CORONA VİRÜS NASIL BİR DÜNYA DÜZENİ YARATACAK? - Halimiz
CORONA VİRÜS NASIL BİR DÜNYA DÜZENİ YARATACAK? 2
EĞİTİMDE ONLINE DEVRİ
26 Mart 2020
CORONA VİRÜS NASIL BİR DÜNYA DÜZENİ YARATACAK? 3
KORONA KRİZİ, KÜRESEL EKONOMİ VE TÜRKİYE
26 Mart 2020
CORONA VİRÜS NASIL BİR DÜNYA DÜZENİ YARATACAK? 4

Yirmibirinci yüzyıl, olaylara doymuyor. Bir öncekine veda ettiğimiz yılbaşı gecesi, saatler yeni seneyi ve yeni yüzyılın başlangıcını işaretlediğinde, bilgisayarların çökeceği paniğini yaşamıştık. Sanki yaşam bir anda kaosa bürünecekti. Korkulan olmadı…

11 Eylül 2001’de El-Kaide terör örgütü mensupları, ticari uçakları içindeki yolcularla birlikte silah niyetine kullanıp New York’taki İkiz Kuleleri sanki delmek istermişcesine ortalayarak hedefleyince ortalık fena karıştı. Amerika, önce Afganistan’a ve sonra Irak’a askeri müdahalede bulundu. Dünya, Amerika’nın, ilkinde yanında oldu ama ötekisinde geri durdu. Yeni yüzyılın başlangıcı için öngörülen kaos artık dünya sahnesinde yerini alıyordu.

2008’deki küresel finansal kriz ve 2011’de Tunus’da başlayan ve bir dizi Arap ülkesinde halkların ayaklanması ile yılların diktatörlerini al aşağı eden olaylar zinciri ise kaosun artık bu yüzyılın ana aktörü olduğunu ispatlamıştı. Corona virüsü ile de başımızın tacı oldu…

Amerika ve Çin, bu yüzyıl için öngörülen iki başat rakiptiler. Bugün virüs yüzünden birbirlerini suçlama maratonundalar. Pandemiye dönüşen bu ölümcül virüse çare henüz bulunamamışken, siyasilerin bu atışmalarının kaosa bir çentik daha atıp derinleştirmekten başka bir işe yaradığı ise yok.

Bir yerde, bir şekilde, bir kitle, Amerika’nın attığı her adımı tüm detayları ile düşünmüş, sonuçlarını milimetresine kadar hesaplamış ve dünyayı da parmağında döndürebilen bir güç olduğu kanaatinde. Amerika da mutlaka moral buluyordur böylesine üstün bir yetiye sahip olduğuna inanıldığı için. Madalyonun öbür yüzünde ise böylesine dahi bir projeksiyona sahip olmadığını gösteren açık bir tablo var…

Amerika, Irak’a demokrasi götürmek için askeri gücünü kullandığını ifade etmişti. Iraklılar, çiçeklerle karşılayacaklardı onları. Ama korku ve öfke, daha hakim duygular olarak ortaya çıktı. İnsan haklarını temel alan bir demokrasi anlayışına sahip denilen Amerika, Iraklıları, Saddam’ın zindanlarından Ebu Gureyb işkencehanesine savurdu. Hayatta kalan pek çok Iraklı bu süreçte yolunu, ruhunu kaybetti…

Arap Baharı, Amerika için farklı siyasi zorlukları getirdi. Ve her bir kalkışmada da bölge halkı umduğunun tersini buldu. Son durak Suriye’de de işler istendiği gibi gitmedi ama Rusya, yüzyıllardır istediği sıcak denize inme fırsatını tek çırpıda kaptı. Esad hala ülkenin lideri ve Rusya eskiden sadece askeri olarak bir nüfuz sahası olan Suriye’de, bugün siyasi söz sahibi de… Sivil halk ise Allah’a emanet, ruhunu satmazsa sağ kalamayacak kadar kaosa batmış durumda.

Bölgede, siyasetin acı soğuğunu yemeyen kalmadı.

Corona virüs salgını da böylesine çapsız bir siyasetin hüküm sürdüğü bir zaman diliminde, insanoğlunu nefesinden kesercesine bir anda ortaya çıkıverdi. Siyasete dair her gidiş, ister ülkelerin sınırları içinde isterse uluslararası denklemde, değişimi zaten talep ediyordu. Dünyanın neresine bakarsanız, insanlar siyasetçilerinden şikayetçi. Eften püften, kapris veya şımarıklık yapmak istercesine değil. Siyasetin, hayatlarını gerçekten zorlaştırmasından yorgun ve bitap düştüklerinden değişim talep ediyorlar. Bu değişimin gelme zamanı corona salgını ile hızlandı ama bugünden değişimin adını koymak için erken.

Bugüne de bir dolu insanın, bir dolu çapsızlığı sayesinde geldik. Bu çapsızlık da sadece siyasilerle sınırlı değil. Bu siyasi gidişi inşa eden insan kitlesi olmasa, siyaset de bu kadar acımasızca insanın hayatını zorlaştıramazdı. Bunu yapan insanlar da biziz, sen-ben-o şeklinde. Uzaylılar henüz ortada yoklar! Bizden başka, yabancı birileri mesul değil bu ortaya çıkan tablodan. Bu, bizlerin orijinal üretimi.

Ve şimdi tam bir çatal ayırımındayız. Milyonlarca insan dünyanın dört bir tarafında evlerinde oturup ölüm korkusu yaşarken, nasıl dönüşecekler bilemeyiz. Belki hayatta kalmak için tamamen hayvani dürtüler tetiklenecek ve aynı bugünlerde olduğu gibi ve fakat katlanarak, kendinden olmayan herkese ve her şeye karşı vahşice yok etmek için saldıran daha da büyük bir dürtüyle çıkacağız bu süreçten.

CORONA VİRÜS NASIL BİR DÜNYA DÜZENİ YARATACAK? 5

New York’ta polis korumasındaki tuvalet kağıtlarına bakın. ↑ Bir tek New Yorklular mı tüketim çılgınlığında! İstisnasız her ülkede insanlar anlamsız bir alışveriş deliliğine kapılmadılar mı! Biz dahil diğer başka ülkelerde de bazı ilaçlar, daha virüsü kapmamış, hasta olmayan, son derece sağlıklı kişiler tarafından alındı. Gerçekten ihtiyacı olanlar gözden çıkartılarak. İnsanoğlu, ölümlü olduğunu sanki bilmiyordu da bir anda öğrendi gibi, ölmemek için başkalarının hakkını gasp etmeyi kendine hak bildi. Sanki kendi oyun kurucuymuş da, pili hiç bitmeyecekmiş gibi bir şuursuzlukta.

Elbette bugünler, sadece, insanın çirkin ve insanlıktan çıkmış yüzüyle de şekillenmiyor.

Avrupa, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en büyük krizi ile karşı karşıya olduğunu söylüyor. İtalya’da ölü sayısı 6820, Fransa’da ise 1000 kişinin üzerini buldu. Sadece dün 240 kişi öldü. İspanya’da 2700 kişi hayatını kaybederken, 39673 kişiye teşhis kondu  ve bunların %14’ü doktorlardan ve hemşirelerden oluşuyor. Bu da her 10 hastadan birine denk geliyor çünkü sağlık çalışanlarının kendilerini korumak için yeterli medikal ekipmanı yok.

Giyim sektörünün devleri Gucci, Prada, Louis Vuitton ve Givenchy, İtalya, Fransa ve diğer Avrupa ülkelerine dağıtmak/bağışlamak üzere milyonlarca maske diktiriyor. Şaşırmayın, Çin’de…

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, “doktorlar, güvende olduklarını bildikleri zaman ancak işlerini doğru yapabilirler. Eğer doktorların salgından korunmasını öncelik bilmezsek, çoğu insan kendisini tedavi edebilecek doktor bulamayacağı için ölecek,” dedi.

Maske fiyatları, Avrupa’da da en az altı katına arttı. Önlükler ise ikiye katlandı. WHO’nun açıklamasına göre dünya genelinde her ay düzenli 90 milyon tıbbi maske, 76 milyon eldiven ve 1.6 milyon goggle ihtiyacı var.

Bile bile hastası için hayatını feda eden doktorlara ve hemşirelere elbette insanoğlu büyük bir minnet borçlu. Ama burada esas soru şu: Eğer ki corona sonrası dünya düzeni değişecek diye bir beklenti içindeysek, bu değişim, ilk etapta, “Yarabbi Hep Banacılarla, Başkalarının Canını Kendinden Gibi Görenler” arasındaki toplam ağırlığın kaydığı taraftan yana olacak gibi duruyor. Bu ikilemi hep yaşıyorduk, kafamız bu konuda hep karışıktı, bu yüzyılda hepten karıştı. İnsan dokumuzun rengini netleştiremedikçe de küresel olarak nasıl bir yeni dünya düzeni kurulacağını da bilemeyiz. Bilmek için bugün, her zamankinden daha çok, yaşamak istediğimiz dünyayı yaratıyormuşcasına her bir işimizi görmeli ve konuşmalıyız.

Bir de, belirsizlikten nefret eden insanoğlunu rahatlatmak için bu süreçten nasıl çıkacağımızı ilk söyleyen olma merakına sanki girmemeliyiz. Bu ara, sürecin içinde neler olduğuna dikkat etmek ve sağlam birer gözlemci olmak, iddialı çıkışlardan daha yapıcı ve isabetli bir yaklaşım olur. Bilmediğimizi, bilmiyoruz; bilmediğimizde de akışa güvenmeyi öğrenirsek aslında yaşamak istediğimiz dünyayı inşaya gerçekten karar vermişiz demektir. Heyecan verici bir olasılık…

 

mm

Tülin Daloğlu

Publisher / Yayıncı - tulin.daloglu@halimiz.com Bu sitenin yayıncısı ve baş editörüyüm. Gazetecilik mesleğimde yirmi yılı geride bıraktım. Başta Türk medyası olmak üzere, Amerika, İngiltere ve İsrail medyalarında yazılarım yayınlandı. Ankara, Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden mezunum. Üzerine aynı bölümde master çalışmam var … Ve Washington, D.C., Amerikan Üniversitesi'nde medya hukuku üzerine ikinci lisans üstü çalışmamı tamamladım. Şimdi, bu yeni mecrada huzurlarınıza çıkıyorum … yazarak, konuşarak, bilgi odaklı yürüyerek var olmaya kıymet verenlerdenim…

1 Comment

  1. Orhan dedi ki:

    Yeni dünya düzeni için bir seçenek.
    ..www.gelenekvegelecek.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!