HAFIZA NEYDİ? - Halimiz
OKUYUN, ARKANIZDAYIZ…
4 Ekim 2018
KİBARLIK BUDALASI
4 Ekim 2018

 

Geçen hafta bir arkadaşımla kahve içerken bana anlattığı konu bu haftaki yazıma ilham verdi.

Arkadaşımın başından şöyle bir olay geçiyor. Pazar günü annesinin küçük bir kaza geçirdiğini öğreniyor. Telefonda konuşuyorlar, detayları öğreniyor, doktoruyla konuşuyor ve büyük birşey olmadığını öğrenince içi rahatlıyor. Annesine tedavi olarak bir hafta istirahat veriliyor. Olay buraya kadar normal.

Sonra arkadaşım günler sonra çarşamba günü işyerindeyken birden bire annesinin kaza geçirdigini hatırlıyor. Birden şoka giriyor. O güne kadar bu olayı hafizasından tamamen silmiş.

Geçirdiği şok, “ben nasıl annemin yaşadığı şeyi unuturum, kafam bu kadar dolu mu, bu kadar aptal mıyım, n’apıcam şimdi, anneme nasıl da ayıp ettim, nasıl anlatacağım” sorularıyla daha da büyüyor.

Sonuç olarak annesini arayıp durumu anlatıyor, annesi de anlayışla karşılıyor, çok yoğun çalıştığını, biraz dinlenmesi gerektiğini söylüyor hatta.

Şimdi burada durum biraz benim uzmanlık alanımın dışına çıkıyor. Yaptığım araştırmada;

Hafıza genel kabul gören teorilere göre üç ayrı sistemin birlikte çalışması olarak değerlendirilmektedir. Yani biz birbirini tamamlayan üç ayrı hafıza aşamasına sahibiz. Bunlar;

Çok Kısa Süreli Hafıza        20-30 saniye kalıcılık

Kısa Süreli Hafıza                20 dakika-1gün kalıcılık

Uzun Süreli Hafıza               beyin -nöron yaşadığı sürece

Bizler beş duyumuz yardımıyla mesajları dış dünyadan alırız. Bu mesajlar çok karmaşık sinir ağlarıyla değerlendirilmek üzere beyine iletilir.Tüm bu mesajlar elektiriksel olarak önce çok kısa süreli hafızamızda toplanır.Bu alanda henüz elektirik yapıda olan bilgi 20 saniye kadar bekleyebilir.Bu süre sonunda bu alan boşaltılır ve yerine yeni mesajlar gelir. Farkında olmadığımız diğer mesajlar çok kısa süreli hafızada sönüp giderler ve hatırlanmaları mümkün değildir.

Bilinç düzlemine gelen bilgi kısa süreli hafızaya geçmeye aday bilgidir. Kısa süreli hafızadaki bilgi 20 dakika ile bir gün arasında bir ömre sahiptir. Bu sürede bilgi sönükleşir ya da uzun süreli hafızaya geçer. Bu süreçte beyin enerjiye ihtiyaç duyar.

Beynimizi besleyen yiyecekler dolayısıyla hafızaya da destek olur. Mesela;

Avakado, pancar, yaban mersini, kemik suyu, brokoli, kereviz, hindistan cevizi yağı, bitter çikolata, yumurta sarısı, zeytinyağ, yeşil yapraklı sebzeler, biberiye, somon, zerdeçal ve ceviz.

Yani beynimizin vitamin, mineral ve antioksidan kapasitesi yüksek yiyeceklere ihtiyacı var. Bunun yanında stresten uzak durmak da beynimizin fonksiyonlarını olumlu yönde etkiliyor. Nasıl? Spor yaparak, meditasyon yaparak, gevşeme teknikleri uygulayarak azaltmak mümkün.

Unutmayın sağlığınızın sorumluluğu sizin elinizde…

Herkese mutlu günler dilerim.

 

 

 

 

 

 

mm

Ayşegül Günsur

Hayatının her döneminde yemek ile ilgili bir iş yapmış, mutfağından pazarlamasına her dalını deneyimlemiş, ancak beslenme danışmanlığı yaparken en büyük tatmin duygusunu yaşayan, doğal yollarla tedaviye inanan, ruh-beden-zihin bütünlüğüne inanan, öğrenme sevdalısı, profesyonel öğrenci, cross-fit, meditasyon, seyahat, sinema ve kitap tutkunu biriyim... yemek yemeyi sevdiğimi vurgulamaya gerek olmasa sanırım :)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!