HAFTANIN ÖNE ÇIKAN HABERLERİ - Halimiz
İLİŞKİLER
14 Mart 2019
HER ŞEYİN ÖZÜ
14 Mart 2019

Kılıçdaroğlu; “Türkiye’de kaos çıkmasını isteyenler var”

“CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, önceki gün, şehit cenazesinde, kirli ellerin organize ettiği linç girişiminden kurtuldu. Kendisine, dün CHP Genel merkezine giderek YENİÇAĞ ailesinin geçmiş olsun dileklerini ilettik. Yoğun ziyaretçi trafiği arasında kısa bir süre sohbet imkanı da bulduk. Kemal Kılıçdaroğlu, olayın tüm sıcaklığına rağmen sakin ve yatıştırıcı üslubunu koruyor. Sert söylemlerden kaçınıyor. Ancak, bahis İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’dan açılınca, her ne olursa olsun sakinliği ile tanıdığımız Kılıçdaroğlu’nun  kızgınlığı ve öfkesi gözlerinden fışkırıyor…

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara’nın Çubuk ilçesinde şehit cenazesinde  düzenlenen saldırıyı, “terör saldırısı” olarak değerlendirdi, “Türkiye’nin normalleşmesini istemeyen siyasetçiler ve başka unsurlar var. Türkiye de kaos çıkmasını isteyen çok çevre var” dedi. Kılıçdaroğlu’nun sorularımıza verdiği yanıtlar şöyle;

Hulusi Akar’ın  olay yerindeki konuşmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Duymadım daha sonra haberim oldu. Hulusi bey, o atmosferin etkisi ile mi yaptı yoksa başka gerekçe mi vardı bilmiyorum. Orada çok farklı düşünmek istemiyorum. Kalabalık var dağılması lazım, öyle bir açıklamayla onların dağılmasını isteyebilir. O atmosferin getirdiği bir konuşma olarak  yorumluyorum.

— Devlet Bahçeli’nin açıklaması

Şehit cenazelerine en çok katılan genel başkan benim. Bir şehidimiz var. Şehidimizin cenazesine katılmak, aileye taziye dilemek, sabır dilemek, baş sağlığı dilemek hepimizin ortak görevi. Ben böyle bakıyorum. Aile ile gitmeden önce temas kuruldu. Daha sonra gittim. Gittiğimde farklı bir tablo vardı, tabloyu gördük. Birden fazla yerde görevlendirilmiş insanlar vardı. Normalde önlemlerin alınması gerekiyordu, o önlemlerin bir şekilde alınmadığını gördük.

Cumhurbaşkanı ya da İçişleri Bakanı aradı mı?

Hayır… Sayın Davutoğlu’ndan Sezer’e kadar Abdullah Gül bir mesajla üzüntülerini dile getirdi. Erdoğan’ın özel kalemi bizim özel kalemi arayarak gelişmeler hakkında bilgi almak istemişler. Özel kalem nasıl bilgi verecek zaten. Bilgi alınacaksa İçişleri Bakanlığı’ndan alınır, Bakanlardan alınır. Bilemiyorum. Özel bir şey de beklemiyorum.” Yeniçağ gazetesi köşe yazarı Ahmet Takan’ın yazısının devamını bu linkten okuyabilirsiniz.

 

Gazeteci Daloğlu: Trump ve Erdoğan’ın dostluğu sahaya yansımıyor

“Gazeteci Tülin Daloğlu, Seyr-i Sabah programında Türkiye’nin dış ilişkilerini, özellikle ABD ile yaşanan yeni gelişmeleri anlattı. Daloğlu, Trump ve Erdoğan arasında şahsi gelişen diyalog ve dostluğun sahaya yansımadığını dile getirdi.

Türkiye’nin yoğun seçim gündemi içinde dış ilişkiler gölgede kaldı. ABD ile son zamanlarda yaşanan gelişmeler, S-400 krizi, F-35 uçaklarının teslimi gibi uzun zamandır süren sorunların üstüne bir de senatodan geçirilmeye çalışılan Ermeni soykırımı tasarısı ve İran’a yapılacak her tür ticaretin yasaklanmasıyla gerilim en üst noktaya çıktı. Gazeteci Tülin Daloğlu, Seyr-i Sabah programında yaşanan krizleri değerlendirirken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ABD Başkanı Donald Trump arasındaki pozitif şahsi diyaloğun bu tartışmalara yansımadığını dile getirdi:

‘ABD, İRAN’A YAPTIRIM KONUSUNDA OLDUKÇA KATI’

“Hiçbir şey eskiden bizim bildiğimiz gibi ilerlemiyor. ABD Başkanı da eskisi gibi değil. Tamamen değişen bir düzen içindeyiz. Bu düzlem içinde gördüğüm kadarıyla ABD Başkanı Trump ve Erdoğan arasında şahsi gelişen diyalog ikili ilişkilerde etmen gözüküyor. Ancak işleyişin detaylarına bakınca bu dostluk pek yansımıyor. Bugün hem Temsilciler Meclisi hem Senato’da 1915 olaylarını gündeme alacak iki komite var. Türkiye’nin Rusya’dan almak istediği S-400 savunma sistemi var. ABD ısrarla bunu alırsanız F-35’i vermeyiz diyor. İran ile ilgili yaptırımlar meselesi var. Trump geçtiğimiz Mayıs ayında tek taraflı olarak İran’ın nükleer anlaşmasından tek taraflı geri çekildiğini açıkladı. Türkiye yaptırımlardan etkilenmeyecekti, doğrudan imtiyazlı ülkeler listesine alınmıştı. Ancak şimdi görüyoruz ki ABD kimseye bir imtiyaz sağlamak istemiyor. Tamamen İran’a yaptırım konusunda katı bir politikaya geçiş yapıyor.” RS FM’de Zafer Arapkirli’nin Seyrü Sabah programında yer alan söyleşinin devamını ve kaydını bu linkten okuyabilir/dinleyebilirsiniz.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!