FAZIL SAY VE BEETHOVEN - Halimiz
MÜSLÜM BABA
1 Kasım 2018
STRONGER THAN HATE
1 Kasım 2018

Geçenlerde bir kitapçıda sağa sola bakınırken gözüme ilişmesiyle aldığım Fazıl Say’ın “Akılla Bir Konuşmam Oldu” adlı kitabını ilgiyle ve keyifle okudum. Çok değer verdiğim ve gurur duyduğum Fazıl Say’ın en sevdiğim besteci olan Beethoven hakkındaki düşünceleri beni adeta mest etti.

Kitabın bir yerinde Fazıl Say Beethoven’a bir mektup yazıyor ve diyor ki:

Bak Arkadaş;

8 yaşımdan beri senin eserlerini çalıyorum. Kolay sonatlarını çaldığımda 8 yaşındaydım.

32 sonatının 16’sını çaldım hayatımda. Ve bunun kalanını da tamamlayacağım.

2020’de senin doğum gününe kadar hepsini kaydetmiş olacağım. Ve iddia ediyorum seveceksin.

Ben önümüzdeki üç yıl seninle güleceğim, seninle ağlayacağım.

Nerede ve niye ateistsin, onu bile biliyorum.

Her piyano eserin kafamda orkestra gibi. Hatta “yaylı saz dörtlüsü” gibi işleniyor. Takribi ve hayali viyola partisyonunu bile biliyorum. Filanca sonatın, filanca anında, bir viyolacı o ara partisyonu nasıl çalarsa daha iyi olur, onu bile biliyorum.

Kaçarı yok, bu iş olacak!

Olması lazım. Çünkü, piyano müziğinde en büyük devrimi sen yaptın. Boynumuzun borcudur.

Bu 32 sonat, 12 saatlik müzik manyaklığı da her önüne gelenin harcı değildir. Yardımına ihtiyacım var.

Yoğun bir çalışma başladı.

Prag’da Waldstein Sonatı, Paris’te Appassionata, İstanbul’da Opus 109 ve Les Audieux…

Fırtına orada, Ay ışığı burada, Patetik Sonat orada, Opus 111 bir yerde, Hammerklavier gelecek ay İzmir’de…

Bu üç yıl, böyle devam edecek. Her üç ayda bir kayda gideceğim. Senden 200 sene sonra, aklına bile gelemeyecek bir ülkede doğmuş biriyim.

Taptığım eserlerini kısmen kaydettim. Ama daha iyi yapmam gerektiği kanaatindeyim.

Yolum zorlu, evet… Hesaplaşmam bu!

Neredeysen, bana destek ol.

Ben bu işe baş koydum, iyi olacak. 250. yılını tadında kutlayacağız.

Tamam mı? İyi o halde…”

Ne kadar tatlı sözler. Beethoven’ın büyüklüğünü yalın bir dille ifade eden kısa cümleler.

Fazıl Say’ın Beethoven’ın piyano sonatları hakkındaki düşünceleri büyük Macar piyanist Andreas Schiff’in hissiyatı ile bire bir nasıl da örtüşüyor.

Fazıl Say’ın kitabın değişik bölümlerinde Beethoven’la ilgili bazı sözlerini kısaca tekrarlamadan geçemeyeceğim;

  • Beethoven, dünya üzeri bir insan ömründe yaşanmış en çarpıcı evrimdir. İlk bestesinden 32 yıl sonra ölmüştür. 1827 yılında bestelediği son esere kadar geçen bu zaman, sanki 32 yıl değil, 232 yıl yaşanmış bir macera hissi verir.
  • Huysuz bir adam olan Beethoven, gecenin köründe piyanoyu kırarcasına senfoniler, sonatlar bestelediği için rahatsız olan komşularla yumruklaşan biriymiş. Viyana’da yaşadığı 40 yıl içinde 82 kere taşınmış (kovulmuş).
  • Yaşadığı olayları müziği ile anlatırdı. Günümüzde yaşasa, kim bilir neler anlatırdı müziğinde?
  • Yaşlılığında o dönemin Michael Jackson’u olmuş gibi meşhurdu. Genç müzisyenler (içlerinde Wagner de var) onu bir kere görebilmek için oturduğu sokakta çadırlar kurarlarmış.
  • Dokuzuncu senfoni ve 32 Piyano Sonatı insanlık tarihinin milat taşlarıdır.
  • Ona hiçbir şey yetmiyordu. Beşinci Senfoni’yi bestelemiş birisi neden 6./7./8./9. diye ısrarla devam eder?
  • Ben doğamda Mozart yorumcusuyum. Mozart’ın gizli sihirli kapısı bana açık. Beethoven’e ise emekle ulaşmaya çalıştım hep. Bazen becerebildim, bazen beceremedim. Ama daha dur. Bitmedi ömür. Daha iyi çalışmalar gelecektir.
  • Yazılmış en fütüristik sanat eseri Beethoven’ın Hammerklavier Sonatı’dır. 49 yaşındaydı. Artık tamamen sağırlaşmıştı. Buhranlar, krizler, hastalıklar içindeydi. Ve inadım inat bir tutkuyla, geleceğin müziğini yapmak istiyordu. Dünya üzerinde piyano için yazılmış en zor eserdir Hammerklavier Sonatı.
  • Düşünün… Birisi şu an 2140 yılının müziğini keşfetmiş!! Tabii çalınması için 3 el ya da 14 parmak lazım tartışması sürerken bu müziği, 18 parmak da olsa teknik olarak çalmayı bırakın, düşünmek, anlamak, kafada tınlatmak bile mümkün olamıyor.

Müzisyen değilim. Herhangi bir enstrüman çalmam. Fakat iyi bir klasik müzik dinleyicisiyim. Dinlediğim ve sevdiğim eserleri ise incelerim. Ne şartlar altında bestelendiklerine bakarım. Değişik yorumlarını toplarım ve karşılaştırırım. Kulağım iyidir. Örneğin, bir Beethoven senfonisinin nasıl yorumlanması gerektiği, hangi tempoların daha doğru olacağı, iç dinamiklerin nasıl dengeleneceği gibi konularda iyi kötü bir fikrim vardır.

Fazıl Say gibi çok önemli bir piyanist ve bestecimizin Beethoven hakkında kitabına yansıttığı düşünceleri ve hissiyatı benim Beethoven’a bakış açımdan pek farklı değil. O dünya çapında bir müzisyen ve besteci. Ben ise sadece ciddi sayılabilecek bir dinleyici.

Dolayısıyla Fazıl Say’ın kitabının özellikle Beethoven’ı konu alan sayfalarını okurken keyiflendim ve mutlu oldum.

Yazımı, Fazıl Say’ın başarılarının kısa bir özetini vererek bitireyim.

Fazıl Say, son yıllarda yorumcu kimliğinin yanı sıra besteci kimliği ile de ön plana çıkmıştır. İstanbul Senfonisi, Mezopotamya ve Universe senfonileri, Haremde 1001 Gece keman konçertosu, Hezafen ney konçertosu, Hayyam klarinet konçertosu, İpek Yolu ve Anadolu’nun Sessizliği piyano konçertoları, Overture 1914, Symphonic Dances, Grand Bazaar, China Rhapsody gibi orkestra eserleri bestelemiştir. Ayrıca, Nazım Oratoryası, Metin Altıok Ağıtı, Sait Faik ve Hermias; onun edebiyatı ve müziği bütünleştirerek kurguladığı Türkçe eserleridir. Bu eserler dünyanın her yerinde hem kendisi hem de farklı yorumcular tarafından repertuvara alınmıştır.

Fazıl Say’ın bir yorumcu olarak, Bach’dan Stravinski’ye, Mozart’tan Ravel’e, Beethoven’dan Mussorgski’ye kadar pek çok farklı bestecinin eserlerini kaydettiği CD’ler 30’dan fazla ödül ile onurlandırıldı. Sanatçı; yorumcu ve besteci olarak dört kez ECHO Ödülü kazandı. Pek çok kez Diapason d’Or Ödülü, Choc de Classic Ödülü’ne layık görüldü.

Son iki büyük başarısına gelince, 2016 Uluslararası Beethoven İnsan Hakları, Barış, Özgürlük, Yoksullukla Mücadele ve İçselleme Ödülü’nden sonra “Mozart Complete Piano Sonatas” kaydı ile 2017 yılında 25’incisi düzenlenen ECHO Klasik Ödülü’nün sahibi oldu.

Fazıl Say’ın Beethoven kayıtlarını topluyorum.

 

 

mm

Dr. Ali Tigrel

Devlet Planlama Teşkilatı Eski Müsteşarı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!