ASİT/ALKALİ DENGELİ YAŞAMIN SIRRI - Halimiz
ASİT/ALKALİ DENGELİ YAŞAMIN SIRRI 2
THE GUN DEBATE, AMERICAN STYLE
1 Mart 2018
ASİT/ALKALİ DENGELİ YAŞAMIN SIRRI 3
TÜRKİYE’NİN VICTORIA DÖNEMİ
1 Mart 2018
ASİT/ALKALİ DENGELİ YAŞAMIN SIRRI 4

Modern yaşam, hayatımızı bir yandan kolaylaştırıyor bir yandan da soluduğumuz havayla, içtiğimiz suyla, stresli, mutsuz çevre ve yaşam koşullarıyla, toksik insanlarla etkileşimle, maruz kaldığımız atıklarla, radyasyonla, ağır metallerle, kimyasallarla, yapay koruyucularla, tatlandırıcılarla ve genetikleriyle oynanarak kirletilmiş besinlerimizle, kullandığımız ilaçlarla, vitaminlerle aşırı asit yükünü üstümüzde bırakıyor.Yaşam kalitesinin düşmesi, kendini iyi hissetmeme, mutsuz yaşam, huzursuzluk, ağrılar, kronik rahatsızlıklar ve bir çok hastalık vücutta oluşan aşırı asit yükünden kaynaklanıyor.

Sağlıklı, kaliteli ve dengeli bir yaşam sürebilmek için vücudun asit/alkali oranı dengede olmalı.

Peki modern yaşamın üstümüzde bıraktığı aşırı asit yükünü boşaltarak asit/alkali dengesini korumak için neler yapabiliriz?

Öncelikle yaşamımızın %100 sorumluluğunu almalıyız!

Her an yaptığımız seçimlerle sürekli yaşamımızı kendimiz yaratıyoruz ve kendi yaşamımızdan sorumlu olan tek kişi biziz. Bunun farkında olmalıyız.

Kendi yaşamımızı istediğimiz gibi yaratmak da, yaşamak da, koşullar her ne olursa olsun sadece bizim elimizde…

Ailemizden bile olsalar, aşırı asit yüklü yani toksik ve bizi olumsuz etkileyen, güçsüzleştiren, enerjimizi düşüren toksik insanları yaşamımızdan çıkarabiliyorsak çıkarmak, tamamen çıkaramıyorsak da gereken mesafeyi koyup, uzaklaşmakta yarar var…

Her an birbirimizle etkileşim halindeyiz, yaşam kalitemizi ve sağlığımızı birlikte vakit geçirdiğimiz insanlar ve bulunduğumuz ortamlar direkt etkilerler, bunu hatırlamakta fayda var. Toksik insanlarla fazla vakit geçirmek vücudumuzu gereksiz asitle yükler.

Sevdiğimiz ve yanında kendimizi iyi hissettiğimiz, bize olumlu katkılarda bulunan, bizi gerçekten seven ve destekleyen insanlarla vaktimizi geçirdiğimizde asit/alkali oranımız dengelenmeye başlar.

Tüyo: Yıkanırken tuz, su ve sirke ile yıkanmak günün yorgunluğunu ve dışardan bedenimize yüklenen fazla asiti atmamıza yardımcı oluyor.

Enerjimiz ve Psikolojimiz için güvenerek ve inanarak danıştığımız biri (birileri) olması.

Hem ruhsal hem zihinsel hem de fiziksel gelişimimiz için profesyonel destek almak günlük yaşamda ister istemez maruz kaldığımız, genlerimizde taşıdığımız; biriktirdiğimiz zihinsel, ruhsal ve fiziksel asit yükünü boşaltarak daha sağlıklı, dürüst, verimli, başarılı, huzurlu ve dingin bir yaşam sürmemize yardımcı olur.

Tüyo: Olumlu düşüce gücünü benimsemek ve düzenli meditasyon yapmak dengeyi bulmayı çok daha kolaylaştırıyor.

Sevdiğimiz ve bizi tanımlayan, keyifli bir işimizin olması.

Zamanımızı verimli kullandığımız, yaratıcılığımızı ve özgün becerilerimizi katarak çalıştığımız, kendimizi iyi ifade ettiğimiz, çalışırken geliştiğimiz, insanlığa fayda sağladığımız, dünyayı geliştiren ve iyileştiren bir işimizin olması yaşam sevincimizi direkt artırır.

Bizi daha iyi bir insan yapan ve iyi insanlarla birlikte çalıştığımız bir işimizin olması nimettir. Böyle bir işi bulana kadar araştırmaya devam etmekte fayda var…

İçinde yaşamaktan memnun olduğumuz bir evimizin olması.

Sevdiğimiz, ‘oh evimdeyim’, ‘huzurluyum’, ‘rahatım’, ‘mutluyum’ dediğimiz, içinde kendimizi iyi hissettiğimiz sıcacık, bizi kucaklayan bir evimizin, yuvamızın olması ve oradaki her eşyanın, içindeki her şeyin yüzümüzü güldürerek kalbimizi sevindirmesi direk bizi asit/alkali dengeli hale getirecektir.

Tüyo: Öncelikle bu işi ve evi hayal edin ve tarif edin, yazın, çizin somutlaştırın ve o hayalin gerçekleşeceğine inanın.

Haftada en az 2 saatimizi doğada geçirmek, toprağa basmak, ağaçlara sarılmak, çiçekleri koklamak, derin derin nefesler almak ve vermek oksijeni ‘oh mis gibi’ içimize çekmek, toprakta uzanmak, gerinmek kuşları dinlemek…

Tüyo: Doğadayken, soluduğunuz oksijenin bedeninizdeki tüm asit yükünü verdiğiniz karbondioksitle dışarı attığını düşünün(bunu gün içinde sık sık nerede olursanız olun yapabilirsiniz) tüm atık enerji, radyasyon, asit ve size yaramayan ne varsa bedeninizden kompost olarak çıkıp ait olduğu yere toprağa ve doğaya gidiyor, sizden çıkıp doğayı besliyor, fark edin, hissedin, gözlemleyin bu boşaltımı ve yerine nefesinizle içinize dolan temiz taze, ilham veren, yeni hayat enerjisini…

Günde yaklaşık 2.7 litre alkali su içmek.

(Normal şartlar altında yaşıyorsanız)

Cam şişe suyu tercih edin, PH seviyesi 7-8 arası olsun. Hatta alkali iyonize su makinası alabilirsiniz: Normal musluk suyuna bağlıyorsunuz suyu filtre ediyor ve suyun mineral seviyesini yükselterek canlandırıyor. Böylece yaşayan, alkali, canlı su içiyorsunuz… Dilerseniz dışarıdan aldığınız şişe suyunuza karbonat ekleyerek de suyu canlandırarak, alkalileştirebilirsiniz…

Tüyo: Bağışıklık sistemimizi kuvvetlendirmek ve tüm organlarımızı koruma altına almak için her sabah aç karnına bir fincan sıcak ve limonlu su içmek çok faydalı. İçer içmez insanın enerjisi yükseliyor!

Bir küçük bilgi: Sabahki ilk idrarınızın rengi koyu ise vücudunuzdaki asit oranı fazladır. Sağlıklı idrar rengi açık sarı, limonata rengidir, idrarınız bu renkteyse bir önceki gün yeterince su içmiş ve alkali beslenmişsinizdir.

Egzersiz yapmak.

Hangi sporu yapmayı seviyorsunuz?

Yürüyüş, koşu, yoga, pilates, fitness, dans, jimnastik, tenis, basketbol, voleybol, bisiklet?… Sevdiğiniz bir sporu bulun ve haftada en az 2 saat bu sporu yapın. Vücuttaki asitte neymiş demeye başlayacaksınız 🙂 AMA lütfen abartmayın! Aşırı egzersiz de vücutta asit yüküne sebep oluyor. Asit ve alkali dengesini hep hatırlayalım…

Sağlıklı beslenmek.

Organik ve canlı besinlerle beslenmek.

Her yediğimizin, içtiğimizin içinde neler olduğunu ve nasıl üretildiklerini bilerek tüketmek.

Mevsiminde meyveler ve sebzeler tüketmek.

Organik dükkanlardan ve çiftliklerden alışveriş yapmak.

Gittiğimiz restaurantın mutfağının organik olmasına önem vermek.

Şanslıyız ki organik çiftlik, dükkan ve restoranlar bir hayli artmaya başladılar.

İsteyince bulmak zor değil yani 🙂

İşlenmiş ve yapay gıdalar tüketince vücut direk asitleniyor. Katkı maddeleri, koruyucular, tatlandırıcılar, tarım kimyasalları, GDO’lu (genetiğiyle oynanmış) tohumlar, Melez Tohumlar(tek tip, kısır tohumlar) ile üretilmiş ürünleri tüketmek, antibiyotikli ve yapay yemle beslenen hayvanların etini, sütünü ve yumurtasını, çiftliklerde yetiştirilen ve ağır metallerle yüklü balıkları yemek sağlıksız, hasta hissederek kalitesiz ve mutsuz yaşamaya, halsizliğe, kafa bulanıklığına, düşük enerjiye, kronik rahatsızlıklara, sürekli ilaç, katkı maddeli vitaminler tüketmeye ihtiyaç duymaya, sebep olur… İlaç ilacı çekiyor resmen.

Her organik denen gıdalar da organik değildir, bunu unutmayın. Mutlaka organik sertifikası olmasına, üretildiği yerin neresi olduğuna, hayvanların nasıl beslendiğine, sebze ve meyvelerin zirai ilaçlar kullanılmadan organik sertifikalı yerel, ata tohumlarıyla üretildiğine ve tükettiğimiz yere yakın tarlalardan en taze halleriyle elimize ulaştıklarından emin olmakta fayda var.

Bize her sunulanla değil bilinçlice seçtiklerimizle beslenelim.

Vücudumuz doğal yapısı gereği yeterince asidiktir, bu yüzden asit oranı düşük, alkali oranı yüksek besinler tüketmeyi tercih etmek asit/alkali oranı arasındaki dengeyi korumaya yardımcı olacaktır.

Hatta kendi organik sebze ve meyvemizi kendi balkonumuzda veya bahçemizde bile yetiştirebiliriz…

Tüyoları sonraki yazılarımda vereceğim 😉

Asit oranı çok yüksek olan alkol, sigara, uyuşturucu maddeler ve şekerden uzak durmak, günde bir fincandan fazla kahve ve çay tüketmemek insanı kısır döngüden kurtarıyor, zihnini açıyor, yaşamının kalitesini %100 artırıyor!

Modern yaşam ne getirirse getirsin, her gün vücudumuzun asit/alkali dengesini hatırlamamızda ve korumamızda fayda var.

Yaşamımızın dümeni ve kontrolü her zaman kendi irademizde olsun!

Sağlıklı ve dengeli bir yaşam için vücudumuzun asit/alkali dengesini koruyarak yaşamayı tercih edelim.

Her zaman sevgi ve ışıkla.

 

mm

Merve Tüfekçi

İnsanlara hizmet etmeyi ve dünyayı iyileştirmeyi misyonu edinmiş bir girişimciyim. Enerji Psikolojisi hakkında Bireysel Seanslar yapıyorum, Workshop ve Eğitimler veriyorum, yazılar yazıyorum. Enerji mumları tasarlıyorum ve elde üretiyorum, şifa sanatı yapıyorum. İstanbul Şile’deki MT Köyden Organik Tarım ve Ekolojik Yaşam Çiftliği'nin kurucusuyum.

1 Comment

  1. Demet gündoğdu dedi ki:

    ??Merve tüfekçi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!