FELSEFE NE İŞE YARAR? - Halimiz
KRİZ NASIL AŞILIR?
21 Şubat 2019
HAFTANIN ÖNE ÇIKAN HABERLERİ
28 Şubat 2019

Fotoğrafa baktığınızda pembe içindeki mor şekli yamuk bir yuvarlak olarak görmeniz optik illüzyondur, o mor şekil aslında bir dairedir.

İnsanlara ve hayata tek bir fikir penceresinden bakmak da algı illüzyonudur yani kendi hayat görüşünüz doğrultusunda o insanla ilgili veya hayatla ilgili bir illüzyon yaşarsınız.

Felsefe hepimizdeki bu illüzyonu anlamamız için elzemdir.

Yöneticiler, öğretmenler, anne-babalar, esnaf yani hemen herkes felsefe karın doyurmaz der. Peki ne işe yarar şu felsefe denen şey?

Sırf bu cümle üzerine bile saatlerce konuşup, tartışabiliriz; Felsefenin amacı nedir? Felsefe nedir? Kim için ne kadar gereklidir? Toplumun tamamının felsefe bilmesinin kime ne faydası olur? Felsefesi olmayan bir iş fikri var mıdır? Sürdürülebilirlik ile felsefenin alakası nedir? İş etiğinde felsefe nasıl kullanılabilir? Bir ara buluculuk yöntemi olarak Çocuklar için Felsefe kullanılabilir mi? Anne ve babalar felsefi sorulara ne yanıtlar veriyor? Çocuklar felsefi sorular karşısında net bir cevap mı istiyor?

Felsefe şu an bulunduğu ulaşılmaz, akademik fildişi kuleden inip halka karışmak zorunda. Her insan yaşadığı hayatı, yaptığı işi, içinde bulunduğu toplumu, yönetim biçimini, ilişkilerini sorgulamak sorumluluğunda. Sokrates’in dediği gibi, Sorgulanmayan bir hayat yaşamaya değer mi?

Gündelik hayatta felsefe her an kullandığımız bir şeydir. Farkında olarak veya olmayarak edindiğimiz fikirlerin temelinde felsefi bir düşünce vardır.

Felsefi düşünme, insan varoluşunun kaçınılmaz parçasıdır. Hemen hemen herkes, zaman zaman şu tür felsefi sorular karşısında bocalamıştır: “Hayatın anlamı ne?”, “Doğmadan önce var mıydım?”, “Ölümden sonra hayat var mı?”. Herkesin kendi hayat görüşüne göre bir kişisel felsefesi vardır. Hatta felsefi sorular sormayı zaman kaybı olarak görenlerin bile neyin önemli, kayda değer ve kıymetli olduğu ile ilgili bir felsefi görüşü vardır. Tüm felsefi görüşleri reddetmenin kendisi de bir felsefedir.

Su sağlık için ne kadar önemliyse, felsefe de hayat için o kadar önemlidir. İnsanlar felsefe öğrenerek inançlarını netleştirebilirler. Eskiden yaşamış filozofların fikirlerini inceleyerek, neden bu şekilde düşünmüş olduklarını, bu düşüncelere nasıl ulaştıklatını ve kendi hayatlarında hangi düşüncelere değer verdiklerini görebilirler. Çok iyi yazarlar, felsefe okumaktan keyif alan kişiler arasından çıkar.

Felsefenin günlük hayatımıza olağanüstü etkisi vardır. Hatta konuşmakta olduğumuz dilin temelinde bile felsefeden alınmış sınıflandırma sistemi vardır.

Isimler ve fiiller için ayrı kelimeler kullanmamızın sebebi nesneler ve eylemlerin arasında fark olduğu felsefi görüşünü temel alır. Nesneler ile eylemler arasındaki fark nedir diye sorduğumuzda, felsefi bir soruşturma başlatmış oluruz.

Toplumdaki her bir kurumun oluşmasının ardında bir felsefi fikir vardır. Yasa, hükümet, din, aile, evlilik, sanayi, iş dünyası veya eğitim. Bu felsefelerdeki değişimleri özellikle hükümetlerde çok çarpıcı görebiliriz.

İnsanların yaşadıkları hayatlar ve seçimleri farkında olarak ya da olmayarak kabul ettikleri felsefelerin sonucudur.

Felsefe ile ilgilenen insan filozof olacaktır diye bir şart yoktur ama hayatını daha anlamlı, bütünsel ve farkında yaşamasına yardımcı olacaktır bu ilgi. Diğer yandan felsefeyi vakit kaybı, sıkıcı veya gereksiz görenler de başka bir felsefenin etkisi altında olduğunun dahi farkında olmayacaktır.

Felsefe günlük hayatta bize eleştirel düşünme, akıl yürütme becerileri sağlar. Bunlar sayesinde başka insanların bakış açılarını duyabilir, anlayabiliriz. Felsefe bize mutlak doğruyu vaat etmez. Onun için mutlak doğru veya gerçek peşinde koşanların ruhani ekollerin veya dinlerin peşinde koşmalarını öneririm.

Felsefe problem çözme konusunda da bizi ileri taşır. Sizi bilmem ama benim bir çok kez özellikle hizmet/ satış sonrası hizmet sektöründe şu başıma geliyor: Eğer jenerik bir şikayetim yoksa, durumu çözemiyorlar. Tek bir çözüm öneriyorlar, müşterinin zararına olan bu çözümü kabul etmezseniz o zaman çözümsüz kalıyor. Siz, iki tarafın da yararına bir çözüm iletirseniz bunu da kabul etmiyorlar. Akıl yürütme konusunda ciddi bir sorun yaşadıklarını düşünüyorum. Bu tabii bireysel olarak çalışanların değil, bu firmaların vizyon sorunu. Standart manipülatif satış eğitimlerinin yanı sıra problem çözme ve akıl yürütme becerilerini geliştirecek P4C (Topluluklar için felsefe ) gibi eğitimler almış olsalar, çözüm odaklı tıkır tıkır işleyen hizmet sektörü olacak…

Bana şirketler Felsefe konusuna nasıl bakıyor dediklerinde ne kadar ihtiyaçları olduklarının farkında bile değiller diyorum. İnsan Kaynakları Yöneticileri ile sohbet ederken Topluluk için Felsefe yönteminden bahsedince, Şekerim bunu paketleyip hemen sunalım, yalnız süreç eğitimlerine kurumlar sıcak bakmıyor, en iyisi bunu iki günlük sertifika eğitimi şeklinde sunalım diyorlar. Topluluk oluşturma için felsefe şart ve topluluk denilen şey bir günde oluşmaz, bir sürece ihtiyaç vardır. Çalışan bağlılığı da aynı şekilde bir günde oluşmaz. Uyumlu çalışan ortak akıl üretebilen, yaratıcı düşünen ve bunu yaparken toplum ve topluluk yararını gözeten çalışanlar için felsefe çemberleri bulunmaz Hint kumaşı aslında. Hem sistem daha iyiye gitsin, yenilikçi olalım deyip hem de sistemi hiç sorgulamadan sadece yöneticisinin vizyonu kadar çalışabilen çalışanlarla dolu firmaların hayatta kalabilmeleri imkansız. Kuralları ve sistemi sorgulamadan daha iyisini bulamazsınız. Sorgulayan bir beyin için felsefe ilk şarttır.

Felsefe sizin daha iyi bir insan olmanızı sağlar. Yavaş yavaş ve düzenli bir şekilde ön yargılarınız azalır. Felsefenin cevaplar bulmak için değil doğru sorular sormak için olduğunu görürsünüz. Daha açık fikirli olur ve farklı fikirleri anlama konusunda daha istekli olursunuz. Bir fikrin var olması için karşıt fikrin yok olmasına gerek olmadığını anlamak bile başlı başına dönüştürücü bir kazanımdır.

Size de tavsiye ederim. Günlük hayatta felsefe olmazsa her gün bir diğerinin benzeri replikalar gibi olur, hayat denen muhteşem şey, orijinalliğini kaybeder ve solar, renksizleşir. Renginizi bulmak için felsefeye dokunun bir ucundan. Pişman olmazsınız.

 

mm

Ayse Musal Çıpa

Ankara’da doğdum ve büyüdüm. TED Ankara Koleji mezunuyum, Bilkent’te Turizm ve Otel İşletmeciliği okudum. Bir kaç sene mesleğimi yaptıktan sonra İstanbul’a taşındım ve reklam sektörüne geçtim. Şehir ve mesleği aynı anda değiştirmek benim için köklü bir değişimdi. 17 sene aralıksız profesyonel hayatıma devam ettikten sonra 2011 senesinde yine bir radikal değişiklik yapıp işten ayrıldım, bir şirkete ortak oldum, evlendim ve 2012’de doğum yaptım. 2015’den beri STK’larda çalışmaktayım. Başka Bir Okul Mümkün Derneği Temsilciler Meclisindeyim. Yenidenbiz’i destekliyorum. Kolektif işlere inanıyorum. Only one team ile bir kolektif kitap yazıp, bir installation sergisi açtık, Online radyo kurduk ve online şiir gecesi yaptık. Farkındalık, reiki, meditasyon, şiddetsiz iletişim, yoga vb . eğitimlere katıldım. Farkındalık üzerine atölyeler düzenliyorum. Yazıyorum, konuşuyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!