EVDE ÇOCUK - Halimiz
EVDE ÇOCUK 2
NASIL GEÇİYOR CORONA GÜNLERİNİZ?
16 Nisan 2020
EVDE ÇOCUK 3
YENİ İNFAZ YASASI ÜZERİNE
23 Nisan 2020
EVDE ÇOCUK 4

Evde eğitimin başlaması ile beraber eğitim ile okullaştırmanın ne kadar farklı şeyler olduğunu yaşayarak görüyoruz. Eğitimi “ders/konu” öğrenmek olarak algılayan ebeveynler çocuklarını farklı konularla oyalayarak günlerini dolduruyorlar. Hemen her ebeveyn bu süreçte çocukların çok fazla ekrana maruz kalmasından şikayetçi. Çok da haklılar. Ama başka türlüsü mümkün değil, aksi durumda her evde ebeveynler mürebbiyelik yapmak durumunda kalacak.

Eğitim bir kültürleşme süreci ise çocuk evde gördüğü kültürü devam ettirecek yani yanında ekrana bakan ebeveynleri gören çocuk ekrana bakacak, sohbet eden yetişkinler gören çocuk konuşacak, kitap okuyan büyüklerini gören çocuk, kitap okuyacak.

Çocuğa bakmakla yükümlü kişiler bu süreçte çocukların nasıl öğrendiklerini de gözlemleyebilecek. Görerek mi, duyarak mı, dokunarak mı, hareketle mi?

Ebeveynler olarak en zor sınavı veriyor olabiliriz. Bir çocuğu evde tüm gün oyalamak, psikolojisini düşünmek, kendi ruh sağlığımızı korumak, ev işleri yapmak, evden çalışmak. Hepsi başlı başına zor işler… Şimdi hiç dinlenemediğimiz bir süreçteyiz. Doğal olarak stres içinde olabiliriz. Bu stresi bilin ki çocuklarımız da hissediyor.

Öncelikle kolay bir dönemden geçmediğimizi teslim edelim. Doğal olmayan bir şekilde evlerde hapis olmuş gibiyiz. Diğer yandan sevdiklerimizle evimizde olduğumuz için şanslıyız. Dünyaya açılabildiğimiz ekranlarımız sayesinde iletişimimiz kesintisiz.

Eğitime dönecek olursak, bu günlerde çocuğumuzun okuldan ve çevresinden edindiği kültür yerine evde edindiği alışkanlıklar daha ön plana çıkacak. Özellikle küçük çocuklar duyduklarını ve söyleneni değil, gördüklerini yaparlar. Taklit ederek öğrenirler.

Öğrenmek ne demektir diye sorduğunuzda farklı yaş gruplarından farklı cevaplar alırız. İlkokul çağında bir çocuk “öğretmeni dinlemektir” derken, ortaokula giden “öğrenmek ezberlemektir”, lisedeki ise “sıkıcıdır” diyebilir.

Anne babalar ise öğrenmenin muhteşem bir şey olduğunu söylerler.

Öğrenmek pozitif pedagojiye göre keşfetmektir. Öğrenmek, kim olduğunu öğrenmektir. Kendi değerlerinin, eksiklerinin, kapasitenin, yeteneklerinin ve zevklerinin farkında olmaktır. Okulda çoğunlukla tenefüs zamanları öğrenmenin bir parçası olarak algılanmıyor. Oysa ki serbest zaman, çocuğun kendiliğinden, doğal olarak öğrendiği zaman. Şu an evlerde çocuğun serbest zamanlarında neyi nasıl öğrendiğini gözlemliyor musunuz?

Benim oğlum 3,5 yaşından beri okulun gereksiz olduğunu düşünüyor ve dilediği her şeyi internetten, kitaptan, deneyerek veya bize sorarak öğrenebileceği fikrinde. Okulda öğrendiği şeyin sosyalleşme olduğunu söylüyorum. Parkta, sokakta sosyalleşsek olmuyor mu diye soruyor.

İtiraf etmeliyim ki uzunca zamandır sorguladığım bir sistemin savunucusu olmak hoşuma gitmiyor. Diğer yandan toplum dışında kalmasını da istemiyorum. Ama eğer toplum hastalıklıysa, çocuklarımız da bunu görüyorsa, topluma çocukları uyumlamaya çalışmak doğru mu? Bütün bu soruları düşünmemiz için ortaya bırakıyorum.

Başka Bir Okul Mümkün Derneği’nin mottosu olan “kaçırılmış çocukluğun telafisi olmaz” cümlesine yürekten katılıyorum. Çocuğun didaktik bir şekilde ders saatlerine boğulmadan, doğal ve eğlenceli ortamlarda daha kolay öğreneceği kanaatindeyim.

Çocuklar kendi seçtikleri konu hakkında kendi hazırladıkları sorulara cevaplar ararken daha hızlı öğreniyorlar örneğin.

Diyelim ilkokuldaki çocuğunuz, Doktorluk mesleği konusunda bir araştırma yapacak. Ondan metni okurken hastalıklardan korunmak için yapılması gerekenler hakkında yazan bilgileri sarı ile, tıptaki uzmanlık konuları kısmında yazılanları yeşil renk kalem ile, doktorluk mesleğinin zorluklarını anlatan bölüm için kırmızı renk kalem ile, doktorluk mesleğinin faydalarını anlatan bölümü ise mavi renkli kalem ile işaretlemesini isteyin. Bu yönlendirilmiş dikkat çalışması ile daha fazla şey aklında kalacaktır.

Ne olursa olsun çocuğumuza karşı pozitif bir tutum göstermeye gayret etmeliyiz.

Bir çocuğun öğrenmesi için uygun ortam hazırlamak da öğrenmenin çok önemli bir bölümü. Azarlayarak öğrenen bir çocuk görmedim ben, siz?

Öğrenmenin içine oyunu katarak, sohbetle öğrenmeyi bir araya getirerek davranışlarımız ve sözlerimizi tutarlılaştırarak çocuğumuzun evdeki öğrenme sürecini destekleyebiliriz.

Evet, evde vakit geçirmek, “evde kalmak” kendimize vakit ayırabileceğimiz hayalleriyle başladı ama gerçekler farklı… Evde eğer çocuklarımız varsa, ister istemez onlara vakit ayırmak durumundayız. Kardeşlerin varlığı durumu değiştirmez. Bir çocuk her zaman bir yetişkinin rehberliğine ihtiyaç duyabilir.

Çocuğumuzun ruh sağlığını korumak için onunda daha fazla kaliteli zaman geçirmeli ve bu zamanda gerçekten sadece onunla birlikte olmalıyız. Aynı odada bulunmamız onunla ilgilendiğimiz anlamına gelmez.

Çocukluk, hatırlarsınız, çok kırılgan bir dönemdir. Yetişkinlerin çok önem vermediği sözünden dönmek, fikir değiştirmek, yapacağım deyip yapmamak çocuklar için belki de hayati derecede önemlidir. Çocuktan bilgi gizlememek, ona karşı açık olmamak ileride güvensiz bir yetişkin olmasına sebep olabilir…

Çocuklarınızla aynı çatı altındaysanız, onlarla çocuk gibi oynamanın, çocuklara özgü şeyler yapmanın keyfini çıkartın.

mm

Ayse Musal Çıpa

Ankara’da doğdum ve büyüdüm. TED Ankara Koleji mezunuyum, Bilkent’te Turizm ve Otel İşletmeciliği okudum. Bir kaç sene mesleğimi yaptıktan sonra İstanbul’a taşındım ve reklam sektörüne geçtim. 17 sene aralıksız profesyonel hayatıma devam ettikten sonra 2011'de bir şirkete ortak oldum, evlendim ve 2012’de doğum yaptım. 2015’den beri Sivil Toplum Kuruluşları ile çalışmaktayım. Başka Bir Okul Mümkün Derneği’ni ve Yenidenbiz’i destekliyorum. İstanbul Gençlik ve Çocuk Sanat Bienali’nde gönüllü çalışıyorum. Kolektif işlere inanıyorum. Only One Team ile bir kolektif kitap yazıp, bir enstalasyon sergisi açtık, çevirim içi radyo kurduk ve çevirim içi şiir gecesi yaptık. Farkındalık, Reiki, Transandantal Meditasyon, Şiddetsiz iletişime giriş, yoga, P4C vb. bir çok kişisel ve mesleki eğitime katıldım. Farkındalık üzerine atölyeler düzenliyorum. Çocuklar için felsefe kolaylaştırıcılığı yapıyorum, yetişkinler için felsefe çemberleri düzenliyorum. Yazıyorum ve konuşuyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!