DUYGULAR - Halimiz
DUYGULAR 2
İZMİRLİ OLMAK, ŞANSLI OLMAKTIR
31 Ekim 2019
DUYGULAR 3
AYŞE NAZ ÇORUK’TAN ŞİİRLER
31 Ekim 2019
DUYGULAR 4

Biz insanlar sizce hayatı neyle yaşıyoruz? Yani duygularımızla mı yoksa mantığımızla mı yaşıyoruz, karar veriyoruz?

Aranızda bazılarınız “mantığımla” ya da “ikisi de dengede, ikisiyle de yaşıyorum” deseniz bile en büyük etkiyi duyguların verdiğini düşünüyorum. Örneğin sigara içenler mantığıyla sigaranın verdiği tüm zararları bilirler ve yine de içmeye devam ederler. Çünkü sigaraya bir anlam ve duygu yüklemişlerdir ve sigaranın verdiği keyiften ve bu anlamdan vaz geçemezler. Bu yüzden bence hayatı biz her ne kadar mantıklı olsak da duygularımızla yaşarız.

Tüm hayatın temeli duygularımıza bağlıdır. Duygularımız bizim günümüzü nasıl geçireceğimizi, hayatımızı nasıl yaşayacağımızı belirleyen en büyük etkenlerdendir. Hatta sabah nasıl kalktığımızı, hayat motivasyonumuzu, iş başarımızı, ilişkilerdeki yerimizi bile belirleyen güçtür bence. Biraz açayım mı?

Sabah nasıl kalktıysanız gününüz öyle devam etmez mi? Siz çaba harcayıp bunu değiştirmeye çalışmazsanız eğer. Hatta bazen gece hangi modda, hangi duyguda yattıysanız o duyguyla kalktığınız olmuştur, öyle değil mi? Gece gördüğünüz rüya bile sizde bir duygu uyandırır. Bazen karamsarlık ya da korku bazen de bir umut, huzur… Bu duygu da sonra sabahınıza, kahvaltıyı bile nasıl hazırladığınıza, evden nasıl çıktığınıza, gününüze yansır.

Eğer işinizi seviyorsanız, iş tatmininiz yüksekse bu da bir duygudur ve başka duygu türevleri yaratır. Ve bu sizi zevkle çalışmaya, güzel işler üretip, iyi sonuçlar çıkarmaya yöneltir. Hele bir de bu yaptığınız iş hobinizse çalışırken o yaydığınız mutluluk enerjisini düşünemiyorum bile. Ben örneğin iki işi olan biri olarak kendimi çok şanslı hissederim. Çünkü ikisi de severek yaptığım işlerdir. Bu bireysel gelişim danışmanlığı önce hobimdi. Şimdi ise profesyonelce yaptığım bir işe dönüştü. Aldığım keyif, tatmin ise muhteşem, ne kadar yoğun çalışsam da sanki iş değil de hobimi yapıyorum duygusu yaratıyor. Ve burada yazmak ise hep hayalini kurduğum yazarlık becerimi geliştirmeme yardım ediyor, kendimi ifade etmemi, bütüne katkı yapmamı sağlıyor. İşe koşarak gitmenin lüksü sanırım bambaşka. Bu şekilde sizce başarısız olmanız mümkün mü? Ya da mutsuz olmanız?

Peki ilişkilerimizi neyle yaşıyoruz? Aranızdan mantığına uymasa da kalbi deli gibi attığı için uzak duramadığı kişiler, çekildiği ilişkiler olan olmuştur. Kim kalbine laf dinletebilir ki? Mantıkla kimseye bağlanamayız, heyecan hissedemeyiz ama duygular bizi yerimizden oynatır, hatta hiç yapmayacağımızı düşündüğümüz şeyleri bile yaptırır. Bu yüzden de belki en yüce duygulardan biri olan sevmekten ya da aşktan korkar, kaçar, tehlikeli buluruz bu duyguları. Üzülmemek adına belki de mutlu olmaktan kaçarız bilinçsizce. En çok da buna üzülürüm. Kendimizi korumak adına sevgiden korkmak ne büyük bir vazgeçiştir sevgiden.

Bazen de duygularımız kalp kırmamıza, üzmemize ya da üzülmemize neden olur. Kızgınlıkla, o anlık duyguyla ya da korkumuzla davrandığımızda, konuştuğumuzda, karar aldığımızda işleri berbat etmemize de neden olabilir.

Peki ya duygularımızın hakkını verebiliyor muyuz? Doyasıya yaşayabiliyor muyuz? Aslında bu sorudan da önce doyasıya duygumuzu hissedebiliyor muyuz diye sormalıydım. Çünkü o kadar çok insanla karşılaşıyorum ki, duygusunun farkında olmayan, hissedemeyen…Hissedemeyince de başkasına da hissettiremeyen…

Sanırım bu duygularımızı bastırmanın altında da yine korkular var. Örneğin reddedilme, terk edilme, başarısız olma, kaybetme korkuları… Evet kabul ediyorum, çok yoğun ve acı verici olabiliyor bu duygular. Ama ben her zaman geleni tüm duygusuyla yaşamayı tercih edenlerdenim, ve bunun için de kendime minnet ediyorum. Acıyı yaşayıp yoluma devam edebilenlerdenim. Acıdan dolayı yaşayacaklarımdan kaçmayanlardanım. İyi ki!

Siz duygularınızla neler yaşıyorsunuz? Kaçamak31 mı yapıyorsunuz, yoksa onların keyfini mi çıkartanlardansınız? Yazık etmeyin duygularınıza…Yaşayın gitsin… Çünkü en acısı bile geçer gider… Yapısı gereği hiçbir duygu kalıcı değildir çünkü.

mm

Yıldız Karacasoy

Çok şanslı biriyim çünkü çok severek yaptığım iki işim var. İlki özel bir üniversitede hocalık yapmak. İkincisi de bireysel gelişim, enerji ve bilinçaltı danışmanlığı yapmak. İlk işimi bilinçli seçtim ama sanırım ikincisine çekildim. Aile dizimi, regresyon, affetme ve bilinçaltı çözülme çalışmaları, yaşam koçluğu, kinesiyoloji en zevkle çalıştığım konular. Dişilik, bolluk bereket oluşturma ve bilinçaltı ise eğitimlerini ve seminerlerini verdiğim konular. 2010-2014 yılları arasında Kanal B Bizbize programında tüm bilgimi ve deneyimimi paylaştım. Artık yazılarımla da buradayım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!