HALİMİZ - Halimiz
METİN AKPINAR, MÜJDAT GEZEN VE BOLD PİLOT İLE SENE BİTERKEN
27 Aralık 2018
BAKMAK VE GÖRMEK
27 Aralık 2018

İlk nefes…
Nerdeyim…
Yine bir garip bedendeyim.
Tanımadım kendimi.
Bildiğim bu değildi.
Yeni beden,
Yeni hayat.
Halden hale girecek birçok anlar,
Bakalım BENde ne iz bırakacaklar.

İlk nefes bana bir beden verdi.
İçinde ruhum gizliydi.

İkinci nefes…
Üçüncü nefes…

Bana bir HALler oluyor.
Değişiyor bir şeyler.
NEFES NEFESİ takip ediyor.
Yeni NEFSİM yavaş yavaş kendini gösteriyor.
NEFES ile zihin birleşince,
Sanki bir makina çalışıyor.
BEN çarkı dönüyor,
HALİM zihnimi yansıtıyor.

Bir HAL ile geldim dünyaya.
Kendimce renklerim var.
Desenlerim var.
Düğümlerim, yırtıklarım var.
Lekelerim, kirlerim var.
Sanki HALİM bir HALI gibi,
Adına BEN dediğim,
Dev bir kasnakta sabitli.

Geçmiş hayatlarda yaptıklarım, yapamadıklarım,
İyilikler, güzellikler,sevgiler,
Acılar, nefretler, öfkeler,
İhanetler, ölümler, hak yemeler,
Zulümler, kıskançlıklar, kızgınlıklar,
Kayıplar, yalnızlıklar, korkular,
Hayır duaları, beddualar.
Daha neler neler,
Desen olmuş kasnağımda,
Hoş geldim, yeni dünyama.

Bu hayat nasıl geçecek?
HALIm desenden desene yine değişecek.

Nefesler alınıyor,
Zihin çalışıyor,
Nefs besleniyor,
Ben dediğim HALİM,
Yaptığım seçimlerle sürekli değişiyor.
HALI kasnağı çark olmuş,
Makina gibi dönüyor.
Düğümler ardı ardına atılıyor,
Karmalar yaratılıyor,
Her nefeste yeni ilmikler,
Her nefeste yeni desenler,
Her nefeste yeni düğümler,
Çark dönüyor da dönüyor.
İlmik ilmik örülüyor HALIM,
BEN sandığım..


Ah CAN,
Kör müsün, sağır mısın?
Kaç hayattır kendini kandırırsın?
Dur..
Dur bir bak kendine…
Zihninin halleri ile şekil verdiğin,
BEN dediğin,
Kendi evreninin kasnağına gerdiğin,
Kendi HALine…
Sen misin?

Vakit geçmekte..
Hiç olmazsa bu hayatta şansını dene.

HALın başka HALılarla dolanmış,
Sen başkalarına,
Başkaları sana birçok ilmik atmış.
İç içe geçmiş HALIlar.
Birbiri ile KÖR düğüm olmuş hayatlar.
Ne ben kalmış , ne sen.
Herkes birbirine,
Hayatlar boyu,
Döne döne,
Görünmez bağlarla bağlanmış.
BEN zannettiğinde,
Bağın olan, herkes saklanmış.
Birçok çark iç içe geçmiş,
Sanki herkes birbirini dişlemiş.
Bir dişli dönüyor.
Birçok çark etkileniyor.
Kendi HALİM zannettiğim,
Geçmiş hayatlardan, bu hayatlardan,
Geçmiş günlerden, andan
Bana bağlı olanların,
NEFSi ile de besleniyor.
Ben bitiyor,
Sen bitiyor,
Bütün zamanları, mekanları,
Kimlikleri, olayları,
Nedenleri , niçinleri,
İçinde saklayan KARMA kendini gösteriyor.
Birçok çarkın dişlileri iç içe geçmiş,
Dev bir makina gibi,
Sanki birçok HALI kasnağı,
Örülürken birbirine karışmış,
Dev bir HALI kümesi,
İnsanoğlunun HALİ,
Yüksek EGOnun göstergesi.

Yaşayan bir organizma gibi,
Her nefeste şekil değiştiriyor.
Benim HALIm da etkileniyor.
Desenlerim, renklerim her an değişiyor.
BENi HALden HALe sokuyor.
Sanki dev makinanın içinde,
Bir girdabın içine çeker gibi,
BEN dediğimi oradan oraya savuruyor.


Sarhoş oldum hayattan,
Acaba nasıl dursam?
Bu girdabın içinden nasıl çıksam?

Dur…
Gerçekten dur…
Artık KARma…
Kötü KARMA yaratma.
Yeni düğüm atma HALIna.
Farkettiğin BAĞları tek tek BAĞışla,
Çöz ilmikleri , aç düğümleri,
İyi karmalarla temizle kirlerini,

Yeter mi?

Bilemem yap elinden gelenin en iyisini.
Kim bilir, kaç hayatta HALlolur?
Belki bir ilmek gelir,
Bütün düğüm kendiliğinden boş olur.
İşin sırrı SABIRda…

Ya da FARKET…
Girdabın içinde isen,
HALInda bir desensin.,
İstersen De-seni , anlat kendini,
Dediğin gerçekte sen değilsin.
Ya da çık girdabın dışına bak hayata.
Yaşadığın sadece bir deneyim.
İlk nefeste saklı olan ruhuna bir eğitim.
Yargılama, yorumlama,
Yaşa deneyimlerini SABIRLA.
HALIN uçan HALI olsun.
Hayat yolculuğunda dans et üstünde doyasıya.
İleri gitmek , geri gitmek fark etmesin,
Dönmek baş döndürmesin.
Eğil, kalk, hopla, zıpla,
Her adım ne getiriyorsa,
Ritme uysun ruhun,
Yeterki, meyli hep ERDEMLİ olsun.
Ruh en esnek dansını yaptığında,
Erdem’e bile meyletmeyecek.
Çünkü, HALInın üstünde ERDEM dans edecek.

Gönül ehli ,
Hayatla ustaca dans eden,
Dans ustalarına selam olsun.
ERDEMi HALİMİZde dans ettirmek nasip olsun.

Sevgiyle ?
Saygıyla ??
Dostlukla ?
Neşeyle ??????

mm

Funda Bekişoğlu

Brüksel doğumlu... 'Ne olacaksın?' diye sorulduğunda, 'Doktor olmayacağım' deyip ODTÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümünü okudu... Daha mezun olmadan yolu çizildi ve 4. sınıf bitmeden gelen teklif ile mezun olunca Koç Holding'de çalışmaya başladı... Mühendis idi. Sonunda yolu proje yöneticiliğine kaydı. Evlendi... Daha çok çalışmaya başladı... Yıllar geçti, daha da çok çalışmaya başladı... Hep severek çalıştı... Ve sonsuza kadar çalışacak zannederken, yolu değişti, olmayacak denilen ikiz çocukları dünyaya geldi... İş hayatını bırakıp ev hayatına geçiş yaptı... O kadar benimsedi ki, 'Hep mi anne doğdum' diye düşünmeye başlamışken, yolu değişti ve aile işletmesi, mermer fabrikalarında çalışmaya başladı... Mühendisim derken, bilmeden yönetici oluverdi... Üstüne bir de işletme okudu... 15 yıldır aile şirketinin yönetim kurulu başkan yardımcılığını yapıyor... İşini bilerek yapmak istiyor... Hayatı hep çaba ile geçti... Çocukluğundan beri farkettiği ancak anlamlandıramadığı, dile getirip anlatamadıklarını, bilerek yazamayacağını anladığında, çabasızca, BİLMEDİKLERİNİ yazmaya başladı... Bilincinden değil, düşünerek değil, nerden geldiğini bilmeden yazıyor... Belki de sadece kendine yazıyor...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!