FACEBOOK'UN SİYASİ REKLAMLARA KISITLAMALAR GETİRMESİ ÜZERİNE - Halimiz
FACEBOOK'UN SİYASİ REKLAMLARA KISITLAMALAR GETİRMESİ ÜZERİNE 2
KİTAP OKUMAK İYİ BİR FİKİRDİR
16 Ocak 2020
FACEBOOK'UN SİYASİ REKLAMLARA KISITLAMALAR GETİRMESİ ÜZERİNE 3
DIŞ POLİTİKA BAŞ DÖNDÜRÜYOR
16 Ocak 2020
FACEBOOK'UN SİYASİ REKLAMLARA KISITLAMALAR GETİRMESİ ÜZERİNE 4

Bir siteye üye olurken ya da bir uygulamayı indirirken bizden bazı şeyleri kabul etmemiz istenir. Çoğumuz, bir an önce aradan çıkarmak için okumadan kabul ederiz. İşte bu okumadığımız kısımda kabul ettiğimiz şeylerden biri, verdiğimiz bilgilerin reklam amacıyla kullanılabileceğidir. Facebook 2019 yılında kullanıcı başına ortalama 6 dolar reklam geliri elde etti. Yani, her Facebook kullanıcısı kullanım bedeli olarak ortalama 6 dolarlık kişisel bilgisini sattı.

Kişisel bilgilerinizin saklanmasını ve kullanılmasını kabul ettiğinizde veri tabanlarına kaydedilirsiniz. Birisi reklam vermek istediğinde, veri tabanından yaş, cinsiyet, ilgi alanı gibi konuları seçerek hedef kitlesine ulaşır. İnternet reklamlarının, konvansiyonel medyaya verilen reklamlardan çok daha üstün olmasının alamet-i farikası bu mikro hedeflemedir.

Facebook’a yöneltilen eleştiri mikro hedeflemeyi siyasi içerikli reklamlar için serbest bırakması. Türkiye’de henüz sorun haline gelmemiş olan bu konu, Amerika’da bir kangrene dönüşmüş durumda. Bazı kişi ve gruplar, karşı tarafı karalama kampanyalarını hiçbir geçerliliği olmayan ve çoğu zaman da yalana dayanan bilgileri sosyal medyada gezdirerek yapıyorlar. Bu da, demokrasi ve oy kullanma gibi hassasiyet gösterilmesi gereken hususlarda bilgi kirliliği yaratıyor. Bu nedenle, Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg’den 2018 yılında senato karşısında ifade vermesi istendi. Bu olaydan sonra Facebook kullanıcı sözleşmesinde bazı değişikliklere gitti ve kullanıcıların siyasi reklamları kısıtlayabilmesini sağlayacağını duyurdu.

 Bilişim sektöründe çalışan bizlerin en çok zorlandığı konu halkla ilişkilerdir. Yaptığımız ve sattığımız sistemlerde bir sorun ortaya çıktığı zaman kullanıcı doğal olarak bizden bir açıklama talep eder. Bu açıklamayı teknik lügat kullanmadan yapmak çok zordur. Teknik terimleri kullanırsak da, tam olarak anlamadıkları için onları kandırdığımızı zannederler. Oysa yaptığımız yazılımlar bizim için bebeklerimiz gibidir ve onların düzgünce çalışıp insanlara faydalı olmasını en çok bizler isteriz.

Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg’in Nisan 2018’de Amerikan senatosu karşısında yaptığı savunmayı, içimde Zuckerberg’e karşı acıma ve şefkat duygularıyla izlemiştim. Senatörlerin sordukları sorulardan, sosyal medyayı kullanmadıkları ve sordukları soruların yardımcıları tarafından hazırlandığı çok belliydi. Çünkü aldıkları cevaplar karşısında konuşmayı devam ettiremiyorlardı ve ellerindeki listelerden başka sorular okumaya devam ediyorlardı. Zuckerberg ısrarla, kullanıcıların kabul ettiği üye olma sözleşmesinin dışına çıkmış bir iş yapmadıklarını anlatmaya çalışıyordu çünkü tüm soruların cevabı tam olarak da buydu.

Şunu da söylemek gerekir ki, çoğu kullanıcının hazırladığımız sözleşmeleri okumayacağını biliyoruz. Ayrıca çoğu kullanıcının onlara verdiğimiz genel ayarların dışına çıkıp ürünü kendilerine göre özelleştirmeyeceklerini de biliyoruz. Burada etik bir soru ortaya çıkıyor. Facebook’un bunları bildiği halde, yaptıkları kullanıcı sözleşmesinin arkasına sığınması doğru mu? Bu sözleşme onları yasal bağlayıcılıktan uzaklaştırıyor ancak etik konusunda gri bir alanda bırakıyor.

İnternetin, konvansiyonel medyaya olan en büyük üstünlüğü, herkese sesini duyurması için eşit hak vermesidir. Evet, reklam bütçesi olan kişi ve kurumlar için bu iş daha kolaydır ama sosyal medya platformları para kazanmaya mecburdur. Bir yazılımı geliştirmek insan emeğiyle büyük ölçüde mümkün olsa da, büyütmek ve sürdürmek çok masraflıdır. Facebook 2019 senesinde sadece server masrafları için 1 milyar dolar harcadı. Hem bu masrafı karşılamak, hem de kullanımı ücretsiz tutmak için reklamlara ihtiyaçları var. O zaman soru şuna dönüyor: İnternet reklamlarını regüle etmek, herkesin fikrini söyleyebilmesinden daha mı önemlidir?

Yani, yeni dünya teknolojileriyle ilgili gibi görünen bir konu, aslında çok eski bir yere gelip tıkanıyor. Fikir özgürlüğünün sınırları nelerdir ve bu özgürlüğün korunmasından kim sorumludur?

Fikir özgürlüğü üzerindeki tartışmalar on yıllardır sürüyor. Sürekli büyüyen dünya nüfusu ve internetle daha da karmaşık hale gelmesi kesin olan bir konu. Unutulmamalıdır ki, internetin iki amacı vardır. Herkese fikrini duyurabileceği bir platform tanımak ve insanların birbirinden haberdar olmasını kolaylaştırmak. Yayınlanan her sahte bilginin yanında, totaliter rejimlerde yaşayan ve özgürlük mücadelelerini internetten koordine eden insanlar var. Yayınlanan her yalan haber yanında, habercilik yapması engellenmiş ve internetteki köşelerinde yeniden hayat bulmuş gazeteciler var. İnternet 21.yy’da fikir özgürlüğünün en önemli teminatıdır. Eğer internette yayınlanan şeylere yasalar aracılığıyla müdehale etmeye başlarsak, akıbeti konvansiyonel medya gibi olur.

Bize sunulan bilginin doğruluğunu sorgulamak bizim vazifemizdir. Çünkü, doğrunun kendisi sorgulanmaya açık ve kişisel bir konudur. Nelson Mandela’nın da dediği gibi, birinin özgürlük savaşçısı diğerinin teröristidir. Wikipedia, Türkiye’yi çeşitli terör gruplarıyla iş birliği içinde gösterdiği gerekçesiyle kapatıldı. Eleştirilen bu bilgi, Wikipedia’nın içindeki diğer milyonlarca bilgiyle birlikte kilit altına alındı. Değdi mi?

Bu anlamda herkesin kendi doğrusunu kendisinin bulması ve bilgiyi işleme becerisini kazanması gerekir. Bu konu, ne devletlere, ne yasalara, hele ki sosyal medya platformlarının insafına terk edilmeyecek kadar önemli bir konudur. Düşüncem odur ki, herkes doğruya ulaşma hakkını kendisi korumalı, önüne sunulan her bilgiye atlamamayı öğrenmeli ve bilgiye ulaşmasının en ucuz ve kolay yolu olan internete sahip çıkmalıdır.

 

mm

Ezgi Çetin

1990 Ankara doğumluyum. Eğitimimi Ankara Atatürk Anadolu Lisesi ve ODTÜ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünde tamamladım. Hayattaki tutkumu üreten insanları teknoloji marifetiyle desteklemekte ve hak ettiklere yere gelmelerine yardımcı olmakta buldum. Bu yüzden bilişim sektöründe çalışıyorum ve internetin özgürlüğüne inanıyorum.

1 Comment

  1. cemal karahan dedi ki:

    Facebook’ta insanları dolandırma amaçlı reklamlar yayınlanıyor. Bunu anlamanın veya önlemenin bir yolu olmalı. Bu konuda Facebook hiç titiz davranmıyor. İnsanların dolandırulmasına sebep oluyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!