BİLİMSELLİK - Halimiz
BİLİMSELLİK 2
HAFTANIN ÖNE ÇIKAN HABERLERİ
13 Şubat 2020
BİLİMSELLİK 3
TÜRKİYE YOLSUZLUKTA KIRMIZI ALARM VERİYOR!
13 Şubat 2020
BİLİMSELLİK 4

Bilimsellik iş yaparken, ülke yönetirken, günlük hayatta, sağlıkta karar verirken kılavuz olarak bilimi almaktır.

Bilimsellik, araştırmalar sonucu ispat edilmiş veya yanlışlanmamıştır. Bilimsel metot, iddia ettiği savın ispatına nasıl ulaştığını adım adım gösterir. Araştırma, gözlem, hesap, matematik, mantık yöntemlerini kullanır.

Biri, dünya yuvarlak olmasaydı düşerdik, demek ki dünya düz dediğinde bir bilimsel teori iddia etmiş olmaz. Bilimle  safsatanın en büyük farkı budur.

Bilimsel veriler, tutarlı, kısa ve öz ( gereksiz hiç bir bilgi barındırmayan), bilgi açısından yanlışlanabilen, kontrollü, test edilmiş deneylere dayanan, düzeltilebilir ve dinamik, ilerici ve geçicidir. Hiç bir bilim adamı bilimsel bilgi için nihai bilgidir iddiasında bulunmaz.

Bilimsel olmayan bilgi, sadece kendi savını doğru kabul eder.

Bilimsel bilgi araştırmaya ve sayısız tekrarla yapılan kontrollü deneyler sonucunda elde edinilen, belirli bir yöntem ve mantık izleyen bilgi türüdür ve yanlışlanana kadar doğruluğu kesin kabul edilir.

Şimdi bu bilgi ışığında ülkemizde yaşanan felaketleri inceleyelim. Çevre mühendisleri, mimarlar ve mühendisler aksini söylemesine rağmen, ormanda yaşayan binlerce canlının yaşamı pahasına üçüncü havalimanı yapıldı ve iniş ve kalkışlarda sürekli sıkıntı yaşanıyor. Kuş göç yollarından tutun, aşırı rüzgar almasının iniş ve kalkışlarda yarattığı riske, altyapı yetersizliğinden alanın büyüklüğünün zaman açısından büyük dezavantaj oluşuna kadar bir çok sıkıntılı konu var.

Van’da çığ felaketi oluyor. Bu felaketten çok kısa bir süre önce Nasuh Mahruki, AKUT’un kuruluş amacından saptığı ve gönüllülerine oluşan uzman ekip yerine yönetime yakın yandaş ekibin geldiğini söyleyerek yakın zamanda AKUT yönetimini terk etmişti. Çığ felaketi olduğunda, arama kurtarma ekipleri içinde 20 senelik tecrübesi olan AKUT gönüllüleri yok, onun yerine İçişleri bakanlığına bağlı AFAD’ın maaşlı çalışanları var. Nasıl bir eğitimden geçtiler, afet tecrübeleri ne bilemiyoruz. Olayın ardından Nasuh Mahruki’nin Bianet’e yaptığı açıklamaya bakarsak, kurtarma çalışmasına kalabalık gidilmesi ve iş makinalarının çalışması ikinci çığ riskini artırmış. Mümkün olduğunca az kişiyle ve profesyonellerle arama kurtarma çalışması yapılması gerekirmiş.

Elazığ’da deprem oldu. Kızılay yardım toplamaya başladı. 20 senedir Devlete ödediğimiz deprem vergilerinin hesabını soranlara davalar açıldı. Acun bir gecede 73 milyon yardım parası topladı ve AFAD’ın kasasına transfer edildiğini ilan etti. AFAD açıklama yaptı, kasamızda toplam 71 milyon var diye. Bir kaç gün sonra Acun’un topladığı rakam ve AFAD’a bireysel bağışlar ile toplam bağış miktarı 81 milyon olarak açıklandı. 81 milyon paranın haricinde büyükşehirlerden belediyeler giyecek, yiyecek yardımları ulaştırdı valiliğe. Valilik bazı partilerden gelen yardım kamyonlarına izin vermedi. Afet günü siyaset yapıyorlar dedi. Daha 2 gün önce ODTÜ’den giden gönüllü bir ekip Facebok’ta Elazığ’daki depremzedelerin durumunu içler acısı olarak nitelendirdi. Nereye nasıl yardım yaparsak yapalım yardım ulaşmıyor gibi bir görüntü oluştu.

Hatırlarsınız 11 Kasımda 11 milyon çam fidanı dikme kampanyası yaptı çevre bakanlığı. O dönemde orman mühendisleri itiraz etti, zaman yanlış diye. Şimdi öğreniyoruz ki fidanlar yanlış zamanda dikildiği ve yetersiz sulandığı için kurumuş. 10 milyondan fazla fidan ziyan olmuş. Hem emek hem para israfı.

Her gün iş bilmezlikle ilgili ayrı bir felaket haberiyle karşılaşıyoruz. Doğal afetlerde ölüm daha çok tedbirsizlikten oluyor. Uçak kazasında yaralanmalar güvenlik önlemlerini dinlememekten oluyor. Trafikte kazalar kurallara uymamaktan oluyor…

Bilim insanlarını akademilerden çıkartıp, diplomalı gericileri eğitmen diye üniversitelere koyduğunuzda Elazığ Depremini çocuk evliliklerinin yasaklamasına bağlayan adamları derse sokarsınız. Buna tepki gösteren öğrencilere kendini içler acısı bir şekilde savunmaya çalışır bu kişi; ne yazık ki sözleri akıl ve mantıktan uzaktır: Abdullah Gül evlendiğinde eşi kaç yaşındaydı diye sorar. Kimse bu duruma düşsün istemem.

Bilimi küçümseyerek, dine aykırı olduğunu propaganda ederek ancak felaketleri çağırmaya devam ederiz.

Bilim, belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma sürecidir.

Bilim inanılacak bir şey değildir dolayısıyla bilimsel uyarılara kulak tıkayıp bildiğine okumak, yer çekimine inanmıyorum deyip uçaktan atlamaya benzer.

Bilimin küçümsendiği yerde sahte bilimin yüceltilmesi kaçınılmazdır. O yüzden başında bilimsel ibaresi olan her şeyin bilimsel olmayabileceğini göz önüne almalıyız.

Sözde/sahte bilim, kısaca bilimsel yollar kullanıyor gözükse de aslında bilimsel olmayan sonuçları genelleştirmek suretiyle bilim yaptığı iddiasındadır. Bilimsel olmayan yöntemlerle, yoklama olanağı olmayan iddialarla, gözlemlenemez ve temellendirilemez varsayımlarla, sözde önermelerle ve nereden geldiği anlaşılmayan, teoriden üretilmeyen sözde hipotezlerle üretilen yalancı, sahici olmayan bir uğraştır.

Atatürk’ün sözü ile yazıma son veriyorum: “Ben manevi miras olarak hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım; bilim ve akıldır”.

mm

Ayse Musal Çıpa

Ankara’da doğdum ve büyüdüm. TED Ankara Koleji mezunuyum, Bilkent’te Turizm ve Otel İşletmeciliği okudum. Bir kaç sene mesleğimi yaptıktan sonra İstanbul’a taşındım ve reklam sektörüne geçtim. 17 sene aralıksız profesyonel hayatıma devam ettikten sonra 2011'de bir şirkete ortak oldum, evlendim ve 2012’de doğum yaptım. 2015’den beri Sivil Toplum Kuruluşları ile çalışmaktayım. Başka Bir Okul Mümkün Derneği’ni ve Yenidenbiz’i destekliyorum. İstanbul Gençlik ve Çocuk Sanat Bienali’nde gönüllü çalışıyorum. Kolektif işlere inanıyorum. Only One Team ile bir kolektif kitap yazıp, bir enstalasyon sergisi açtık, çevirim içi radyo kurduk ve çevirim içi şiir gecesi yaptık. Farkındalık, Reiki, Transandantal Meditasyon, Şiddetsiz iletişime giriş, yoga, P4C vb. bir çok kişisel ve mesleki eğitime katıldım. Farkındalık üzerine atölyeler düzenliyorum. Çocuklar için felsefe kolaylaştırıcılığı yapıyorum, yetişkinler için felsefe çemberleri düzenliyorum. Yazıyorum ve konuşuyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!