AYAKLI TARİH - Halimiz
SENİN HAKKINDA YEDİ ŞEY…
14 Şubat 2019
SAĞLIKTA EŞİTSİZLİK VAR MIDIR?
14 Şubat 2019

Son altı ayda, Amerika Birleşik Devletleri ülke siyasetinin üç devini kaybetti; bir eski başkan, savaş kahramanı bir senatör ve ülke tarihinin en uzun süre görev yapmış kongre üyesi hayata gözlerini yumdu.

George H. Bush ve John McCain, savaş sırasında gösterdikleri cesaret ve ülkelerine olan tutkuları ile bütün dünyada tanınmışlardı.

Fakat ne yazık ki Kongre Üyesi John Dingell’ı Kuzey Amerika dışında çok az kişi tanıyordu, oysa onun hayatı tam bir Amerikan hikayesiydi. Dingell, Amerikan Kongresinin adeta canlı bir tarihiydi.

1.92 boyuyla, Kongre koridorlarında yüksek ve ürkütücü bir kule gibi dolaşan Dingell için burası çocukluğundan beri adeta onun ikinci evi olmuştu.

Özetle, Dingell, “Her şeyin şahidiydi.”

Babası da bir Kongre üyesiydi ve John, Yasama Meclisini ilk kez gördüğünde sadece altı yaşındaydı.

Time dergisine verdiği bir röportajda “Detroit’in Polonya mahallesinden gelen emekçi bir ailenin çocuğuydum, hayatımda ilk kez böyle bir yer görüyordum. Bu benim için büyük bir olaydı, tabii buranın gerçekte ne anlama geldiğini daha ilerde anladım,” demişti.

Ergenlik yaşlarına geldiğinde Dingell, Meclis’te getir götür işleri yapmaya başlamıştı. Çevredeki liselerde okuyan öğrencilerden bazıları Kongre’de ufak tefek işlere yardım ediyorlardı, Dingell de onlardan biriydi.

Franklin D. Roosevelt, 8 Aralık 1941’de Amerikan Kongresi’nden Japonya’ya savaş açmak için izin istediğinde Dingell oradaydı ve geçirdiği çocuk felci yüzünden bacakları tutmayan Başkan Roosevelt’in, demir kafeslerle çevrili bacaklarını sürükleyerek kürsüye doğru yürüyüşüne şahit oldu.

Verdiği bir röportajda o günü, “Beş kiloluk demirlerin desteğiyle ayağa kalkmış ve gerçekten de yürümüştü” diye anlatmıştı.

Düşünebiliyor musunuz? Amerika’nın 2.Dünya savaşına girme kararı alınırken John Dingell da oradaydı.

Dingell, daha sonra Washington’da hukuk okudu, 1955 yılında babası aniden vefat edince 29 yaşındaki John Dingell Jr. babasının ardından, onun görev bölgesi olan Amerikan araba endüstrisinin kalbinin attığı yerden, Michigan’ın 15. Kongre bölgesinden temsilci olarak seçildi.

Kongre üyesi koltuğunda tam altmış sene oturdu. Dwight D. Eisenhower’dan Barack Obama’ya kadar bütün başkanlarla çalıştı. Kongre’de “Büyük John” olarak tanındı, bu lakabı hem uzun boyu hem de yasama konusundaki hünerleri sayesinde almıştı. Özellikle de oldukça güçlü olan Enerji ve Ticaret Komitesinin başkanı olarak çok başarılıydı.

Dingell çok başarılı bir müzakereciydi. Trump’ın yazdığı “İş Bitirme Sanatı” kitabının ismi Başkan Trump’tan çok bu Kongre üyesinin hayatına yakışırdı.

Otomotiv endüstrisi için, ucuz sağlık hizmetleri için, insan hakları için ve hükümetin israf ve yolsuzluklarına karşı savaştı.

Eski Başkan Bill Clinton; “Başkanlar gelir başkanlar gider ama John Dingell hep oradadır,” demişti.

Fakat her şeyin bir sonu vardı ve John Dingell, 2014 yılında 87 yaşında Temsilciler Meclisinden istifa ettiğini duyurdu.

Ulusal Basın Klubü’ne, “Kongreden ayrılmaktan dolayı çok üzgünüm. Kongreyi çok seviyorum. Washington’da bugün hakim olan zehirli atmosfer bu üzüntümü daha da arttırmaktadır,” diye açıklama yaptı.

Emekli olduğunda artık etrafta bir değnek yardımı ile ya da elektrikli bir tekerlekli sandalye ile dolaşıyordu ama sesi her zamanki gibi gür, zekası da eskisi gibi keskindi.

Beyaz Saray platformundan ayrılınca o yaşlanmayan zekasını yönlendirecek yeni bir hedef aradı ve aradığını Twitter’da buldu.

Donald Trump başkan olduğunda Dingell ona düşman oldu ve kısa sürede sosyal medyaya hakim olup, Twitter’ı bir ergen kadar maharetle kullanmaya başladı.

Twitter’da çok geniş bir takipçi tabanına erişti, aşağı yukarı 269.000 takipçisi oldu. Attığı tweetler aynı anda hem sevimli hem de aksi bir hava taşıyabiliyor, genellikle ünlülere sataşıyor ve kendi yaşlanma süreci ile dalga geçiyordu ama en sivri oklarını her zaman Donald Trump’a ayırıyordu.

Ömrünün son günlerine doğru, sağlığı kötüleştikçe attığı tweet sayısı azalmaya başladı. Kendisi de Kongre Üyesi olan eşi Debbie, artık telefonunu bırakması gerektiğini söyleyince bir anlaşma yaptılar; John dikte edecek, Debbie yazacaktı.

Böylece John Dingell kendi ölüm ilanını kendisi yazdı. Teknik olarak, Washington Post için yazılmış bir makale gibi görünse de aslında bu ülkenin yöneticilerine yaptığı son bir uyarıydı.

Son sözlerini okuduğunuzda gerçek bir Amerikan devlet adamının düşüncelerine şahit oluyordunuz.

Öldüğü gün şunları dikte etti:

“Demokratik hükümetlerde seçilmiş yetkililer iktidara SAHİP değildirler. İktidarı, kendilerini seçenler adına geçiçi olarak ÖDÜNÇ ALMIŞLARDIR. Eğer toplumun güvenini suistimal eder ya da kötüye kullanırlarsa bu iktidar ellerinden alınır. (Ne kadar çabuk alınırsa o kadar iyi olur.)

John Dingell, bunu kendisine ebeveynlerinin öğrettiğini ve uzun yasama kariyeri süresince bu önemli noktayı herkese öğretmeye çalıştığını söyledi.

Makalenin son cümleleri bir tweete sığabilecek kadar kısaydı:

“Bütün her şeyi arkamda bırakmaya hazırlanırken, sizleri insanlığın gördüğü en büyük milletin liderliği ile baş başa bırakıyorum. Sırtınızdaki sorumluluğun ne kadar önemli olduğunu anlamak için gereken sağduyu size Tanrı tarafından bahşedilmiştir.”

Tanrı John Dingell’i kutsasın.

 

Çeviren: Deniz YURDAKUL 

mm

Paula Wolfson

Paula Wolfson is a veteran Washington correspondent who has covered three presidents and six presidential campaigns. She was the White House bureau chief for the Voice of America before switching to commercial radio, where she reported on science and health care policy, Recently she returned to her first love and is writing once again on American politics and foreign policy for halimiz.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!