın Suriyeli olan, kadın olan, çocuk olanlarını alalım.

Ama dünyanın karışık bölgelerini dolaşarak paralı askerlik yapanları sakın ha dünün ve geleceğin huzur coğrafyasına sokmayalım.

Sonra da Türkiye’nin sahillerinde, parklarında, nezih eğlence mekanlarında nargile keyfi yapan 7 askerimizle yaşıt ne kadar Suriyeli varsa Türkiye’de…

Gönderelim onları El Bab’a.

Ülkeleri için, toprakları için savaşıp ölme şerefini, şehit olma onurunu onlara çok görmeyelim.

Yeter artık.

Eğer Türkiye, Suriye’nin toprak bütünlüğünü sağlamak için Suriye’de ise;

Ve askerlerimize saldıranlar dünyanın kabul ettiği meşru Suriye Ordusu ise, bizim askerimiz burada kimi ve kimleri, kime karşı koruyor?

Şehit düşen kardeşlerimize saldıranlar kim ve kimler?

Ben bu ülkenin bir yurttaşı olarak, Türk Silahlı Kuvvetlerinin her ferdine, hiç değilse Gilad Şalit’in hayatına verilen önem kadar önem verilmesini istiyorum.

Artık yanlıştan dönmenin tam zamanı.

Türkiye vakit geçirmeden, bu günden tezi yok, Suriye’de bütün dünyanın kabul ettiği rejim ile işbirliği yapmalı ve bu ülkedeki tüm ayrılıkçı güçlerin Suriye topraklarından temizlenmesine katkı sunmalıdır.

Eğer muhatabınız devlet ve hükümet olursa, sınırlarınız da güvende olur.

Uzmanlar yıllardır avazları çıktığı kadar bağırıyor, uyarıyor.

Ortadoğu, diktatörlerin ve emperyalist uşaklarının silah zoru ile tahakküm altında tuttuğu bir coğrafyadır.

Bu sahaya dünyanın her yerinde bataklık denir.

O zaman biz niye ısrarla bu coğrafyada anılmak için elimizden geleni yapıyoruz.

Görmüyor musunuz?

Aktif dış politika dediğiniz anlayış güzel ülkeme kan, ölüm ve acıdan başka bir şey getirmiyor.

Dilerim El Bab’da genç yaşta yitirdiğimiz genç askerlerimiz son şehitlerimiz olur.

Dilerim, bizi yönetenler her uzman çavuşa, her uzman onbaşıya, her Mehmetçiğe, İsrail’in Gilad Şalit’e verdiği kadar önem vermeye başlar.

Dilerim bizi yönetenlerin önceliği artık, Atatürk’ün tanımladığı Yüce Türk Milleti olur…

mm

Ahmet Zorlu

1960 Yozgat Boğazlıyan Doğumluyum. Yerel Kayseri Gazetesi’nde meslek hayatına başladım. Orta ve Lise eğitimimi gece okullarında yaptım. Gündüz ise gazetelerde çalıştım. 17 yıl Hürriyet Haber Ajansı Orta Anadolu Bürosunda çalıştım. 1995’te yeni oluşmaya başlayan yerel televizyonlarda görev aldım. Kay-TV, Erciyes TV ve Kanal38 Televizyonlarında Haber Merkezi Müdürü ve Yayın Yönetmeni olarak görev yaptım. Halen Olay Türk TV’de ‘Ahmet Zorlu ile Düzlem’ programını yapıyor, yerel Kayseri Olay Gazetesi’nde günlük köşe yazıyorum. Yayınlanmış ‘Zorlu Yıllar’ ve ‘Fetözedeler-Fetözadeler’ isimli iki kitabım bulunmaktadır. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyesiyim. 2009 yılından bu yana Sürekli Sarı Basın Kartı sahibiyim. Evli ve bir çocuk babasıyım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!