#EVDEKAL TÜRKİYE - Halimiz
#EVDEKAL TÜRKİYE 2
GEBELER VE EMZİRENLER İÇİN COVID-19 REHBERİ
26 Mart 2020
#EVDEKAL TÜRKİYE 3
İÇİNE BAKMAK
26 Mart 2020
#EVDEKAL TÜRKİYE 4

Değişik ve bir o kadar da zor bir dönemden geçiyoruz. Şu günlerde yaşadıklarımızı 1 sene önce (ne 1 senesi, hatta 3 ay önce) deseler, bize bunu söyleyenlerin fazla bilim kurgu filmi izlediğini düşünüp gülüp geçerdik.

Ama yaşadıklarımız bir gerçek. Bir virüs, adeta kelebek etkisi şeklinde başlayarak tüm dünyayı sardı. 

Şimdi, dünyada sayısız insan virüsün zincirini kırmak için evlerinde oturuyor. (Umursamayıp, hayatına kaldığı yerden devam edenlere diyecek lafım yok.) 

Bence yaşadığımız bu değişik süreçte en önemlisi panik yapmamak ve pozitif kalmak. 

Bir kere sosyal medyaya ve televizyona kesinlikle az bakmalıyız. Sosyal medyada felaket tellallığı üzerinden prim yapmaya çalışan ve toplumdaki panik duygusunu katlanarak arttıran birçok hesap var. Örneğin bugün, fön makinesinin burun deliklerinde kısa bir mesafede tutulması halinde vücut içindeki virüsün öleceğine dair bir video dolaşıma girmişti. 

Evet, sosyal medya (özellikle Twitter) hızlı habere ulaşmak için birçok insanın uğrak noktası ancak o hızlı habere ulaşırken farkında olmadan birçok dezenformasyon çöplüğü içinde de gezinmiş oluyoruz. 

Televizyonda ise neredeyse her konuda bilgisi olan, adeta iskambil kağıdındaki “joker” etkisinde gezen insanların salgın konusunda atıp tutmalarına maruz kalıyoruz. 

Bu sebeple, televizyonu ve sosyal medyayı olabildiğince ekonomik kullanmak en sağlıklısı. 

Günlük aktiviteleri aksatmamak, her güne bir yapılacaklar listesi şeklinde başlamak da bana kalırsa çok önemli. Araştırmaya bir türlü vakit bulamadığımız konuları keşfetmeye çalışmak, rutin spor yapmak, her güne izlenecek film listesi yapmak, kitap okumak, kısacası bilgi birikimimizi arttırmak için önümüzde bir fırsat var. 

Herşeyden önemlisi pozitif olalım, bugünler tabii ki geçecek. Yaşadığımız bu süreç, bize dışarıdaki hayatımızın ne kadar kıymetli olduğunu gösterdi. 

Güçlü kalmak için, doğanın sunduğu güzellikleri bulmak lazım. 

Mesela, bahçelere dalıp kafayı bulacak şekilde alkollü madde tüketen fillerin uyuyakalmasına, 

Venedik’in kanallarının temizlenip, balıkların, kuğuların geri dönmesine,

Virüs nedeniyle kapatılan akvaryumda penguenlerin turist edasıyla gezmelerine bakıp tebessüm edin. 

Evet, kolay bir dönem değil ama dayanışma içerisinde güçlü kalarak, pozitif kalarak bu süreci atlatabiliriz. 

Panik yapmadan, iyimserliğimizi kaybetmeden, evde olmanın tadına varmak lazım. Ama hepsinden önce, mutlaka evde olmak lazım. 

Geri döneceğiz. 

Doğanın kıymetini daha çok bilerek, sevdiklerimizle dışarıda içtiğimiz bir kahvenin bile değerini anlayarak, ciğerlerimize doldurduğumuz oksijenin tadına vararak. 

mm

Sinan Reis

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi ve Koç Üniversitesi Uluslararası İlişkiler - İşletme mezunu. Hayalindeki mesleği yapan bir headhunter. Galatasaray aşığı, Mustafa Kemal Atatürk sevdalısı. Olaylara Fransız kalmamak için okuyor, yazıyor. Ülkesine "çıkmadık candan umut kesilmez" sözüyle bakanlardan.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!