EĞİTİM TÜRKİYE’NİN BÜYÜK SORUNU - Halimiz
SADECE İNSANIZ
22 Kasım 2018
BEDELLİ ASKERLİK, PAHA BİÇİLEMEZ ASKER ARKADAŞLIĞI
22 Kasım 2018

Milli Eğitim Bakanlığımız, eğitim sistemimizin ve her yıl yüzbinlerce öğrencimizin çağın dışına itildiğinin acaba ne kadar farkında?

2018-2019 öğretim yılı itibariyle Açık Öğretim Ortaokulu, Açık Öğretim Lisesi, Mesleki Açık Öğretim Lisesi, Açık Öğretim İmam Hatip Lisesi’nde yaklaşık 2 milyon 750 bin kayıtlı öğrenci bulunuyor. 2003-2004 öğretim yılında açık öğretim lisesi bünyesinde sadece 267 bin öğrenci varken 2017-2018 öğretim yılında bu rakam 6 kata yakın bir artışla 1 milyon 555 kişiye çıkmış. Örgün eğitimden büyük bir kaçış olduğu ortada. Kamusal eğitimin ortadan kaldırılması ve yanlış politikalar sonucunda öğrencilerin örgün eğitim dışına çıkma süreci hızlanarak devam ediyor. Özellikle yoksul ailelerin çocuklarının örgün eğitimden uzaklaşması büyük bir toplumsal soruna dönüşüyor.

Tabii bu arada laik ve bilimsel eğitimin önemli ölçüde terk edilmesi sonucunda kamuya ait okullar, yurtlar, binalar ve arsaların vakıf, dernek adı altında cemaatlerin sınırsız kullanımına teslim edilmesi eğitim sistemimizi içinden çıkılmaz bir hale getiriyor.

Unutmayalım. Bir ulusun refahı insanlarının bilgi, beceri ve yaratıcılıkları ile küresel ekonomiye sunabildikleri katma değerden doğar. Dolayısı ile uzun vadede bir ülkenin ekonomik başarısı ve yaşam standardı tamamı ile verimliliğine bağlıdır.

Ekonomik büyümenin motoru verimlilik artışı, verimlilik artışının en önemli ögesi ise işgücünün ve toplumun eğitim düzeyidir.

Bu noktada Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esergül Balcı ve ekibinin 4 ay süren bir saha çalışması sonucunda hazırladıkları rapordan bazı çarpıcı alıntılar yapmak istiyorum:

  • Türkiye’de belli başlı 30 tarikat silsilesi ve bunların 400 kolu bulunuyor.
  • Sadece İstanbul’da 445 tekke faaliyetlerini açıktan sürdürüyor.
  • Çoğunluğu İstanbul, Siirt, Diyarbakır, Mardin, Adıyaman, Batman, Van, Hakkari, Şırnak, Ağrı, Muş, Bitlis, Gaziantep ve Şanlıurfa’da olmak üzere 800’ün üzerinde faal medrese bulunuyor.
  • Büyük şehirlerde kaç apartman medresesinin olduğu ise tam olarak bilinmiyor.
  • Tarikat okullarındaki öğrenci sayısı 210 bin dolayında bulunuyor.
  • 4 binin üzerindeki özel yurdun 2 bin 480’i bir tarikatla bağlantılı. Tarikatlara bağlı yurtların kapasitesinin 380 bin olduğu ileri sürülüyor. Bu yurtlarda kalan öğrenci sayısı 225 bini buluyor.
  • Devlet eğitimden kademe kademe çekilirken 4+4+4 uygulamasının başlatıldığı 2012 yılından bu yana devlete ait 4 bin 22 ilkokul kapatıldı.

Şimdi açıkça belirtelim. Bu bulgular gerçekten vahim bir manzaraya işaret ediyor. Eğitim sistemimiz sanki karanlık bir geleceğe sürükleniyor. Milli Eğitim Bakanlığımız ne düşünüyor acaba? Hedefleri nedir?

Maalesef Türkiye eğitim konusuna teknik devlet anlayışıyla değil her zamankinden daha koyu bir ideolojik devlet anlayışıyla yaklaşıyor. Bu da eğitim sisteminin iktidarın anlayışına göre düzenlenmesi sorununu getiriyor. Oysa konuya teknik devlet anlayışıyla bakmayı öğrenebilsek çok şey değişebilir. Sistemde süreklilik sağlamak ve sistemi uluslararası standartlarla değerlendirmek mümkün olabilir.

Eğitime ayrılan kaynakların hem yeterli bir düzeyde olması hem de akılcı biçimde kullanılması gerekir. Çünkü, eğitimli insan kaynağı hem ülkenin ekonomik kalkınmasına katkı sağlar hem de iyi eğitilen bireye daha yüksek bir yaşam standardı temin eder. Dünya nüfusunun yüzde 30’unu oluşturan 37 ülke dünyadaki bilim adamı, mühendis ve teknisyenlerin yüzde 91’ine sahip. Türkiye maalesef söz konusu 37 ülke arasında yer almıyor. Türkiye’deki eğitim sistemi doğal bilimler ve matematik gibi konularda güçlü, dolayısı ile ekonomik üretimde verimli olabilecek, demokratik sisteme katılabilecek öğrenciler yetiştirmede çok yetersiz kalıyor.

2019 yılı bütçesinde Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) ayrılan paya bakıldığında ise eğitimin en temel ihtiyaçlarının yeterince karşılanamayacağı anlaşılıyor. 2018 yılında 92.5 milyar TL civarında olan MEB bütçesi 2019 yılında yaklaşık 114 milyar TL olarak belirlendi. Bu durumda, bütçesinin milli gelire olan oranı da yüzde 2.7’den yüzde 2.5 civarına gerilemiş olacak. 2019 yılında MEB bütçesinin yüzde 83’ü zorunlu personel harcamalarına gidecek. İşin gerçekten düşündürücü yönü ise 2019 yılında bütçe içinde eğitim yatırımlarının payının yüzde 5’in altına inecek olması. Bu pay 2002 yılında yüzde 17, 2009’da yüzde 4.6 olmuş; 4+4+4 sonrasında zorunlu olarak artışa geçerek 2014 yılında yüzde 9.3’e kadar yükselmiş; daha sonra yeniden azalmaya başlayarak 2018 yılında tahmini olarak yüzde 8 civarına gerilemiş. Bu bağlamda 2019 bütçesinde eğitime ayrılan payın yüzde 5’in altına gerilemesi çok olumsuz bir gelişme olacaktır.

Ülkemizde kitap okuma, sanat etkinliklerine katılma, gazete okuma, müze dolaşma, belgesel izleme gibi oranlar yüzde 1 civarında veya altında iken TV izleme oranı yüzde 78; haber izleme oranı yüzde 32; evlilik programı izleme oranı yüzde 76 civarında bulunuyor. Siyasi haberlere ilgi oranı yüzde 39 iken dini haberlere ilgi oranı yüzde 78’i, pornografiye ilgi oranı ise yüzde 80’i buluyor. Sadece bu rakamlar bile eğitimin olması gerekenin çok gerisinde kaldığına işaret ediyor.

Ülkemiz maalesef ideolojik yönelimli bir çizgide ilerliyor ve bir nevi Ortadoğululaşıyor. Bunun izlerini de eğitimde giderek daha fazla görüyoruz.

Şunu unutmayalım ki eğitim, devredilemez ve vazgeçilemez kamusal bir haktır. Yapılması gereken MEB bütçesinin milli gelire oranının OECD ortalaması olan yüzde 6 ile karşılaştırılabilir bir seviyeye çıkartılması ve kamu kaynaklarının özel okullara aktarılması uygulamasına son verilmesidir. Bunun yanı sıra MEB bütçesinden eğitim yatırımlarına ayrılan pay mutlak anlamda arttırılmalı, eğitimi ticarileştirmeyi hedefleyen özel kesim, dini vakıf ve cemaatlerle yapılan her türlü ortak proje ve protokoller iptal edilmelidir.

Umarım Milli Eğitim Bakanlığımız çağdaş bir eğitim politikası çizgisine dönmekte fazla geç kalmaz.

mm

Dr. Ali Tigrel

Devlet Planlama Teşkilatı Eski Müsteşarı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!