HAFTANIN ÖNE ÇIKAN HABERLERİ - Halimiz
BAŞKALDIRMANIN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ
6 Haziran 2019

Karar verseler artık! Var mı yok mu?

“… Yıldırım‘ın Kürt oyları yeniden kazanmak için verdiği bu mesaj, aslında açılım sürecinde bizzat Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan‘dan duyduğumuz cümlelerle aynıydı. Ancak, kısa bir arşiv taraması ile göreceksiniz ki 31 Mart seçimleri öncesinde durum değişmiş, HDP Eş Başkanı Sezai Temelli‘ye çok sert tepki gösteren Erdoğan şöyle demişti:
“Kardeşlerim Türkiye’de Kürdistan diye bir bölge var mı? Buyrun, ne diyor? Kürdistan’da biz kazanacağız. Sen lütfen Türkiye’yi terket, Irak’ta Kürdistan bölgesi var oraya git.”
Cumhur İttifakı’nın diğer ortağı Devlet Bahçeli de geçmişte de sık sık kullandığı “Kürdistan diye bir yer asla olmayacaktır” cümlesini de 31 Mart seçimleri öncesinde de defalarca kurmuştu.
Birileri çıkıp “Yıldırım’ın sözünü ettiği 1. Büyük Millet Meclisi’ndeki Kürdistan mebusları şimdiki Türkiye sınırlarından değildi” diyebilir.
Ancak 1920’de kurulan ilk meclisteki Kürt mebusların hangi şehirlerden geldiğine bakarsanız, Yıldırım‘ın işaret ettiği mebusların çok da uzaktan gelmediğini göreceksiniz.
Peki Yıldırım‘ın cümlesi doğruysa, Erdoğan‘ın 31 Mart 2019 öncesinde ve Bahçeli‘nin kararlılıkla her daim kurduğu cümleyi nereye koyacağız?” Sözcü gazetesi yazarlarından Deniz Zeyrek’in yazısını buradaki linkten okuyabilirsiniz.

 

 BURAK YILMAZ’IN SÖYLEDİKLERİ ABARTILDI DA NE OLDU
 12 Haziran 2019, Çarşamba

“İzlanda maçı bittiğine göre daha sakin konuşabiliriz. Neydi o hava öyle? “Türkiye A Milli Futbol Takımı, Reykjavik havalimanında üç saat bekletildi; bir İzlandalı Emre Belözoğlu’na tuvalet fırçası tuttu” diye ulusça ayağa kalkıldı; İzlandaya notalar verildi; Cumhurbaşkanı Erdoğan bile devreye girdi. Neredeyse savaş ilan edilecekti!

İyi de anlamadan dinlemeden, doğru mu yanlış mı diye bakmadan çabucak celallenilmedi mi?  O genç, neden fırça tuttu, futbolcular neden ve kaç saat bekletildiler orada? Bu bilgileri futbol medyasından ayrıntılı olarak okuyabilmeliydik. Ama bunu göremedik medyada. Önce sosyal medya ayaklandırdı insanları, sonra da medya geldi ardından. Meseleyi Osmanlı dönemine götürüp, “350 yıl önce İzlanda’da türk öldürmek serbestti” haberi yapanlar bile oldu.

Burak Yılmaz’ın söyledikleri doğru değil

Şimdi geriye dönüp olanları gözden geçirelim. 9 Haziran gecesi olayı ilk duyuran Milli Takım’ın kaptanı Burak Yılmaz. Sosyal medyadan yayın yapıyor; “6.5 saat uçtuk, 3 saattir havaalanında bekletiliyoruz” diyor. Çıkışta gazetecilere de tekrarlıyor aynı sözleri…

Futbol medyası bu sözleri aynen yansıtıyor, bazı gazete ve internet siteleri bu süreyi “üç saat” bazıları “yaklaşık iki saat” olarak veriyor.

Oysa uçağın inişiyle olup bitenler arasında bu kadar süre geçmemiş. “Sosyal medya habercisi” Metin Cihan’ın saptadığına göre, uçuş süresi 5.5 saat ve havalimanınna inişi Türkiye saati ile saat 22.41’de. Ben de bu bilgiyi flightradar24.com sitesinden kontrol ettim. Orada da uçuş süresi 5 saat 35 dakika, uçağın inişi 19.37 (TSİ 22.37) olarak görünüyor.

Zaten Burak Yılmaz’ın yayına geçtiği saat 23.44. Twitter’da @Nkaragudek adlı bir hesap, “Burak yılmaz yayın yaptı. İzlanda almamış 3 saattir bilginiz var mı” diye sorduğunda da saat 23.33. TRT’nin web sayfasına haberin giriş saati de gece 00.18.

Kısacası, Burak Yılmaz’ın söyledikleri gerçeği yansıtmıyor. Konya’dan Reykjavik’e uçuş 6.5 saat değil 5.5 saat sürmüş; uçağın inişiyle pasaport kontrolünden geçiş arasındaki süre de 3 saat değil 1 saat…” Medya Ombudsman’ı Faruk Bildirici’nin yazısının devamını buradaki linkten okuyabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!