ÇARPAN ETKİSİ - Halimiz
ÇARPAN ETKİSİ 2
HERKES EVDE KALSIN, SEN TOPUNU OYNA
19 Mart 2020
ÇARPAN ETKİSİ 3
ÇİN, COVID-19 İLE MÜCADELEDE YAPABİLECEĞİNİN EN İYİSİNİ YAPMAYA ÇALIŞTI
19 Mart 2020
ÇARPAN ETKİSİ 4

İşin ciddiyeti çarpıcı tablolarla gözler önünde.

Hiçbir alanda, bu küresel felakete hazır olmadığımız da yavaş yavaş kendini ortaya koymaya başladı.

Zira çağın vebası ülkemizde geometrik tabloyla değil, diğer ülkelerde de olduğu gibi çarpan etkisi ile yayılmaya başladı.

Bırakın sıradan yurttaşı, anlı-şanlı kurumlarımızın bile Aralık’tan bu yana çağın vebasına karşı hazırlanmadığı gün gibi görülmeye başlandı.

Dünya Sağlık Örgütü yönetimi yalvarıyor, ‘Bol bol test yapın’ diye.

Ama test yapacak bir altyapı bile tam olarak oluşturulmamış.

Bir çok hastanenin acil servisinde görevli personel maskeyi cebinden para vererek alıyor.

Tabii ki bulabilirse.

Yurtdışından dönenler öğrenci yurtlarında karantina altına alınıyor, ama orada bile 14 gün bekleyip bu felaketin yayılmamasına katkı vermeleri gerekenler, kontrol altında tutuldukları öğrenci yurtlarından bize bir şey olmaz diyerek kaçmaya çalışıyor.

Karantinaya dışarıdan gelen yurttaşları taşıyan otobüsü polis durduruyor, içinde hatırlının çocuğu indiriliyor ve özel araçla evine gönderiliyor.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bile uyarıda bulunmasına rağmen, cenaze törenleri düzenleniyor, hem de binlerce kişinin katıldığı.

AB ülkeleri, yıllar önce kaldırdıkları sınırları yeniden kapatmaya başladı.

Ülkeler karşılıklı dış ticareti noktaladı.

Ve virüsün görüldüğünün haftasında, Sayın Cumhurbaşkanı ilk kez göründü TV ekranlarında.

İlgili kurumların yönetenlerini topladı.

Bu toplantıdan birkaç saat önce de, Sayın Cumhurbaşkanının el sallayan bir fotoğrafı servis edildi.

Millete el salıyor sandım, morallendim.

Meğer Macron ile yaptığı telekonferans görüşmesi sırasında Macron’a el sallıyormuş.

Düzenlenen toplantıya katılan, ‘İlgili Kurum’ listesinde Türk Tabipler Birliği yok. İşçi Temsilcileri yok.

Yani sen-ben, bizim oğlan bir araya gelmişler.

Asıl sorun ekonomide.

Aykırı olmayanlardan oluşturulan bir ‘Bilim Kurulumuz’ özveriyle çalışıyor.

İzin verilen ölçüde halkı aydınlatıcı bilgiler veriliyor, uyarılar yapılıyor ama, neden davul çalarak gelen ekonomik kaosa karşı bir ön hazırlık yapılmadı, izaha muhtaç.

Karantina için öğrenci yurtlarından Kredi ve Yurtlar Kurumuna bağlı yurtlar seçilirken, neden Türgev’in, Tügva’nın, Ensar’ın, İlim Yayma Cemiyeti’nin, Birlik Vakfı’nın sembolik kiralarla vakıflardan kiraladığı modern yurt binaları düşünülmez, seçilmez.

Neden özel hastaneleri geçici olarak kamu hizmetine almak kimsenin aklına bile gelmez.

Alman lider çıkıyor ve uyarıyor, “Önümüzdeki 1 yıl içinde bu virüs nüfusun yüzde 70’ine bulaşacaktır. Ona göre önlem alalım, ona göre yaşam çizelgemizi düzenleyelim,” diyor.

Ama bizde Sağlık Bakanı her gece yarısı günün (Z) Raporunu veriyor.

Sayın Cumhurbaşkanı sabır ve duayla bu işin üstesinden geleceğimizi ve önümüzde muazzam ekonomik fırsatlar olduğundan bahsediyor.

Oysa ben merak ediyorum.

Hazine ve Maliye Bakanı, 2 ay içinde ülkedeki işsizliğin yüzde 20-30’u bulması durumunda ne gibi önlemleri hayata geçirecek.

Meclis, çağın vebası için hangi önlemleri alacak.

Muhalefet Partileri’nin konunun incelenmesi, önlemlerin belirlenmesi için sunduğu teklif AKP ve MHP’nin oylarıyla reddedilmiş.

Ben Muhalefetten olsam, “Çağın vebası konusunda Meclis’in hiçbir araştırma yapmamasını talep ediyoruz” diye bir düzenleme teklifi sunardım. Belki reddedilir, böylece bu ciddi konunun Meclis gündemine getirilmesi sağlanırdı.

Zira Türkiye Büyük Millet Meclisi, Cumhuriyet tarihimiz boyunca ülkenin en kritik dönemlerinde bile kapanmamıştır.

Dedim ya asıl mesele ekonomi.

Eğer ülkenizin İhtiyat Akçesi varsa, Merkez Bankanızın kasasında…

ABD gibi her kayıtlı vatandaşa bin dolar verir ve borç yerine hibe sayarsınız, kritik süreçte dar ve sabit gelirli kitlelere nefes aldırırsınız.

Ama 363 Milyar Dolar gibi bir açıkla yakalanırsanız felakete, sabır ve dua telkin edersiniz.

Dikkatimi çeken bir ayrıntı da, Sayın Cumhurbaşkanının Merkel, Johnson ve Macron ile yaptığı telekonferans görüşmesinde, ‘İtibar Kalemiz’ Saray yerine Çankaya Köşkü’nü tercih etmesi.

Bu yazıyı, Sayın Cumhurbaşkanı başkanlığında yapılan toplantı sürerken kaleme aldım.

Çünkü biliyorum, alındığı söylenen önlemler, getirilecek düzenlemeler “Suya yazılan yazı” olarak ekonomi ve sağlık tarihimize geçecektir.

Bütün milletlerin sağlığını alt-üst eden, dünyayı ekonomik yönden de sarsan çağın vebası ile ilgili sorumlu makamlarda oturanların, sorumluluk bilinci ile hiçbir şeyi gizlemeden halka anlatması, önlemler konusunda rehber olması gerekir.

Zira Türk milleti sağduyulu, ötekileştirmeyen, her düşünceyi, her öneriyi dikkate aldıklarını gösteren bir ses bekliyor tam 8 gündür.

mm

Ahmet Zorlu

1960 Yozgat Boğazlıyan Doğumluyum. Yerel Kayseri Gazetesi’nde meslek hayatına başladım. Orta ve Lise eğitimimi gece okullarında yaptım. Gündüz ise gazetelerde çalıştım. 17 yıl Hürriyet Haber Ajansı Orta Anadolu Bürosunda çalıştım. 1995’te yeni oluşmaya başlayan yerel televizyonlarda görev aldım. Kay-TV, Erciyes TV ve Kanal38 Televizyonlarında Haber Merkezi Müdürü ve Yayın Yönetmeni olarak görev yaptım. Halen Olay Türk TV’de ‘Ahmet Zorlu ile Düzlem’ programını yapıyor, yerel Kayseri Olay Gazetesi’nde günlük köşe yazıyorum. Yayınlanmış ‘Zorlu Yıllar’ ve ‘Fetözedeler-Fetözadeler’ isimli iki kitabım bulunmaktadır. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyesiyim. 2009 yılından bu yana Sürekli Sarı Basın Kartı sahibiyim. Evli ve bir çocuk babasıyım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!