DOĞRU İLETİŞİM - Halimiz
HAFTANIN ÖNE ÇIKAN HABERLERİ
9 Mayıs 2019
MAKING EVERY VOTE COUNT
9 Mayıs 2019

Birçok kimse, yoga yapan kişilerin hayatlarından hep mutlu olduklarını, daima huzurlu olduklarını ve hiç şikâyet etmediklerini zannediyor. Yoga yapan kişilerin hep güldüğünü, bardağın hep dolu tarafından baktıklarını, sakin olduklarını, yavaş konuştuklarını, herkesi sevdiklerini, kimseye karşı önyargılı olmadıklarını ve kimseyi ayrıştırmadıklarını sanıyor. Hayatta hep mutlu ve huzurlu olmak ve hiç şikâyet etmemek mümkün mü? Bir yogi, bir yogini, bir keşiş ya da bir derviş için bile hep gülmenin, önyargısız olmanın imkânı var mı?

Yoga yapan kişinin hayattaki amaçlarından biri huzura kavuşmak ve mutlu olmaktır. Hayata gülümseyerek bakmak, önyargılarından arınmak, öteki diye kimseyi ayrıştırmamak, tarafsız davranabilmek ve her koşulda sükûnetlerini koruyabilmek… Ama büyük şehirde yaşarken, hayatta zihnimizi çelen ve kurcalayan bir sürü sorun varken bu amaca ulaşmak o kadar kolay olabilir mi? Bu soru da nereden geldi aklına diye düşünmüş olabilirsiniz. Geçenlerde ders verdiğim yerlerden birinde yogaya katılan kişilerden bazıları temizlik ve hijyen hakkında şikâyette bulunmuştu ve kendilerine “yoga yapan kişilerin hayatta hiç şikâyet etmemesi gerektiği” telkin edilmişti. Bunun üzerine birkaç gündür ben de aynı şeyi düşünüyorum. Acaba gerçekten de yoga yapan kişiler hiç şikâyet etmemeli ve etrafta hep gülümseyen bir yüz ile mi dolaşmalı?

Yoga yapan kişi her zaman önyargısız mı olmalı? Ya da hep mutlu? Hiç mutsuz olamaz mı? Hayatta memnun olmadığı koşullardan şikâyet edemez mi? O da bir insan değil mi? Şikâyet etmek onun da hakkı olamaz mı? Bu dünyaya gelmiş diğer tüm insanlar gibi o da bu dünyada dünyevi şeyler deneyimlemiyor mu? Deneyimlerken mutlu ya da mutsuz olmaz mı? Ya da huzurlu ya da huzursuz? Sırf yoga yapıyor diye etrafında gördüğü yanlış ve kötü şeylere sessiz mi kalmalı? Sırf yoga yapıyor diye şikayetçi olamaz mı? O zaman yoga felsefesinden uzaklaşmış mı olur? O zaman yoga nedir bilmiyor mu olur? Gerçekten de “yoga” bu anlama mı geliyor? Etrafında ne olursa olsun — iyi ya da kötü — sessiz kal, sükûnetini koru ve gülümse. Elbette ki bu anlama gelmiyor.

Yoga, bedenen, zihnen ve ruhen bir ve bütün olmak, uyumlu olmak demek. Zihni sakinleştirirken önyargılardan arınmak, huzurlu ve mutlu olmak ve ötekileştirmemek demek… Şikayetini de ederken sakin ve doğru bir şekilde ifade etmek, kendini anlatabilmek ve karşı tarafın da seni doğru anlamasını sağlamak demek… Önemli olan tavrın ve yaklaşımın. Nasıl ifade edebildiğin… Tavrın ve yaklaşımın ile sessiz, sakin, huzurlu, mutlu ve uyumlu olabilmen ve bunu ifade edebilmen mümkün… Bu da yoga sayesinde olabilir. Kavga ederek değil açık açık anlatarak… Bağırarak değil sakin bir şekilde ifade ederek… Kelimelerini düzgün seçerek ve kendini, duygunu ve düşüncelerini açık ve net bir şekilde ortaya koyarak… Karşı tarafın da anlayabileceği şekilde ifade ederek… Karşıdakinin de seni anlamasını sağlayarak… Şikâyet ettiğin koşulun neden değişmesi gerektiğini anlatarak…

Hayat tekdüze değil. Bir insan sürekli mutlu ve huzurlu olamaz. Eğer mutsuzluğu deneyimlemeseydik mutluluğun ne olduğunu bilemezdik. Önyargılarımız olmasaydı önyargısızlığın nasıl bir şey olduğunu da anlayamazdık. Şikâyet etmeseydik şikâyet ettiğimiz koşullar düzeldiğinde onu takdir edemezdik. Tüm bu olumsuz duygu ve düşüncelerden arındığımız zaman nasıl bir ruh ve zihin haline erebileceğimizi de bilemezdik. Öyle değil mi?

Evet haklısınız! Yoga yapan kişiler, diğer kişilere göre daha mutlu ve huzurlu olmalı. Daha sessiz kalmalı, sükûnetlerini korumalı, gülümsemeli, hayattan çok şikayetçi olmamalı. Ama hayat bu. Her an, yeni bir an ve her an, herkese iyi ya da kötü bir durum yaşatıyor. Bu dünyaya insani duygu ve düşünceler deneyimlemeye gelen ruhlar olduğumuz için mutlu, mutsuz, huzurlu, huzursuz, şikayetçi ya da halimizden memnun olabiliriz. Bu koşullar daima ve her an değişir. Önemli olan tüm bunları nasıl ifade ettiğimiz ve duygu ve düşüncelerimizi açık ve net bir şekilde ortaya koyabilmemiz. İletişim hattını temiz ve kaliteli tutabilmemiz ve doğru iletişim kurabilmemiz. Bunun da yolu kendimizi bağırmadan, kavga etmeden, açık ve net bir şekilde anlatabilmekten ve karşı tarafın da bu ifademizi anlayabilmesinden geçiyor. Yoga yapan kişinin farkı da burada ortaya çıkıyor. Sakin, kendinden emin, koşulların her an değişebileceğine inanan, ayrıştırmadan ve sevgi ile ifade eden bir kişi olarak hayatta çözemeyeceğimiz bir şey yok. Yeter ki doğru iletişim ve ifade yöntemi kullanalım.

mm

Burcu Yırcalı

Yogaya boyun ve bel ağrıları gibi sağlık sorunları yüzünden 2006 yılında başladım. Önceleri yoganın sadece bedensel boyutuyla ilgilenirken ve “savasana” (ceset pozisyonu) adı verilen son dinlenme pozisyonunda bir dakika bile kıpırdamadan yatamazken zaman içinde yoganın bedensel boyutunun ötesinde boyutları olduğunu da fark edip çok sevdim. Bu sevgi benim yoga üzerine eğitimlere katılmama sebep oldu. 2012 yılından beri yoga eğitmenliği yapmakta ve yoga ve meditasyon ile hem kendi hem de katılımcıların hayata değişik bir açıdan bakmasını amaçlamaktayım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!