DEĞİŞTİREBİLECEKLERİM VE DİĞERLERİ - Halimiz
DEĞİŞTİREBİLECEKLERİM VE DİĞERLERİ 2
RÜYA II
20 Haziran 2019
DEĞİŞTİREBİLECEKLERİM VE DİĞERLERİ 3
MUTFAKTA TASARRUF
20 Haziran 2019
DEĞİŞTİREBİLECEKLERİM VE DİĞERLERİ 4

“Tanrım, bana değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için cesaret, değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etmek için sabır ve ikisi arasındaki farkı anlayabilmek için de bilgelik ver.” ~ Reinhold Niebuhr

Özgürlük, herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme ya da davranma, herhangi bir koşula bağlı olmama durumu, serbesti diye tanımlanmışsa, o zaman özgürlüğün somut bir gerçeklikten ziyade bir idea, bir düşünce, soyut bir kavram olduğunda hem fikir olabiliriz çünkü herhangi bir kısıtlamanın olmadığı bir durum ancak var olmama durumudur.

Özgürlük, peşinde koştuğumuz, irademiz ve bilgimiz doğrultusunda seçebilme yetimizdir. Peki ya sorumluluk olmadan özgürlükten bahsedebilir miyiz? İnsanlar sosyal varlıklar olduğu için özgürlük hep diğerlerinin sınırı, diğerlerinin hakkı, sorumluluk ve görev bilinciyle kol kola gider.

Sorun şu ki, sorumluluk ve görev bilinci içinde seçimler yapabiliyor olmamız özgürlük müdür? Bir insanın özgür olabilmesi mümkün müdür?

Uğruna şarkılar şiirler yazdığımız, heykeller diktiğimiz, ülkeler kurduğumuz özgürlük hiç olmayan ve olamayacak, sadece idea yani düşünce olarak var olabilecek bir şeyse?

Konuya özgürlükten girdim, anlaşılması en karmaşık olmasına rağmen en sık ve kolay  kullanılan kavramlardan biri olduğu için. Asıl mesele, kendi ürettiğimiz soyut kavramlardan oluşan dünyayı ve sistemi gerçek olarak kabul edip buna göre yaşamamız.

Yaşlılık, ölüm, felaketler, afetler gibi önüne geçemeyeceğimiz olgular bizi tehdit ederken bizim soyut kavramlara hayatımızı feda etmemiz.

Soyut kavramlar neden bu kadar değerli? Çünkü aslında tanımadığın bir insana hayatını adamak rasyonel değildir ama aşk gibi yüce bir kavram işin içine girince bunu yapmak “asil” bir davranış olur. Hayatın boyunca tek bir insanla eş olma fikri düşünen her insanın reddedebileceği bir şeyken, toplumda saygın bir yer edinmek, dinin gereğini yerine getirmek için sadakat göstermek kolaydır. Özgürlüğün felsefede bir çok tanımı vardır, ama modern toplumda en kabul gören tanımın içinde irade, seçim, sorumluluk ve görev vardır. JJ Rousseau ise özgürlüğü başka bir açıdan tanımlamış, özgürlük istediğini yapmak demek değildir, özgürlük, istemediğin şeyi yapmamaktır.

Sisteme eleştiri getirirken hep önce kavramlardan bakılması gerektiğini düşünürüm. Sistemde işlemeyen yapının ardındaki kavram ne? İyi ahlaklı olmak kavramımı mı? Erdem mi? Özgürlük mü? Çalışkanlık mı? Dürüstlük mü? Eşitlik mi? Kardeşlik mi? Liyakat mı? Adalet mi?

Bu kavramların her birinden toplumdaki her birey aynı şeyi anlamıyor ise sistem işlemez. Özgürlükten sadece baş örtüsüyle okula gidebilme özgürlüğünü anlayıp da ifade özgürlüğünden de sadece kendi gibi düşünenlerin özgürce kendini ifade etmesini anlıyor ise örneğin, sistemde sorun çıkar. Adaleti sadece belli bir kesimin hakkı olarak görüp, ülkenin diğer yarısına adaletsiz davranıyorsa sistem çöker. Çalışkanlıktan anladığı hiç bir işte sorumluluk almadan sadece emirleri yerine getirmekse  olmaz. Bu tür çalışkanlık ataleti besler. Eşitlik sadece bir kesimin faydalanabileceği bir lüks değil, toplumun her kesiminin anayasa ile garanti altına alınmış hakkıdır. Bazıları diğerlerinden daha eşit olamaz.

Ülkenin en acil ihtiyacının kavramları yeniden tanımlayıp, her kesim tarafından kabul görecek ortak değerler inşa edilmesi olduğunu düşünüyorum. Yeni bir siyaset yapma şekline ihtiyacımız var. Yeni bir anlayışa. Eski yöntemlerin işlemediğini teslim edip, korku ve gerilim siyaseti yerine dayanışma, karşılıklı anlayış, saygı ve birleştiriciliğin ön planda olduğu bir siyaset üretmemiz gerek.

Ülkenin içinde bulunduğu durum hiç iç açıcı değil. Ekonomik, siyasal ve askeri zorluklarla karşı karşıyayız. Bu durumdan çıkabilme için bazı konularda fikir birliği sağlamaya  ihtiyacımız var.

Örneğin, halka hizmet etmek için halkın seçtiği kişiler halkın efendisi olamaz. Bu durumu toplumdaki her bireyin anlayıp reddetmesi gerekir. Ben yol yaptım diyemez bir siyasetçi, Hizmet sektöründe ben yoktur, biz vardır. İnsan yapısı gereği sahiplenici ve bencil bir varlıktır, ancak sıkı bir eğitim ve samimi bir çaba ile ego terbiye edilebilir. Bu sebeple kimse görev koltuğunu 4-5 yıldan uzun süre işgal etmemelidir aksi takdirde işgal ettiği makamın sahibi sanabilir kendini. Bu demokratik yapıdaki derneklerde de ülke yönetimlerinde de bu şekilde işler. Çoğulcu demokrasilerde Derneğin veya Ülkenin misyonu ve vizyonu, başkanınkinin önündedir.

Yazdığım sorunlar bizim hayatımıza irili ufaklı, doğrudan veya dolaylı olarak etkisi olan durumlar. Ama ilginçtir ki biz bunları ülkenin değişmez gerçekleri, siyasetin değişmez kuralları gibi algılıyoruz. Bunları  değiştirmek bizim elimizde olmasına rağmen çaresizce bekliyoruz. Ülkenin yönetimine tayin ettiğimiz kişilerin bizden aldıkları güç ile makamlarında olduğunu unutuyoruz. Kendi gücümüzü hatırlamaya ihtiyacımız var.

Değiştirebileceklerimiz değiştirmeye, değiştiremeyeceklerimizi kabul etmeye ve fakat en önemlisi ikisinin arasındaki farkın ayırdında olmaya ihtiyacımız var.

Bu Pazar günü oy veren her bireyin,  yaşadıklarımızın kader olmadığını idrak etmesini ve hafta başı siyaseten yeni bir anlayışın kazanmasını diliyorum.

 

mm

Ayse Musal Çıpa

Ankara’da doğdum ve büyüdüm. TED Ankara Koleji mezunuyum, Bilkent’te Turizm ve Otel İşletmeciliği okudum. Bir kaç sene mesleğimi yaptıktan sonra İstanbul’a taşındım ve reklam sektörüne geçtim. 17 sene aralıksız profesyonel hayatıma devam ettikten sonra 2011'de bir şirkete ortak oldum, evlendim ve 2012’de doğum yaptım. 2015’den beri Sivil Toplum Kuruluşları ile çalışmaktayım. Başka Bir Okul Mümkün Derneği’ni ve Yenidenbiz’i destekliyorum. İstanbul Gençlik ve Çocuk Sanat Bienali’nde gönüllü çalışıyorum. Kolektif işlere inanıyorum. Only One Team ile bir kolektif kitap yazıp, bir enstalasyon sergisi açtık, çevirim içi radyo kurduk ve çevirim içi şiir gecesi yaptık. Farkındalık, Reiki, Transandantal Meditasyon, Şiddetsiz iletişime giriş, yoga, P4C vb. bir çok kişisel ve mesleki eğitime katıldım. Farkındalık üzerine atölyeler düzenliyorum. Çocuklar için felsefe kolaylaştırıcılığı yapıyorum, yetişkinler için felsefe çemberleri düzenliyorum. Yazıyorum ve konuşuyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!