güven ve güvenilirlik üzerine … - Halimiz
güven ve güvenilirlik üzerine … 2
İktidar gücü üzerine
3 Kasım 2016
güven ve güvenilirlik üzerine … 3
what have you done balbay!
10 Kasım 2016
güven ve güvenilirlik üzerine … 4

bu hafta, güven duygusu üzerine yazmak istedim. zira, siyasi arenadan bireysel ağlarımızın uzandığı her alanda, ilişkilerin sürdürülebilirliği, güven ve güvenilirlik hissine bağlı. adeta, özgür bir toplum ve demokratik bir düzenin çimentosuymuş gibi … güven olmadan … hangi tür ilişki ağında olursak olalım, karşımızdakinin sözüne, davranışlarına, kararlarına, kendi rızamızla inanma olasılığımız olmaz. bir ilişki türünün, ilk adımı için bile minimum seviyede de olsa güven tesis etmek şarttır. güvenilirliği kazanmak ise zaman gerektirir. ortada fol yok yumurta yok … bir ülkeyle müzakere masasına oturdunuz; bir firmayla iş bağlamaya gittiniz; veya bir sevgili adayı ile flörte baş koydunuz, karşınızdakinin sizle nasıl bir etkileşim içinde olmak istediğini anlamadan – konumuna, gücüne, maddi gücüne bakarak – güveninizi hemencecik teslim ediyorsanız, bu sağlıksız bir yaklaşımdır. güveni, nasıl tesis ederiz? güvenilir, nasıl oluruz? karşımızdakinin güvenilirliğini, nasıl anlarız? bu konuda  yazılan bir çok makale şu üç temel karakteristik yapıya dikkat çekiyor: inanılırlık, sorumluluk ve incelik. hepsi de son derece göreceli kavramlar; kişiden kişiye farklı algılanabilecek yapılara sahipler. ancak, ne zaman ki yaşanmış bir olay üzerinden bunları değerlendirmeye başlarız … o zaman göreceli hal, somut-net bir olguya dönüşür. inanılırlık ile başlayalım. “aksiyon, sözden daha güçlüdür,” deyişi, bugün de halen geçerliliğini korumaktadır. insanlar, genelde, gördüklerine, duyduklarından daha fazla inanırlar. insanları sadece gözlemleyerek, çevrelerindekilerine davranışlarını takip ederek, haklarında pek çok şey öğrenebiliriz. ve en nihayetinde dediğini yapan insanları tesbit ettiğimizde … aksiyon ile sözünü aynı doğrultuda kullananları bulduğumuzda, gerçekten güvenebiliriz. aynı zamanda, ifadesi açık, gizlisi-saklısı olmayan, direkt insanlara da güvenebiliriz … sözlerinin ve yaptıklarının sorumluluğunu alan insanlara güveniriz. güvenilir insan, hatasını teslim edendir. karşısında suçlu arama yarışına girmez ve hatalarının sorumluluğunu almaktan da kaçınmaz. özetle, güvenilir bireyler, kendilerinin bilincinde ve kontrolünü yapabilen bireylerdir. kendi hisleri ile temasta olmanın ötesinde, tepkisel davranışlara karşı koyabilen ve duyguları tarafından yönetilmeyen insanlardır … kimileri için incelik ise bahsi dahi edilmemesi gerekli bir mevzudur. ama, işte, güvenilirlik de o ince çizgilerle … incelikleri bilmekle oluşur … kimileri için incelik, insanı sınırlayan; özgür ifadeyi, serbest hareket edebilme kabiliyetini donduran bir olgudur. ama incelik – aslında – iyi davranış sergilemenin veya siyaseten doğru olmanın ötesinde bir durumdur. incelik, insanın, karşısındakine – konumu, pozisyonu, maddi durumu her ne olursa olsun – düşünceli, saygılı ve onurlu şekilde yaklaşmasıdır. böylesi bir inceliği gösterebilen biri ile farklı fikirlerde dahi olsanız kendinizi özgürce ifade edebilir ve bir orta yol bulmak için çaba sarf edebilirsiniz. çünkü, güvenirsiniz … farklılıklarınıza rağmen! amerika’nın eski başkanlarından ronald reagen’ın, “güven, ama teyit et!” sözü boşuna meşhur olmadı. gerçi, eğer ki teyit etme ihtiyacın var; kalbinde çürük elmalar cirit atıyor, ne diye güvenden konuşuyorsun diyenler de olabilir … lakin, insanoğlu, karşısındakine gerçekten güvenmek isterse, güvendiğini sanıyorsa, mutlaka arada teyit de etmelidir. hiç bir ilişki güven eksikliğini kaldıramaz ama teyit edilen güvenin de ilişkileri sağlamlaştırdığını kimse inkar edemez … bugün, dünyanın her yerinde … amerika’dan tutun da kendi memleketimizin gidişatına kadar … tüm siyasi yorumlarda, toplumsal değerlendirmelerde, insanların birbirine ne kadar az güven duyduğu serzenişi hakim. madem öyle … haydi, hayal edelim! bırakın şikayetçi olmayı. düşünün bir, siz – eleştirdiklerinizin – güvenini kazanmak için ne yaptınız? güvenmek için yeterince güvenilir biri oldunuz mu? sizce, birbirine güven duyan insanların yaşadığı bir toplum nasıl olur? bugün, o toplumdan farkınızı kapatmak için – siz – ne gibi bir adım atabilirsiniz? unutmayın, yolculuğun kendi, sondan daha önemlidir. yeter ki siz, hayal ettiğiniz sonuca dair doğru adımları atmış olun. bir bir … sonra, bir bakmışsınız, görmek istediğiniz gibi siyasetçiler, iş verenler, iş arkadaşları, komşular vesaire etrafınızı sarmış. hayal edin … eylemlerinizin, hayallerinize giden yol için doğru adım olduğundan emin olun. hepsi, bu!

mm

Tülin Daloğlu

Publisher / Yayıncı - tulin.daloglu@halimiz.com Bu sitenin yayıncısı ve baş editörüyüm. Gazetecilik mesleğimde yirmi yılı geride bıraktım. Başta Türk medyası olmak üzere, Amerika, İngiltere ve İsrail medyalarında yazılarım yayınlandı. Ankara, Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden mezunum. Üzerine aynı bölümde master çalışmam var … Ve Washington, D.C., Amerikan Üniversitesi'nde medya hukuku üzerine ikinci lisans üstü çalışmamı tamamladım. Şimdi, bu yeni mecrada huzurlarınıza çıkıyorum … yazarak, konuşarak, bilgi odaklı yürüyerek var olmaya kıymet verenlerdenim…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!