C-UM-HUR-İYİ-ET - Halimiz
C-UM-HUR-İYİ-ET 2
RUSYA SORUŞTURMASINDA İLK TUTUKLAMALAR VE SUÇ KABULÜ…
2 Kasım 2017
C-UM-HUR-İYİ-ET 3
SİYASİ BİR DARBE
2 Kasım 2017
C-UM-HUR-İYİ-ET 4

Tarih : 29 Ekim 2017 Pazar

Bu sabah kalbim buruk uyandım.

Sürekli bayram mesajları geliyor.
Dostlar Cumhuriyet Bayramı’mı kutluyor.

Her kutlamayı okuduğumda, videoyu seyrettiğimde,
İçim daha buruluyor…
Gözlerinden yaşlar fışkırmak istiyor…
Nerde o bayram sevinci?
Nerde bendeki hiç bitmeyen coşku hali?
Nerde bendeki o istesem dağı deler geçerim, gayret hali?
Nerde bendeki o bazen beni bile şaşırtan, herşeyin iyiliğe ve güzelliğe hizmet ettiği inancı?

Ben dostlarımın bayramını kutlayamadım.
Kimseye bayram mesajı atamadım.
İçimde bayram sevinci bulamadım.
Bayramımı bayram yapamadım.
O burulma beni içine çektikçe çekti, Ben dışarı çıkamadım.

Üzgün müyüm?
Değil?
Kırgın mıyım?
Değil.
Kızgın mıyım?
Değil.
Küskün müyüm?
Değil.
Çaresiz miyim?
Değil.
Korkuyor muyum?
Değil.
Eksik miyim?
Evet, evet. Kendimi eksik gördüm.

Eksik olduğumu bildim,
Ancak tam nerde eksik olduğumu bilemedim.
Hep elimden geleni yaptım.
Yine de nerde eksik kaldım?

Birden CUMHURİYET bana kendini farklı gösterdi.

C- Um- Hür- İyi- Et …

Biz HÜR doğduk,
HÜR yaşarız…
Özümüz Hürr- İyi-Et ‘tir.
Ancak HÜR nasıl iyi edilir?
İYİ aslında nedir?

Hür’üm diye benim için doğru olan herşeyi yaparsam,
Ancak benim doğrum sana uymazsa,
Seni de gözetmez, gözüm kendimden başkasını görmezse,
Doğru bozulur,
Yanlış olur,
Sonuç benim için iyi iken, senin için kötü olur,
İyi bozulur…
Sonuçta hür olan ben zalim,
Sen mazlum olur…

Bilir misin, evren hep iyiliğe işler?
Kantarın topuzu kaçtımı evren kendini iyi zanneden zalimden hep yer,
Dengeyi kurabilmek için mazlumun iyiliğine işler.
Dengeyi bozan iyilik hali, elbet bir gün sona erer.
Ancak bu sefer mazlumu sınav eder.
Dünün mazlumu, bugünün zalimi olacak mı?
Zalim – mazlum döngüsü bir zincir,
Mazlum olan unutmazsa geçmiş acısını,
Affetmezse olanları,
Hür’ünü iyi etmez,
Kendini gözetirken, seni görmezse,
Dünün mazlumu, bugünün zalimi,
Dünün zalimi, bugünün mazlumu olur,
Devran döner,
Ancak sınav hep aynı olur.

Ah can kıyamam sana,
Sen de kıyma bana,
Hür’ümü iyi eder,
Senin ile orta yolu bulurum, inşallah,
Konuşuruz anlaşırız,
Şefkatimizi arttırır,
Çözümleri çoğaltırız,
Zalim ile mazlumu barıştırır,
Aramızda iyilik halini yaşatırız.

Bu iyilik hali hep sürecek mi?
Senin ile benim için iyi olan herkes için iyi mi?
Anlaşsak bile biz,
Bu Hür’ü iyi etmeye yeter mi?

Unuttuk onu…
Ben varsam, sen varsan,
O da var.
Bu tartının iki gözü yok.
Ülkemizdeki insan sayısı kadar gözü var.
Orta yol ise hepsinin kesişiminde,
Bozulmayacak iyilik hali,
Orta dosdoğru yolun kendisinde,

İ-Y-İ ‘nin sırrı Y’de
Y’nin bir ucu BEN,
Bir ucu SEN,
Bir ucu O,
Kesiştiği yer ise,
Hür’ü, İyi etmek için buluşulması UMUT edilen,
Saf bilinç, ŞEFKAT hali…
Cumhuriyet’in besini…

Ülke sınırları dışında…
Ben bize, sen size, o onlara dönüşür,
Bozulmaz iyilik hali, orta yolda yine görünür.
Bize hedef olarak gösterilen,
‘Yurtta barış, cihanda barış’ ile,
Dünyada herkes hür olur,
Cumhuriyet insanların bir arada yaşamasının tek yoludur.

Anladım….
İki gözle dünyaya çok bakmışım.
Gördüklerimden hoşlanmamış,
Burmuşum gönlümü.
Özümdeki UMUTtan uzak kalmışım.
Kendimde UMUTu eksik kılmışım.

Kendime geldim çok şükür.
Burduğum gibi o gönlü açmasını bilirim.
Dünyaya bakan gözlerimi daha şefkatli yapabilirim.
Umudumu ve iyiliğe olan gayretimi bu şefkat ile besleyebilirim.

C-Um-Hur-İyi-Et’in
‘C’ harfi bayrağımızdaki hilal,
‘Um-Hür-İyi-Et’ de yıldızımız, güneşimiz olsun…
Bu bayrak göklerimizde hep yerini bulsun.

Eksik yanlarımızı tamamlamak,
Şefkatimizi arttırmak,
Daha erdemli olmak,
Orta yolda hep beraber buluşmak nasip olsun.

Bu bayrak altında HÜR’ü İYİ etme bilinciyle yaşayan herkese selam olsun…

Sevgiyle?
Saygıyla??
Dostlukla??

mm

Funda Bekişoğlu

Brüksel doğumlu... 'Ne olacaksın?' diye sorulduğunda, 'Doktor olmayacağım' deyip ODTÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümünü okudu... Daha mezun olmadan yolu çizildi ve 4. sınıf bitmeden gelen teklif ile mezun olunca Koç Holding'de çalışmaya başladı... Mühendis idi. Sonunda yolu proje yöneticiliğine kaydı. Evlendi... Daha çok çalışmaya başladı... Yıllar geçti, daha da çok çalışmaya başladı... Hep severek çalıştı... Ve sonsuza kadar çalışacak zannederken, yolu değişti, olmayacak denilen ikiz çocukları dünyaya geldi... İş hayatını bırakıp ev hayatına geçiş yaptı... O kadar benimsedi ki, 'Hep mi anne doğdum' diye düşünmeye başlamışken, yolu değişti ve aile işletmesi, mermer fabrikalarında çalışmaya başladı... Mühendisim derken, bilmeden yönetici oluverdi... Üstüne bir de işletme okudu... 15 yıldır aile şirketinin yönetim kurulu başkan yardımcılığını yapıyor... İşini bilerek yapmak istiyor... Hayatı hep çaba ile geçti... Çocukluğundan beri farkettiği ancak anlamlandıramadığı, dile getirip anlatamadıklarını, bilerek yazamayacağını anladığında, çabasızca, BİLMEDİKLERİNİ yazmaya başladı... Bilincinden değil, düşünerek değil, nerden geldiğini bilmeden yazıyor... Belki de sadece kendine yazıyor...

1 Comment

  1. Can dedi ki:

    Funda hanım merhaba seçimlerde aday olmalısınız. Sizin gibi kaliteli insanların elbirliğiyle güzel yarınlar mümkün olabilir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!