Belirsizliği Kim Nasıl İdare Ediyor... - Halimiz
DENİZ, HAVUZ VE AMİNO ASİTLER
27 Temmuz 2017
Eğitimde Yapay Zeka Dönüşümü
27 Temmuz 2017

Dante, İlahi Komedyasında, belirsizliği, cehennemin ilk halkası olarak tanımlar. İnsanoğlu için en rahatsızlık verici hislerin başında gelir belirsizlik. Önünü, yarınını, geleceğini göremeyen insan, gergin, hırçın, huzursuz bir hal alır. Plan yapamaz, hayal kuramaz, şişer kalır. İnsanın en çok ihtiyaç duyduğu his – güvendir. Belirsizlik, güveni hiç eder. Güven olmayan yere de para girmez.

Türkiye’den, son yıllarda, yabancı yatırımcı çıkışı sanıldığı kadar yok ama tersi de yok. Memleket, yeni yatırımcı kazanmıyor. Siyasi arenada yaşanan çalkantılar yabancı sermayeyi frenledi. Yerli yatırımcılar da kendilerini yüklü bir borcun altına sokacak yeni yatırımlardan mümkün olduğunca kaçınmaya çalışıyorlar. Küçük ve orta ölçekli esnafın hali ise ne yazık ki pek iç açıcı değil. İşsizlik tırmanışta. Sıkıntıda olduğunu ifade eden çok insan olmaya başladı.

Ve dünyanın krem de la krem zengin tabakası da dünya tarihinde daha önce benzeri görülmemiş bir belirsiz süreçten geçtiğimizi tasdikliyor. İsviçre menşeili UBS – ki dünyanın en büyük özel bankacılık (private bank) portföyüne sahip olmakla ün salmıştır – İngiltere, İtalya, İsviçre, Japonya, Hong Kong, Singapur ve Meksika’da toplam 2842 multi-milyarderin katıldığı bir kamuoyu araştırması yapmış. Sonuçlar Mayıs ayında açıklanmış.

UBS, dünyamızın bu üst ölçekte servet sahibi olanlarının bahsini ettikleri belirsizliği nasıl idare ettiklerini, korkularını ve gelecek öngörülerini anlamaya çalışmış. Zira Trump’ın Amerikan Başkanı olarak seçilmesi, İngilizlerin Avrupa Birliği’nden çıkma kararı vermesi ve Kuzey Kore ile tırmanan gerilim bu kesimin yatırım planlarını yeniden gözden geçirme zorunluluğunu kaçınılmaz olarak doğurmuş.

Genelde erişimi zor olan bu multi-milyarder kesimin %82’si dünya tarihinde en öngörülemez dönemden geçtiğimiz kanaatinde. Üçte ikisi (%68) bu öngörülemez ortamda karar vermeye çalışırken fazla bilgiden akıl karışıklığı yaşadığından şikayetçi. Yaklaşık dörtte üçü (%72) finansal planlarını icra ederken kısa vadeli ortaya çıkan krizlerin ve önceden hesaplanmamış olayların işlerini aksettirdiğini belirtmiş. Ve çoğu, dünyamızın siyasetine yön veren liderlerin somut verilerin işaret ettiği doğrular ve yanlışlar üzerinden seçilmediğini, tamamen duygusal nedenlerden ötürü halkın oyunu aldıklarını doğrulamış. Yaklaşık %70 de seçilmiş hükümetlerin ancak kısa vadeli tehlikelere karşı bir şey yapabilme yetisinin olduğunu belirtmiş.

Bu tabloya rağmen %51 mevcut varlıklarını önümüzdeki bir yıl içinde arttıracaklarına inandıklarını söylemiş. %13 para kaybedeceğinden emin, karamsar. Her halükarda kısa vadeli yatırımların ön plana geçtiği; riski minimuma indirmek için büyük yatırımlardan uzak durdukları ve nakit parayı elde tutmaya yöneldikleri ortaya çıkmış. Yani belirsizliği idare etmekten ziyade… belirsizlikten nasıl uzak durabilecekleri konusunda yoğunlaşmış bu üst tabaka.

Ki kayda değer bir kısmı – %43’lük bir kesim Yapay Zeka ve %46’lık bir kesim de Büyük Veri (Big Data) gibi yeni teknolojilere yatırım yapmanın dünyayı daha tahmin edilebilir kılacağı düşüncesinde. Ama %86 hep bir beklenmedik gelişmelerin yaratabileceği kısa vadeli sorunlardan ötürü büyük endişe duymakta olduğunu açıklıyor. Yine de dünyanın geleceğinden umutlu olanların oranı ağır basıyor – %49’a karşı %16 gibi bir oranla. Geri kalan %35 bugün neyse yarın da aynen öyle devam edeceği görüşünde.

Ancak şu var ki %77’si kendi ekonomik geleceklerinden ötürü hem çok iyimserler hem de servetlerini arttıracaklarından eminler. Bunun ana nedeni de paralarını yatırmak için hala güvenilir piyasalar bulmaları.

Ne yazık ki Türkiye, bu büyük para trafiğinin içinde bir cazibe merkezi olarak belirmiyor. Bunun olabilmesi için memlekette makro ve mikro seviyede iş yapabilmeyi bir mücadele meselesinden çıkartıp güveni tesis etmeliyiz, bugünümüz ve yarınlarımıza dair kendi yarattığımız belirsizliklere son vermeliyiz ki enerjimizi didişmelere değil pozitif gelişmeye akıtabilelim. İnşallah, o da bir gün…

mm

Tülin Daloğlu

Publisher / Yayıncı - tulin.daloglu@halimiz.com Bu sitenin yayıncısı ve baş editörüyüm. Gazetecilik mesleğimde yirmi yılı geride bıraktım. Başta Türk medyası olmak üzere, Amerika, İngiltere ve İsrail medyalarında yazılarım yayınlandı. Ankara, Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden mezunum. Üzerine aynı bölümde master çalışmam var … Ve Washington, D.C., Amerikan Üniversitesi'nde medya hukuku üzerine ikinci lisans üstü çalışmamı tamamladım. Şimdi, bu yeni mecrada huzurlarınıza çıkıyorum … yazarak, konuşarak, bilgi odaklı yürüyerek var olmaya kıymet verenlerdenim…

1 Comment

  1. Kemal gülseten dedi ki:

    Gerçekten çok yararlı bulduğum bir yazı .. Teşekkür ederim kendi adıma….

    Devamını bekliyoruz ..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!