ANNELERDEN BOŞANMAK!!! - Halimiz
ANNELERDEN BOŞANMAK!!! 2
HASRET
16 Mayıs 2019
ANNELERDEN BOŞANMAK!!! 3
KİRPİ – III
16 Mayıs 2019
ANNELERDEN BOŞANMAK!!! 4

Tam da anneler gününün ardından bu yazı bence çok uygun olacak. Öncelikle çocuklara, hayvanlara, yeğenlere, tüm canlılara annelik yapan, bakan, tüm kadınların gününü kutluyorum.

Annelik için sanırım önce kolektif vicdana, kolektif bilinçaltına bakmak lazım. Hepimizin kodlarında “Anneler cennetliktir, özeldir, onlar bilir, anlar, sever, bakar…” türü kodlamalar var. Ve hepsi de gerçekten doğrudur.

Ama öyle bir sorun var ki çocuğun özgürce yaşamasını, karar almasını, kendi olmasını, hatta bazen kendi yuvasını kurmasını engelliyor. Bu da “anne çocuk bağımlılığı ve rollerin karışmasıdır.”

Eğer anne mutsuz bir anneyse, eşinden yeteri kadar ilgi, sevgi alamıyorsa, eşiyle bağları, ilişkisi zayıfsa maalesef farkında olmadan kocası, erkeği yerine çocuğunu koyuyor. Özellikle erkek çocuğunu ama kız çocuklar için de aynı durum geçerli. Bu da annenin kocasından beklediklerini çocuğa yüklemek anlamına geliyor. Bu çocuk için onarması çok güç duygular, kodlamalar oluşturuyor.

Bekar olduğu halde bilinçaltı enerjisinde evli erkek/kadın enerjisi yayıyor, dolayısıyla çocuk kendine ait bir ilişki ve yuva kuramıyor. Zaten kursa da anneden destek alamıyor çünkü annede eşi yerine koyduğu çocuğunu kaybetme, başkasına kaptırma ve yalnız kalma korkusu başlıyor. Çocuk bir ilişki ya da evlilik kursa da kendini eşine tam veremiyor, tam teslimiyette, sevgide ve bağlantıda olamıyor. Çünkü kendi ilişkisini kurduğu için annesine karşı içten içe kendini suçlu hissediyor. Ve başlıyor ilişkiyi sabote etmeye… Bana göre gelin kaynana problemlerinin altında da bu dinamik yatıyor.

Bu durum sadece eşinden ilgi alamayan kadınlar için değil, yalnız kadınlarda da çok görülüyor. Hatta kendi annesinden babasından destek alamayan kadınlarda da. Bu kadınlar da çocuklarını kendi anne babaları yerine koyuyorlar. Ve desteği, güveni, sevgiyi çocuklarına vermeleri gerekirken çocuklarından almaya çalışıyorlar. Yani roller tamamen değişiyor. Alması gereken çocuk vermeye, vermesi gereken anne almaya başlıyor, tüm aile sistemi, rolleri zedeleniyor.

Çocuğundan ayrı, onun alanına girmeden kendine hayat kuramamış çoğu anne çocuğuyla yaşıyor. Bunun altında başka bahaneler olsa da enerji boyutunun açıklaması bu. Çünkü yalnız kalma, yalnız ölme ve sevdiğini kaybetme korkuları tetikleniyor çocuklarından ayrı ve yanlız kaldıklarında. Özellikle hayatlarında özel bir insan, hayat arkadaşı, aktivite, sosyalleşme olmayan kadınlar oluyor bunlar. Tüm ilgi, sevgi ve dikkatleriyle çocuklarını kendilerine bağladıklarının, korkularıyla onlara engel olduklarının farkında olmayan kadınlar.

Aile dizimi çalışmasını biliyorsanız, yazdıklarım sizin için daha anlaşılır olacaktır. Bugüne kadar çocuğundan, annesinden özgür enerjide olana çok az rastladım. Bizim toplum yapımız bile özgürlüğe, anne çocuk ayrışmasına, çocuğun bireyselliğine izin vermiyor. Biz hala onun sorununu çözen, kararlarına, seçimlerine, alanlarına karışan, her zaman daha iyi bildiğine inanan ve maalesef ki kendi deneyim ve korkularını çocuğuna yansıtan bir toplumuz. “Çocuğum evlenemiyor, önü tıkalı, şöyle, böyle…” diye bana çalışmaya gelen çoğu annenin çalışmasında gördük ki anneler de çocuklar da birbirine sıkı sıkıya bağımlı. “Bağlı” yazmadım dikkat edin. Bağlı olmak özgürlüktür. Hem seversin, hem annenin yerini, değerini bilir hem de kendini yaşarsın. Ama bağımlılık, üstelik farkında da değilsen, tehlikelidir.

Bu bağımlılığın altında yukarıda yazdıklarımın etkisi büyük. Ama hepimizin kodlamalarında annemizi Tanrılaştırmak vardır. Çünkü anneler de Yüce Yaradan gibi onun izniyle rahminde bizi yaratır. Dolayısıyla Tanrıya atfettiğimiz çoğu duyguyu, algıyı, annemize yansıtırız ve onu Tanrılaştırırız. Ve yetişkin bir birey olup bu Tanrıdan özgürleşmek, bu güvenli alandan çıkmak bize zor gelir. Anneler de buna razıdır zaten hele de yukarda yazdığım gibi yalnız ve mutsuz ya da ruhsal doyumsuz, yaralı iseler.

İşte bunun için annelerimizden boşanmamız gerekir. Onlarla ilişkimizi analiz etmemiz, doğru rollerde olup olmadığımızı düşünmemiz gerekir. Bunu daha çok anneler yapmalı. Anne ancak kendi duygusal, ruhsal, zihinsel ve fiziksel olarak sağlıklı ise bunu yapabilir. Çocuğuna kendinden kopup gitmesi, kendi olması için izin vermesi lazım sevgili annelerin. Çocukların, annelerin yarasını, travmasını iyileştirip, beklentisini karşılamaya çalışması, bu durumda kalması onların en büyük mutsuzluk kaynağıdır. Lütfen çocuklarımıza ne yaptığımızın farkına varalım, kendi olmalarına, kendi hayatlarına, seçimlerine, hatalarına, kendi duygularını yaşamalarına … izin verelim. Artık çocuklarımızdan boşanalım!!!

 

mm

Yıldız Karacasoy

Çok şanslı biriyim çünkü çok severek yaptığım iki işim var. İlki özel bir üniversitede hocalık yapmak. İkincisi de bireysel gelişim, enerji ve bilinçaltı danışmanlığı yapmak. İlk işimi bilinçli seçtim ama sanırım ikincisine çekildim. Aile dizimi, regresyon, affetme ve bilinçaltı çözülme çalışmaları, yaşam koçluğu, kinesiyoloji en zevkle çalıştığım konular. Dişilik, bolluk bereket oluşturma ve bilinçaltı ise eğitimlerini ve seminerlerini verdiğim konular. 2010-2014 yılları arasında Kanal B Bizbize programında tüm bilgimi ve deneyimimi paylaştım. Artık yazılarımla da buradayım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!