BAHAR VE YOGA - Halimiz
HAFTANIN ÖNE ÇIKAN HABERLERİ
21 Mart 2019
KAMBOÇYA’YA BİR GEZİNTİ
21 Mart 2019

Herkes heyecanla bahar ve yazın gelmesini bekliyor. Kış uzun sürdü. Soğuk ve karanlık günler hepimizin içini kararttı. Hepimiz bir an önce baharın gelmesini, rengarenk etekler ve incecik bluzlar giymeyi, kıyafetlerimizin renklenmesiyle gönlümüzün de şenlenmesini dört gözle bekler olduk. Bugün 21 Mart. Resmi olarak ilkbaharın ilk günü. Haliyle içim kıpır kıpır. Bir insan bu kadar mı mevsimlerden etkilenir?

Evet, etkilenir. Neden diye soracak olursanız, aslında cevabı çok basit. Bizler büyük şehirde yaşarken doğa, toprak ana ve mevsimlerle bağlantımızı kaybettik. Aslında insanoğlu mevsimlere göre yaşasa hayat çok daha basit ve kolay olacak. Hint sağlık bilimi “Ayurveda”ya göre evrensel enerji üç değişik şekilde gözlemlenebilir ve bunlara “doşa” adı verilir. “Doşa”lar “vata” (hava ve eter/boşluk), “pitta” (ateş ve su) ve “kapha” (toprak ve su) şeklinde bedenimizde ve zihnimizde bulunan bir enerjidir. Tüm canlılar bu üç enerjinin birleşiminden meydana gelmektedir. Yaşamımız boyunca bu üç enerjiyi hayatımızda, çevremizde ve iklimlerde gözlemlememiz mümkündür.

Bedenimiz kış ayları boyunca “kapha” enerjisi biriktirir ve bahar geldiğinde bu enerji çok fazla ise hastalıklara, özellikle bahar alerjilerine neden olabilir. Soğuk ve karanlık kış ayları boyunca, daha çok yemek yemek, uyumak ve evde dinlenmek isteriz. Bahar geldiğinde, kış boyunca bedenimizde biriken “kapha” enerjisi nedeniyle kilo alabiliriz. Bedenimiz daha çok su tutabilir ve eklemlerimizde ağrı ve yorgunluk hissedebiliriz. Duygusal olarak yorgun, uyuşuk, bezgin ve depresif olabiliriz. Hint sağlık bilimi bize, bahar aylarında “kapha” enerjisini düzenleyebilmemiz için fiziksel, zihinsel ve duygusal olarak hafiflememizi tavsiye etmektedir. Daha hafif yiyecekler tüketmek, yoga ve nefes teknikleri kullanmak ve meditasyon yapmak bunlardan bazılarıdır.

“Kapha” enerjisi su ve toprak elementleri ile ilgili olduğu için bedenimizde “pelvis” (leğen kemiği), kalça eklemi ve bacakları kontrol etmektedir. Ayrıca bedendeki tüm sıvıları özellikle de eklem sıvılarını düzenlemektedir. Bu nedenle bedenimizin alt bölgesinde hayat enerjisi adını verdiğimiz “prana” (en basit anlamıyla nefes ve oksijen) akışını sağlamak baharla birlikte bu bölgede biriken su ve toprak elementinin ağırlığını atmamıza yardımcı olacaktır. Temiz havada yürüyüşe çıkmak baharda kendimiz için yapabileceğimiz en iyi aktivitelerden biridir. Bunun dışında yoga, nefes ve meditasyon da tabii ki sizlere tavsiye edebileceğim yöntemlerdendir. Özellikle bacak ve kalça bölgesini etkileyen hareketler baharda o bölgede biriken “kapha” enerjisini dengelememize yardımcı olacaktır. “Squat” adını verdiğimiz çömelmeler, “lunge” adını verdiğimiz hamle duruşları, tüm kalça açıcı “asana”lar (duruşlar) bacakları ve kalça eklemini hareketlendirmemize, sindirim ve boşaltım sistemlerini düzenlenmesine ve dolaşım sisteminin hızlandırılmasına yardımcı olacaktır.

Bedenimizde sıvı biriken en temel bölgeler mide, göğüs kafesi, boğaz ve baş olduğu için tüm bu bölgeler “kapha” enerjisinin yerleştiği bölgelerdir ve bahar aylarında bedenin bu bölgelerini de çalıştırmak gerekmektedir. “Ujjayi” adını verdiğimiz “kahraman nefesi” olarak adlandırılan nefes tekniği akciğerlerin kapasitesini arttırdığı için bedende “kapha” enerjisini düzenlemeye yardımcı olmaktadır. “Kapha” enerjisini azaltan, akciğerleri güçlendiren ve başı ve duyu organlarını temizleyen bir diğer nefes tekniği ise “kafatası parlatan” adı verilen “kapalabhati” nefesidir. “Kobra” duruşu, öne eğilmeler ve burgular gibi karnımıza baskı yapan “asana”lar diyaframı güçlendirdiği ve bedende biriken aşırı sıvının ağızdan ve burundan çıkmasına yardımcı olduğu için yine bahar aylarında çok faydalıdır.

Bahar aylarında tüm bu aktiviteleri daha hafif yiyerek de desteklememiz gerekmektedir. “Ayurveda”ya göre, tatlı, ekşi ve tuzlu besinler “kapha” enerjisini arttırmaktadır ve bu yüzden baharda bu tarz besinlerden kaçınmak gerekmektedir. Bu mevsimde acı, buruk ve kekremsi tatlar, ılık ve sıcak tüketilmelidir. Özellikle kuru fasulye hariç her tür tahıl ve bakliyat, yeşil yapraklı sebzeler, bal ve buruk meyveler tavsiye edilmektedir. Yağlı, ağır ve kızarmış yiyeceklerden, muz, ananas, incir, hurma, Hindistan cevizi ve kavun gibi ağır meyvelerden uzak durulmalı; süt ürünleri mümkün olduğu kadar az miktarda tüketilmelidir. Eğer süt içmeyi çok seviyorsak, bu mevsimde ılık tüketmeyi tercih etmeliyiz. Et ürünlerinden, “fast food”, “abur cubur” ve dondurma gibi soğuk besinlerden kaçınmalıyız. Bu şekilde beslenerek, bahar aylarında “kapha” enerjisini dengeleyebiliriz.

Kimine göre ilkbahar bizi ağırlaştıran ve yorgun hissettiren bir mevsim kimilerine göre ise alerji mevsimi… Bana göre, ilkbahar yeniden uyanışın mevsimi. Çevreme baktığımda ağaçların çiçek açtığını ve yeşerdiğini ve güneşin yüzünü daha çok gösterdiğini görüyorum ve mutlu oluyorum. İçimden çocuklar gibi zıplamak, sokaklarda ip atlamak, top oynamak geliyor. Yaramazlık yapmak istiyorum. Apartmandaki herkesin ziline basıp kaçmak geliyor içimden… Çünkü doğa uyandıkça ben de uyanıyorum. Evet kimi günler ben de “kapha” enerjisi ile kendimi yorgun ve ağır hissediyorum ama o günlerde kendimi doğanın kollarına atıyorum. Çocukken çok severek izlediğim bir filmin şarkısını mırıldanıyorum yürürken… “I go to the hills when my heart is lonely. I know I will hear what I’ve heard before. My heart will be blessed with the sound of music and I’ll sing once more.” (Kendimi kötü hissettiğimde dağlara gidiyorum çünkü orada daha önceden duyduğum şeyi duyacağımı biliyorum. Kalbim müziğin sesiyle huzura kavuşuyor ve ben yeniden şarkı söylemeye başlıyorum.)

 

mm

Burcu Yırcalı

Yogaya boyun ve bel ağrıları gibi sağlık sorunları yüzünden 2006 yılında başladım. Önceleri yoganın sadece bedensel boyutuyla ilgilenirken ve “savasana” (ceset pozisyonu) adı verilen son dinlenme pozisyonunda bir dakika bile kıpırdamadan yatamazken zaman içinde yoganın bedensel boyutunun ötesinde boyutları olduğunu da fark edip çok sevdim. Bu sevgi benim yoga üzerine eğitimlere katılmama sebep oldu. 2012 yılından beri yoga eğitmenliği yapmakta ve yoga ve meditasyon ile hem kendi hem de katılımcıların hayata değişik bir açıdan bakmasını amaçlamaktayım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!