HAFTANIN ÖNE ÇIKAN HABERLERİ - Halimiz
türkiye abd suriye anlaşması, rusya türkiye suriye anlaşması, türkiye rusya suriye anlaşması, abd türkiye suriye anlaşması, suriye anlaşmaları
ABD VE RUSYA İLE SURİYE ÜZERİNDE VARILAN MUTABAKATLAR “ZAFER” DEĞİL, AMA “UMUT” VERDİ….
24 Ekim 2019
HAFTANIN ÖNE ÇIKAN HABERLERİ 2
ZITLIKLAR ARACILIĞIYLA ÖĞRENME
31 Ekim 2019
HAFTANIN ÖNE ÇIKAN HABERLERİ 3

Batı’nın yeni Yahudileri, artık Türkler!

“Batıda popülizm yükseldikçe, ona paralel olarak bir “dış düşman bulma ihtiyacı” da yükseliyor, Batı medyası da bu ihtiyaca malzeme temin ediyor

Bir Fransız dergisi Recep Tayyip Erdoğan’ı kapak yaptı ve “diktatör” olarak ilan etti.

Erdoğan da dergi hakkında suç duyurusunda bulundu, “Cumhurbaşkanı’na hakâret” suçlamasıyla soruşturma yürütülecek.

Geçtiğimiz hafta, yazar Aslı Erdoğan’ın başına da bir çorap örüldü.

HAFTANIN ÖNE ÇIKAN HABERLERİ 4Söylenmeyen sözlerden çıkarılan niyetler, sanki Aslı Erdoğan tarafından söylenmiş gibi gazetelerin başlıklarına taşındı.

“Tıpkısının aynısı” olmasa bile 1929 ekonomik buhranının ardından yükselen faşizme benzer bir sağ popülist tırmanma söz konusu.

Ve batı demokrasilerinde, seçimle iş başına gelen popülist elitlerin, asıl sorunu yaratan ekonomik sistem ile bir problemlerinin olmadığını da biliyoruz.

İşçilerin, köylülerin, dar gelirlilerin oylarıyla iktidara geliyorlar ama sorunu çözebilmeleri için değiştirmeleri gereken kapitalist sistemle de son derece barışıklar.

Böyle bir ortamda “kara kafaların varlığı” gerçek bir can simidi.

İşsizliğin sorumlusu doğal olarak onlar.

Zaten aynı zamanda vahşiler de. Kafa da kesiyorlar. Kendilerinden olmayan herkesi öldürmeye de hazırlar. Kendi değerli yazarların bile linç edebiliyorlar.

Doğrusu “kara kafalar” da bu ateşe odun atmaya pek istekli.

Böylece “Türkler”, 1930’larda dünyanın her köşesinde Yahudilere yüklenen görevi devralmış bulunuyorlar: Ortak nefret objesi olmak!

Batının yeni Yahudileri artık bizleriz.

Oralara gidip hepsinin işini elinden aldık. Köylerine, kasabalarına yerleşip, Hristiyan değerlerini tehlikeye düşürüyoruz. Hayal gücünüze uygun olarak bunları çoğaltabilirsiniz.” t24 haber sitesi yazarı Mehmet Yılmaz’ın yazısının tamamını buradaki linkten okuyabilirsiniz.

Bağdadi’nin ölümünde Türkiye’nin rolü ve sonrası

“IŞİD’in kurucu lideri Ebu Bekir el-Bağdadi’nin 26 Ekim’de ABD komandolarının baskınına uğradığı sırada intihar ettiği 27 Ekim’de ABD Başkanı Donald Trump tarafından duyuruldu. Böylece modern zamanların en acımasız terör örgütünün bütün eylemlerinden sorumlu kurucu lideri ortadan kaldırılmış oldu. Operasyona, IŞİD’in 2013’te kaçırdığı, iddialara göre Bağdadi’nin bizzat tecavüz ve işkence ettiği ve 2015’te Rakka’ya bir hava saldırısında öldürülen ABD’li yardım görevlisi Kayla Mueller’in adı verilmiş.
IŞİD’in alan hâkimiyetinin bir süredir elinden alındığı göz önüne alınırsa, liderinin yokluğunda örgütün canlandırmasının artık zor olduğu anlaşılıyor. Kökeninde ABD’nin Irak işgali, ama özel olarak Suriye iç savaşının bir ürünü olan IŞİD’in kurucu liderinin ortadan kalkması, sadece uluslararası terörle mücadelede değil, aynı zamanda Suriye iç savaşı ve Orta Doğu siyasetinde de bir sayfanın kapanması anlamına geliyor.

Amerikan operasyonunun zamanlaması, Türkiye’nin 16 Ekim’de ABD, 22 Ekim’de Rusya ile sınır güvenliği anlaşmalarına varmasından sonra ve 30 Ekim’de Cenevre’de başlayacak yeni Suriye anayasası görüşmelerinden önce yapılması bakımından önem taşıyor. Bu tip operasyonlar, bu tür takvimlere göre değil, eyleme geçirilebilir istihbarat alındığı anda yapılır; ama Cenevre’deki görüşmeler öncesi yapılmış olması, siyasi sürece yardımcı olacak gibi görünüyor.

Teşekkürlerin perde arkasında ne var?

Trump 47 dakika süren basın toplantısının daha başlarında bu operasyonda tamamen Amerikan güçlerinin kullanıldığını ancak yardım da alındığını açıkladı; Rusya, Türkiye, Suriye, Irak devletleri ile “Suriye Kürtlerine” teşekkür etti.
Burada bir ayrıntı var. ABD’nin 31 Ağustos 2019’da İdlib bölgesine yaptığı hava akınlarını Rusya ve Türkiye’ye haber vermemesi soruna yol açmıştı. Askeri uzmanlar, ABD’nin muhtemelen o zaman da bir istihbarat almış ama Bağdadi’yi elden kaçırmış olabileceğini iddia ediyorlar. Rusya, Türkiye ve Suriye’ye bu defa haber verildiği, ayrıca Türkiye’yle işbirliğine gidildiği anlaşılıyor.” Murat Yetkin’in yazısının tamamını buradaki linkten okuyabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!