APTAL-AKILLI-SAF - Halimiz
BAĞLANMA TEORİSİ VE 1 NİSAN
7 Mart 2019
SAĞLIKTA ŞİDDET ÖNLENEBİLİR Mİ?
7 Mart 2019

‘Aptal, ne bağışlar ne unutur..
Saf, hem bağışlar hem unutur…
Akıllı, bağışlar ancak unutmaz…’

APTALsın…
Affedemedin…
Hata sende yada başkasında fark etmez…
Öfkene sarıldın, yapıştın kaldın.
Ateşiyle yandın, kavruldun,
İsleri ile kirlendin durdun.
Hatırladın, tekrar, tekrar yandın.
Zifiri karanlığa bulandın.
Sırtında yıllarca bu ağır yükü taşıdın.
Üstelik onca zor deneyimden,
Birşeyler öğrenip, değiştirip,
Bütün olanlardan dersini alıp, Kendine artı bir değer katamadın.
Aynı olay olsa benzer davranışı yaparsın…
Aynı öfke kazanına tekrar, tekrar batarsın.
Söyledim ya sen APTALsın…
Hayatın bir hamur,
Zamanda fırın olsa…
Fırından yanmış, kavrulmuş,
Kömür olmuş,
Bir ekmek çıkar sonunda…
Ziyan oldu ekmek…
Yazık oldu hayata…
Sil baştan yapmak bir dahaki hayatta…
Elbet gelecek hayatlarda,
Fırında güzel ekmek alınır , sonunda…

SAFsın.
Neden geldin bu dünyaya farkında mısın?
Elindeki tek şey zaman…
Üstelik elin ne kadar dolu belli değil.
Var olanı en iyi şekilde kullanmak ekonominin temeli.
Ekonomideki başarın ise hayatın sonundaki faturanda gizli.
Sonucu ya tecrübe zengini, olgun ve akıllı insan,
Mirası olgunluğundaki erdeminde gizli,
Erdem yeni hayat için,
Cebinde nakit para gibi…
İyi karmanın tam kendisi.
Yeni hayatında ya onu bitirinceye kadar harcarsın,
Ya da zenginliğine zenginlik katarsın.
Ya da deneyimlerden gerekli dersi çıkaramamış, SAF insan gibi,
Affedersin, sırtına yük yapmazsın,
Öfkenin ateşinde yanmaz, kavrulmaz,
İsleri ile karanlığa bulaşmazsın,
Ancak kazandığını elinde tutamazsın.
Zamanın içine gömersin deneyimi,
Gerekli dersi çıkaramazsın.
Sen hata yapsan da ,
Sana hata yapılsa da
Kolayca affedersin,
Hem kendi, hem karşısındakini,
En zorunu başarır da,
Bu başarının hakkını veremezsin.
Unutur gidersin deneyimi,
Yitik malın gibi sahip çıkman gereken tecrübeyi.
Zamanın boşa gider,
Hayat amacına ihanet eder,
Bu hayata gelme ayrıcalığını heba edersin…
Kendine yazık edersin…
İşte bu da erdemsizliktir.
Kendine bir başka açıdan zarar vermektir.
Erdeminden yer bitirir deneyimler,
Biriktiremediği gibi ceptekiden de gider,
Fırına koyarsın da hamuru.
Fırının ısısını yeterice açmazsan,
Yanmazsın, ancak olamazsın…
Çiğ kalırsın.
O ısıya dayanmadan pişmez, olgunlaşamazsın.
Sonunda SAFsındır…
Ancak olgunluktan uzaksındır.
Aynı deneyimleri yaşar,
Hep aynı sonucu alırsın.

AKILLISIN…
Nerde duracağının farkındasın.
Ne aptalsın, ne safsın.
Orta yoldasın.
Yaşa doyasıya deneyimini…
Al bir bir derslerini.
Tecrübelerinden faydalan,
Ancak korkma hem kendine, hem başkasına hata yapmaktan,
Hatayı affet,
Yük yapma omuzuna,
Yeni tecrübedeki dersi farket,
Geliştirdiğin anlayışı hayat elbisene desen et.
Giy onu doyasıya…
Pişir hayat hamurunu fırında,
O güzel ekmeğinin kokusu burnumda…
Varlığınla muhteşemsin.
Yokluğunla herkesin burnunda tütersin…

Burnumda tüten,
Aklılı, olgun insanlara selam olsun.
Kendi hayat hamurumu,
Zaman fırınımda mis kokulu çıtır ekmek yapmak nasip olsun.

Sevgiyle 💖
Saygıyla 🙏🏻
Dostlukla 🤗
Neşeyle 💓💞🎉🎊💃🏻

mm

Funda Bekişoğlu

Brüksel doğumlu... 'Ne olacaksın?' diye sorulduğunda, 'Doktor olmayacağım' deyip ODTÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümünü okudu... Daha mezun olmadan yolu çizildi ve 4. sınıf bitmeden gelen teklif ile mezun olunca Koç Holding'de çalışmaya başladı... Mühendis idi. Sonunda yolu proje yöneticiliğine kaydı. Evlendi... Daha çok çalışmaya başladı... Yıllar geçti, daha da çok çalışmaya başladı... Hep severek çalıştı... Ve sonsuza kadar çalışacak zannederken, yolu değişti, olmayacak denilen ikiz çocukları dünyaya geldi... İş hayatını bırakıp ev hayatına geçiş yaptı... O kadar benimsedi ki, 'Hep mi anne doğdum' diye düşünmeye başlamışken, yolu değişti ve aile işletmesi, mermer fabrikalarında çalışmaya başladı... Mühendisim derken, bilmeden yönetici oluverdi... Üstüne bir de işletme okudu... 15 yıldır aile şirketinin yönetim kurulu başkan yardımcılığını yapıyor... İşini bilerek yapmak istiyor... Hayatı hep çaba ile geçti... Çocukluğundan beri farkettiği ancak anlamlandıramadığı, dile getirip anlatamadıklarını, bilerek yazamayacağını anladığında, çabasızca, BİLMEDİKLERİNİ yazmaya başladı... Bilincinden değil, düşünerek değil, nerden geldiğini bilmeden yazıyor... Belki de sadece kendine yazıyor...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!