ECEVİT'İN ARKASINDA DURAN GÜÇLÜ KADINA VEDA! - Halimiz
ECEVİT'İN ARKASINDA DURAN GÜÇLÜ KADINA VEDA! 2
KANAL İSTANBUL ÜZERİNE V
23 Ocak 2020
ECEVİT'İN ARKASINDA DURAN GÜÇLÜ KADINA VEDA! 3
TERSİNE GÖÇ
23 Ocak 2020
ECEVİT'İN ARKASINDA DURAN GÜÇLÜ KADINA VEDA! 4

Prof. Dr.Namık Zeki Aral ile Zahide Hanımın 4 çocuğundan ikincisi olan Rahşan Ecevit, 1923 yılında Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte doğmuştu. Duygusal ve mütevazı yaşamıyla Türk siyaseti ve aile hayatında “rol model” oluşturduktan sonra 97 yaşında vefat etti.

Doğduğu gün, ailesinin ölümden kurtulduğu gündü. O gece ablası Hilkat, annesi ve babası uyurken Rahşan ağlamaya başladı. Annesi uyandı ama ayağa kalkamıyordu. Yanındaki eşine dokunup uyanmasını sağladı. Namık Zeki Bey’in de hali kalmamıştı. Sürünerek gidip zorlukla pencereyi açtı.

Zahide Hanım yıllar sonra bu olayı anlatırken Rahşan’a şunu söylüyordu:

“Sen ağlamasaydın ailemiz yok olacaktı…”

 

xxx

Rahşan Aral, İstanbul’da Robert Kolejde okurken yıl sonu için hazırlanan bir piyesin sahne dekorunu üstlenmişti. Aynı okulun erkek bölümünden  Bülent Ecevit ise Mehmet Akif’ten bir şiir okuyacaktı. Orada tanıştılar. Birkaç ay sonra Ecevit ona “Bu hayatta en çok sevdiğim kişi sensin” diyerek evlenme teklif etti ve 1946 yılında evlendiler. O yıl Ecevit Türk Büyükelçiliğinde basın ateşe yardımcısı olarak Londra’ya gitti. Maaşı düşük, koşullar zordu. Bir yıl sonra Rahşan Ecevit’te İngiltere’ye gitti. Ancak ikinci dünya savaşından yeni çıkmış olan İngiltere yokluk içerisindeydi. İngilizlerin zorlukları aşabilmek için ekmekten suya kadar her konuda tasarrufa yönelmelerinden çok etkilenmişlerdi.  Bu tablo onlara dayanma gücü verdi.

Türkiye’de yaşanan devalüasyon nedeniyle maaşı 30 sterline düşmüştü. Daha az yemek yemeye başladılar. Rahşan iyice zayıflamıştı. Ansiklopedi ve nişan yüzüklerini satarak yaşamlarını sürdürmeye çalıştılar.

xxx

İlk başta resim ve şiirle dolu romantik bir yaşam planlasalar da hayatın akışı onları siyasetin içine çekti ve Bülent Ecevit 1957 yılında Ankara Milletvekili olarak Meclis’e girdi. Rahşan Hanım resimden, sakin, huzurlu yaşamdan, çocuk yapmaktan vazgeçerek eşinin siyasi yaşamına destek vermeyi tercih etti. Özellikle çocuk konusunu kendi aralarında çok konuşmuşlardı.  Ecevit’in siyasette hızlı yükselişi, bu konuyu hep ertelemelerine yol açtı. Daha sonra siyasi hengamenin içinde bir de çocuk dünyaya getirmenin doğru olmayacağını karar verdiler. “Türkiye’nin bütün çocukları bizim sayılır. Onlar için bir şeyler yapmalıyız” diyerek kendilerini siyasete adadılar.

Ecevit, Rahşan Hanımın motivasyonu ve desteği ile basamakları hızla tırmandı. Milletvekilliğinden 4 yıl sonra Bakan, sonra CHP Genel Sektereri ve 1972 yılında CHP Genel Başkanı oldu. Üstelik İnönü gibi siyasi ve askeri bir dehaya karşı kurultay kazanarak.

xxx

Bülent Ecevit, 1974 yılından 2001 yılına kadar geçen sürede 5 kez Başbakanlık görevini üstlendi. Bunlardan birinde güvenoyu alamadı. Ama 4 kez ülkeyi yönetme fırsatını buldu. Bu süreçte Rahşan Ecevit’in örgütçülüğü Ecevit’in sırtını yasladığı güç oldu. Parti işlerini tamamen Rahşan Hanım üstlendi.  Propaganda yapılan parti otobüslerinden, partiye gelir sağlamak için çakmak, kalem, poster gibi promosyon malzemeleri satışına kadar birçok proje Rahşan Ecevit’in eseriydi.

Köylü Derneklerini kurdu. Köyden kente doğrudan ürün satış zincirinin ilk büyük denemeleri o zaman yapıldı. Daha sonra Köy Kent projelerinde pilot uygulamaya geçildiyse de bu proje yarım kaldı.

Umut gazetesini çıkararak eşinin mesajlarını topluma ulaştırdı.

Partide teşkilatları Rahşan Ecevit yönetiyor, milletvekili adaylarının belirlenmesinde etkin rol oynuyordu. Geri planda durmasına rağmen ülkede af çıkaracak kadar etkili, parti yöneticilerini belirleyecek, siyaseti dizayn edecek kadar güçlüydü.  Buna rağmen son derece mütevazı bir yaşam sürüyordu. Lüksten, şatafattan uzak duruyordu. Aslında içinden gelmiyordu gösteriş yapmak, pahalı giysiler, takılar takmak. Toplumun yoksul kesimleriyle barışık bir hayat sürüyordu. Onları imrendirmemeye özen gösteriyordu.

 xxx

Yumuşak görünüşün altında çetin bir kadın yatıyordu. 12 Eylül askeri darbesinden sonra demokrasi mücadelesi verirken eşinin en büyük dayanağı oldu. Bülent Ecevit, darbeden sonra 3 kez cezaevine girdi.

Onu Ulucanlar Cezaevinin büyük demir kapısından içeri gönderirken gözlerinden yaşlar süzülmeye başlamıştı.

–      “Bülent benim eşim, oğlum, babam” diyordu.

xxx

Cezaevindeki Ecevit’in  mesajlarını Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Altan Öymen, Mehmet Ali Birand gibi etkili gazeteciler aracılığıyla topluma ulaştırıyor, yabancı basına haber servisi yapıp askeri rejimin üzerine baskı kurulmasını sağlıyordu. Avukatları Şahin Mengü  ve Hasan Bıyıklı ile birlikte bilgi belge toplayarak Ecevit’in cezaevinden kurtulması için çok çaba sarf etmiş ve bunda başarılı da olmuştu.

Eğer Rahşan Hanımın çabaları olmasa, Bülent Ecevit’e 1 yılda ağır mahkumiyet verilebilir ve siyaset yolu tamamen kapanabilirdi.

xxx

Siyasi yaşamları boyunca darbeler, suikastlerle karşılaşıp defalarca yere düştükleri halde tekrar doğrulup yola devam etmeyi başardılar. Bunda Rahşan Ecevit’in dirayeti etkili oldu. Bülent Ecevit tüm olumsuzluklara rağmen 1957-2001 arasında tam 44 yıl boyunca Türk siyasetinde aktif rol oynadı.  Bakanlık, Genel Başkanlık, Başbakanlık yaptı. Grev ve toplu sözleşme, açık öğretim, iş güvencesi yasası, devlete personel alımında torpil yerine sınav sistemine geçilmesi gibi birçok hakkın kazanımını sağladı. Kıbrıs Barış Harekatı ile Türkiye’nin kahramanı oldu.

“Ben siyasette hep Atatürk gibi düşünüp karar verdim. Yüzde 10 ihtimal gördüğümde harekete geçtim” diyen Ecevit’in cesaretli siyasetinde yanında, arkasında duran kadın Rahşan Ecevit’ti.

xxx

Darbeden sonra Ecevit’e siyaset yasağı getirilirken, 1985 yılında kurulan DSP’nin başına Rahşan Ecevit geçti. Ve o parti Bülent Ecevit’i yeniden Başbakanlığa taşıdı. Hem de 2 kez.

Ancak, daha sonra DSP’nin çizgisini ve yönetimini beğenmeyen Rahşan Ecevit partisinden istifa etti.

xxx

Çocuk yapmamışlardı ama birbirlerine çocuk gibi özenle bakıyorlardı. Aşklarının hiç bitmemesindeki en önemli etkenlerden biri gençlik çağında “tutkuyla” beslenen duygularını daha sonra “sevgi” ve “dayanışmaya” dönüştürmeyi başarmış olmalarıydı.

“İkimizin arasındaki herhalde aşktı. Hiç bitmedi” diyordu Rahşan Hanım.

xxx

Türkiye’de liderler topluma rol model oluşturmada çok önemli figürlerdir. Rahşan-Bülent Ecevit çifti de mütevazı bir yaşamla ve birbirlerine duydukları sevgi, saygıyla rol model olmuşlardı.

Aileler onları çok sevdikleri için çocuklarına Rahşan ve Bülent isimlerini veriyorlardı.

xxx

Rahşan Ecevit, ölümden sonra eşi Bülent Ecevit’le buluşabileceğini hayal ediyordu. Zaten son yıllarını geçirdiği Oran’daki evin içerisinde Bülent Ecevit’in ruhunun dolaştığına inanıyor “O burada, hissediyorum” diyordu.

xxx

Ecevit, bir sohbetimizde bazen siyasetten bıkma noktasına geldiğini, ancak devam etmek için Rahşan Hanımın kendini motive ettiğini söylüyordu. “Bazen Rahşan bu senin suçun. Sen istedin siyasette devam etmemi” diye sitem ettiğini anlatıyordu.

Ecevit, “sorunları çözülmüş bir Türkiye’de dünyaya gelsek yeniden siyasete girmeyi düşünmeyebilirdik” derken, Rahşan Hanım, “siyaseti isteyerek ama fazla hoşlanmayarak yaptık” sözleriyle Türkiye’ye karşı görevlerini yerine getirmek için kendi özel yaşamlarından vazgeçtiklerine anlatıyordu.

xxx

Bülent Bey’in ve Rahşan Hanımın cenaze törenlerinde görüldü ki, Türkiye dürüstlüğün, temizliğin, aşkın, sevdanın sembolü olan Ecevit çiftini şimdi daha çok özlüyor. Ecevit ruhu, kültürü, ahlakı hala toplumun temel direğini oluşturuyor. Ecevitlerle ilgili her paylaşımın sosyal medyada rekorlar kırması bu yüzden…

mm

Mehmet Çetingüleç

Mehmet Çetingüleç 39 yıldır gazetecilik yapıyor. Meslek yaşamının 23 yılını SABAH Grubunda geçirdi. Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve Parlamento Muhabirliği, Parlamento Büro Şefliği, Ankara temsilciliği ve yazarlık yaptı. Halen Al Monitor’da ekonomi yorumları yazıyor. Ferman Padişahın Vurgun Bizimdir, RAHŞAN ve ECEVİT'İN ANILARI isimli 3 kitabı var.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!