CORONA VİRÜS KABUSUNDAN SONRA NE OLACAK? - Halimiz
CORONA VİRÜS KABUSUNDAN SONRA NE OLACAK? 2
SOKAK HAYVANLARIMIZI UNUTMAYALIM
9 Nisan 2020
CORONA VİRÜS KABUSUNDAN SONRA NE OLACAK? 3
HAYAT, BİZ PLAN YAPARKEN BAŞIMIZA GELENLERMİŞ
9 Nisan 2020
CORONA VİRÜS KABUSUNDAN SONRA NE OLACAK? 4

Beyaz adamın gerçek tanrısı, kendisinin para adını taktığı yuvarlak metal veya ağır kâğıttan başka bir şey değildir.”

Bizler dört duvar arasında yaşarken, Tuiavii’ye göre kendi hapishanelerimizde yaşarken, o yıldızları görmeden yaşayabilmenin mümkün olmayacağını, insanlığın medeniyet zannettiği teknolojik dönüşümle nasıl özünden, doğadan koptuğunu, insanları peşinden sürükleyen paranın tek değer olduğunu anlatmıştı tane tane, içtenlikle.

Corona virüs salgınının ardından küresel karantinada yaşadığımız şu günlerde, ilk aklıma gelenlerden biri bu kitap ve anlattıkları oldu. “Dünya bir daha eskisi gibi olmayacak” diyenlerin sorusuna yanıt arama çabasıyla zihnim derinlerden bulup çıkarmıştı. Bundan sonra ne olması gerektiğini konuşurken, hatırlamak istemiş, kılavuz edinmişti zihnim Tuiavii’yi.

Erich Scheuermann’ın önsözü ile yayınlanan “Göğü Delen Adam Papalagi” adlı kitapta, bizim yaşadığımız dünyayı tasvir eden bir Samoalı yerlinin; Tuiavii’nin sözleriydi bunlar. Eğitimsiz ama doğal bilge yalınlığı ile bu kitapla karşılaştığımda üniversite birinci sınıftaydım.

Bir yandan dünyam kararmış, sarsılmış; bir yandan da ufkum açılmıştı kitabı okurken. Benim için hem bir yüzleşme hem de kendine kendine söz verme süreciydi yaşadığım. Tuiavii’ye hak vermiş, yaşadığımız düzenin sorunlarına dikkat kesilmiş, dünyada olup bitene farklı bir gözle bakmaya başlamıştım.

Ölümün bu kadar yakın olduğu gerçeği ile evlerimize kapanmışken, yanlışlardan dönme fırsatını kullanmalıyız, diye düşündüğüm için hatırladım belki de…

Muhakeme sürecimde hatırladığım ikinci eser bir film oldu. Stanley Kubric’in 1964 yapımı “Dr. Strangelove” adlı filmi özellikle son sahnesinde çökertmişti beni. (Dikkat sonraki cümle spoiler içeriyor!) Soğuk savaş yüzünden dünyanın sonunun gelmesinin anlatıldığı filmde, insan neslinin sürmesi için bir formül geliştirilmeye çalışılıyordu. Hiç pişmanlık duyulmadan, hiçbir ders çıkarılmadan, aynı hataların devam etmesi mizahi bir dille anlatılıyor, izleyende büyük hayal kırıklığı yaratıyordu. Söz konusu sahnede, insan neslini sürdürmek üzere bir tercih yapılması gerektiğinde, Doktor Strangelove’ın “Bilgisayar, gençlik, sağlık, zekâ, üretkenlik ve gerekli ihtisasları öncelik alacak şekilde programlanabilir. Tabii üst düzey hükümet ve ordu mensuplarını dahil etmek yaşamsal önem taşır” cümleleri durumu özetliyordu.

Bu filmi anımsamam ve anımsatmamın nedeni gayet açık. Filmde ikinci bir şans elde eden insanlar bu şansı da kullanamamıştı. Ya bu pandemi belası bertaraf edildikten sonra insanoğlu ikinci şansını kullanamaz da yine rahat rahat yan gelip yatmaya devam ederse? Ya daha da kötüsü şimdi olduğu gibi doğayı katleden eylemlerini sürdürüp dünyanın sonunu getirecek riskleri artırırsa? Sonuçta yıllardır seragazı konusunda bile ilerleme sağlanamadı.

Dünya Sağlık Örgütü başta olmak üzere birçok bilim insanı ve kuruluşu tarafından yıllardır uyarılmamıza rağmen göz göre göre yaşamıyor muyuz bu salgını? Ya corona salgını gelecek daha büyük tehlikelere karşı bir uyarı olarak değerlendirilmezse?

Tüm bu ve eklenmesi mümkün birçok soru, insanı çaresiz ve mutsuz kılıyor. Çünkü yanıtların etrafı hurafeli çitlerle çevrilmiş, ulaşmamız istenmiyor gibi. Oysa insanın önünde net yanıtlar var. Biz de Tuiavii’nin bakış açısı ile anlattığı doğal yalınlıkta net yanıtlar bulalım; örneğin…

-Sağlık ve eğitim temel haktır! Herkesin bu haklara ulaşabilmesinin sağlanması gereklidir.

-Anayasa bireyi eşit kılar. Virüsle mücadele bazılarını kapsayıp, bazılarını dışlayamaz, herkes için önlem alınır. Yani birileri evde kalsın, bazıları çalışmaya devam etsin uygulaması kocaman bir saçmalıktır. İnsanları aç kalmakla, corona virüs kapıp ölme riski arasına sıkıştırmak büyük bir haksızlıktır.

-Dünyaya hâkim olan ve adına neoliberal denen yaygın sisteminin sürdürülebilmesi mümkün değil! Çünkü hem doğaya hem insana duyarsız, sadece kâr-para dengesiyle kendini yok eden bir yapısı var…

Dolayısıyla corona virüs ve pandemiyi, “Her işte bir hayır vardır” düşüncesiyle karşılarsak, önümüzde yolumuzu belirleyecek iki ses var. Biri başta dünyayı ayakta tutan bir avuç sağlık çalışanı olmak üzere, bu süreçte çalışmak zorunda kalanların ya da işten çıkarılıp aç kalanların verdiği mesaj.

Diğeri de kurye organizasyonu olmadığı halde eve servis yapmaya başlayıp, mevcut market çalışanının iş yükünü on katına çıkaran fırsatçı patronların; yaşanan bunca sıkıntı içinde gereksiz harcamaları durdurmak yerine rant inşaatlarını ve israfını sürdürmek isteyen yöneticilerin mesajı.

Bu iki mesajdan hangisini dikkate alacağımız yolumuzu ve geleceğimizi belirleyecek.

Bana göre ilk mesajı alarak, acil değişmesi gerekenler listesi yapmalıyız. Listenin en başına da yüzyıllardır peşinden gittiğimiz eşitlik, özgürlük ve demokrasi gibi kavramların önündeki engelleri kaldırmayı koymak gerekiyor.

İşte o zaman corona sonrası dünya için adım atmış; hayatı daha anlamlı kılmış olacağız ve daha eşitlikçi, daha adil, daha özgür bir dünyada yaşama ihtimalinin belirmiş olduğunu görecek, sevineceğiz.

İşte o zaman cenazelerimizi bile yalnız gömdüğümüz bu corona günlerinde acımızı bir kenara koyup, gözyaşlarımızı içimize akıtıp, teselli bulabileceğiz. İlkel çağlardan bu yana insanoğlunun verdiği mücadelelerle ortaya çıkan medeniyet birikiminin anlamlı bir yere ulaşacağını düşünüp, umutlu olacağız.

mm

Semra Topçu

SEMRA TOPÇU BİYOGRAFİ 18 Ekim 1972’de Erzurum’da doğdu. İlk orta ve lise öğrenimini Ankara’da gördü, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-Televizyon ve Sinema bölümünden 1993 yılında mezun oldu. Aynı yıl meslek hayatına TRT’de istisna akitli muhabir olarak başladı. Radyo Haber’de muhabir olarak çalışırken aynı zamanda Müzik Dünyasından Haberler adlı programı yaptı. 1996 yılında Flash Tv’ye muhabir olarak girdi televizyon haberciliğine adım attı, gece 24:00’te Ankara Gündemi bağlantısı ile haber program canlı yayınlarına başladı. 1998 yılında ETV’de muhabirlik yaparken, kısa bir süre sonra ETV’nin Ankara Haber Müdürü oldu. “Gündem Özel” haber yorum röportajları yapmaya başladı, “Haber Panorama”, “Düşündükçe”, “Çapraz Ateş” gibi haber programlar hazırladı. Yeni İleri gazetesinde köşe yazdı. 2003 yılında televizyonculuktan ayrılarak, Eski Bakan Ahmet Kurtcebe Alptemoçin’e danışmanlık yaptı, kitaplarını hazırladı; nehir söyleşi tekniğinde “Özallı Yıllar / Bir Rüyanın Ardından”, “Ve Özal’dan Sonra / Kaybolan Yıllar” ismiyle yayınlanan iki kitap çıkardı. 2011 yılında televizyonculuğa, Halk Tv Haber Müdürü olarak döndü. Aynı zamanda Halk TV’de sabah yayınlanan “Güne Başlarken” sabah kuşağını hazırlayıp sunmaya başladı. Sabah programı yanı sıra özellikle yaz akşamları 21:00’de yayınlanan Gündem Özel, İktidar Satrancı, Doğruya Doğru isimli programlarını hazırlayıp sundu. Ayrıca Haber Müdürlüğü’nün ardından Halk TV Program-Yayın Sorumlusu olarak görev yaptı. Halk Kitap’tan çıkan Günebaşlarken Hafızayı Taze Tutmak, Ata ve Latife Hanımefendi, Mareşal Fevzi Çakmak ve Halide Edip Adıvar isminde 4 kitabı bulunuyor. Hafta içi sabah 9.30’da canlı yayınlarını ve röportajlarını youtube, periscope ve facebooktaki hesaplarından yapmaya, yazılarını da semranindefteri.com adlı siteden paylaşmaya devam ediyor.

1 Comment

  1. VACİT KARAGÜLMEZ dedi ki:

    CORONAVİRÜSTEN SONRA AĞIRLAŞAN BŞR YAŞAM KOŞULU ZENGİN DAHA UCUZ İŞÇİLK VE DAHA KALİTESİZ MAL ÜRETİP SATARAK MALLARINA MAL KATIP SERMAYELERİNİ BÜYÜTECEKLER. YANİ HEP OLDUĞU GİBİ ZENGİN DAHA ZENGİN VE FAKİR DAHA FAKİR OLACAK. ÇÜNKÜ İŞSİZ GÜÇSÜZ İNSAN ÇOK OLUNCA EMEĞİN KARŞILIĞI ÜCRET AZ OLACAK. PİYASADA ARZ AZ TALEP FAZLA OLURSA MALIN KARŞILIĞI FİYAT ENDEKSİ YUKARILARDA OLURSA ALIM DAHA AZ PARASI OLAN DAHA RAHAT VE YAŞAM KALİTESİ DAHA YÜKSEK.AMA ŞU ANDA EŞİTSİZLİK VE PAYLAŞIM ADİL OLMADIĞI İÇİN İKTİDARA YAKIN OLAN ÇEVRELER İŞ YERLERİNE SAHİP OLUP UCUZ EMEK KARŞILIĞINDA İNSAN ÇALIŞTIRIP İSTEDİKLETİ GİBİ SALTANAT SÜRMENŞN PEŞİNDE OLACAKLAR.YANİ ZOR HAYAT KOŞULLARINI GÖREN İNSANLAR GEÇİM SIKINTISI YÜZÜNDEN BAŞINI KALDIRAMAYACAK VE İKTİDAR İSTEDİKLERİ GİBİ GÜNDEM YARATIP İSTEDİKLERİ ANAYASAYI ÇIKARMAK HİÇ DE KOLAY OLMAYACAK.DEĞİŞEN BİR ŞEY OLMAYACAK ŞU BİLGİ ÇAĞINDA İSRAİL VE YİNE AMERİKA VE BUNU YANINDA ÇİN VE HİNDİSTAN. GİBİ DEVLETLERİN VE BUNU YANINDA RUSYA VE AVRUPA ÜLKELERİ ÜZERİNDEKİ GÜÇ VE KUDRET GÖSTERECEK VE HER GEÇEN GÜN İSPANYA İTALYA VE LİBYA HATTA MISIR GİBİ VE ORTA DOĞU ÜLKELERİNİN VE SURİYE POLİTİKASINDA DAHA YETKİ SAHİBİ OLACAK DİYE GÖRÜNÜYOR.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!