GÖRKEMLİ KAYBEDENLER - Halimiz
YENİLGİ YENİLGİ BÜYÜYEN BİR ZAFER VARDIR
27 Haziran 2019

Leonard Cohen’in ünlü kitabı Beautiful Losers, her ne sebeple dilimize görkemli kaybedenler olarak kazandırılmış olursa olsun, kitabın özündeki güzel kaybetme duygusu okura geçirilebilmiştir.

Leonard Cohen, Kanadalı, varlıklı bir ailenin çocuğudur ve ilk gençliğinde müzik değil şiir ve edebiyatla uğraşmaktadır. Lorca ve Amerikan Beat yazarları onu çok etkilemiştir. Sol görüşlü yazarın, Görkemli Kaybedenler kitabı ticari bir başarı sağlamış ve kült romanlar ve dolayısıyla her zaman satan kitaplar arasında yerini almıştır. Daha sonra uzun yıllar New York’ta yaşayan Leonard Cohen, neredeyse ölene kadar konser vermeye devam ediyor. Kitap, aslında famous blue raincoat (meşhur mavi yağmurluk) şarkısının esin kaynağı ve bir aşk üçgeni üzerinden mistik, politik, deneysel, duyusal bir anlatıdır.

Bu kitap, Türkiye’de bir çok kez yeniden basılmış ancak her seferinde ismi “Görkemli Kaybedenler” olarak kalmıştır. Bu kült isim bize kaybetmenin görkemli bir yönünü işaret ediyor Bazı yenilgilerde kazanırsınız veya bazı zaferler aslında büyük yenilgidir. Kazanma-kaybetme ilişkisi girift ve karmaşıktır. Örneğin politikada fazla oyu alan her zaman kazanmış olmaz, daha stratejik yerlerde oy alan kazanmış sayılabilir. Dolayısı ile yinelenen seçim ile genel seçimi kıyasladığımızda seçimin kazananından ziyade kaybedeni çok nettir: Tüm stratejik noktalarını rakibine kaptıran iktidar partisi.

Peki iktidar görkemli mi kaybetmiştir? Kaybetmenin bir yol yordamı var mıdır? Oyunu kuran her zaman kazanır mı?

Kazanma ve kaybetme kavramlarını ne üzerinden okuduğumuza bağlı.

Görkemli bir kaybeden, her şeyden önce elinden gelenin en iyisini yapmıştır. Bazen hiç bir şey yapmamak, elden gelen en iyi şey olabilir.

Görkemli bir kaybeden, sistemde kirlenerek başarmaktansa sistemden çıkıp temiz kalmayı tercih edebilir.

Görkemli Kaybedenler kitabındaki en çarpıcı alıntı “değiştim aynıyım değiştim aynıyım…” sayıklamasıdır.

Küçük çocuklara oyunla kazanma ve kaybetme öğretilir. Çocuğun mücadelelerinde kaybeden taraf olmayı yaşaması çok önemlidir. Yenilgileriyle dürüstçe yüzleşmeyi ve bir yenilgi yaşadığında moralini bozmamayı öğrenmelidir. Bu şekilde başkalarına öfkelenmemeyi öğrenecek ve onların gösterdiği çabayı ve kazandıkları zaferi kabullenebilecektir.

Kaybetmeyi öğrenmek çocuğun başarısızlığı bir anda üzerine kapanan bir kapı olarak görmemesini sağlar. Aksine bunu kendini yetiştirmek, olgunlaşmak ve hayatında hala ilerleme kaydetmesi gereken alanlarda kendini geliştirmek için bir fırsat olarak görür. Hayal kırıklığına daha kolay tolerans gösterebilir. Rakiplerinin ya da düşmanlarının onu aşağı çekmesine izin vermek yerine yenilgilerini kendi lehine kullanarak bu durumdan nasıl daha güçlü çıkabileceğini öğrenir.

Oyunda her zaman kazanmak mümkün olmadığı gibi hayatta da bu mümkün değildir. Önemli olan neden kaybedildiğini, nerede hata yapıldığını iyice analiz edip, kaybetme durumundan bir ders çıkartmaktır. Yetişkin olmak bunu gerektirir.

Kazanmak için her yol mubah değildir. Bir koltuk kazanmak için insanların gelecekleriyle, haysiyetleriyle, umutlarıyla oynanmaz. İftira atılmaz. Yalan söylenmez.

Bu seçim gösterdi ki temiz siyaset özlemimiz var. Güzelce kaybetmeyi bilen, durumdan öğrenme yaratarak kaybı kazanca çevirebilecek, akılcı, yetişkin, kendiyle barışık siyasetçilere ihtiyacımız var. Kaybedince rakibinin gözlerinin içine bakarak, rakibini içtenlikle tebrik edecek, beyefendi siyasetçilere ihtiyacımız var.

İşgal ettiği makam ile övünmeyecek, bizden aldığı yetkiyi bize hizmet etmek için kullanacak, ülkeyi bölüp parçalara ayırıp satma iştahında olmayan, vatansever siyasetçilere ihtiyacımız var. Saflar sıklaştığında, tek bir vücut olduğumuzda ne kadar güçlü olduğumuzu her gün hatırlamaya ihtiyacımız var.

Her durumda dürüst ve tutarlı olmalı bizi temsil edenler. Zamanı geldiğinde koltuklarını bırakıp gidebilmeli, yenilere yol açabilmeli.

Siyasette kaybedenler güzel kaybetmeli, çirkinleşmeden, saldırganlaşmadan, tehdit etmeden, bel altı vurmadan…

Her şeyin çok güzel olacağına dair kocaman bir umutla uyandım bu sabaha, ülkenin hak ettiği dürüst, ilkeli, şeffaf, güzel siyasetin başladığı gün olsun bugün. Ülkemizin her bir vatandaşı için her şey çok güzel olsun.

mm

Ayse Musal Çıpa

Ankara’da doğdum ve büyüdüm. TED Ankara Koleji mezunuyum, Bilkent’te Turizm ve Otel İşletmeciliği okudum. Bir kaç sene mesleğimi yaptıktan sonra İstanbul’a taşındım ve reklam sektörüne geçtim. 17 sene aralıksız profesyonel hayatıma devam ettikten sonra 2011'de bir şirkete ortak oldum, evlendim ve 2012’de doğum yaptım. 2015’den beri Sivil Toplum Kuruluşları ile çalışmaktayım. Başka Bir Okul Mümkün Derneği’ni ve Yenidenbiz’i destekliyorum. İstanbul Gençlik ve Çocuk Sanat Bienali’nde gönüllü çalışıyorum. Kolektif işlere inanıyorum. Only One Team ile bir kolektif kitap yazıp, bir enstalasyon sergisi açtık, çevirim içi radyo kurduk ve çevirim içi şiir gecesi yaptık. Farkındalık, Reiki, Transandantal Meditasyon, Şiddetsiz iletişime giriş, yoga, P4C vb. bir çok kişisel ve mesleki eğitime katıldım. Farkındalık üzerine atölyeler düzenliyorum. Çocuklar için felsefe kolaylaştırıcılığı yapıyorum, yetişkinler için felsefe çemberleri düzenliyorum. Yazıyorum ve konuşuyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!