AFFETMEK - Halimiz
RÜYA – III
12 Eylül 2019
DUYGUSAL YEME
12 Eylül 2019

Geçenlerde parkta bir grup kadının konuşmalarına kulak misafiri olma durumunda kaldım, istemeye istemeye!

Genç anne, çocuğunun babasıyla hamileliği sırasında ayrılma kararı aldığını, doğumdan hemen sonra da ayrıldığını, zaten çalışan anne olduğunu, çocuğunu istediği gibi büyütebileceğini ve babasını görmese de gayet mutlu bir çocuk olacağından emin olduğundan dem vuruyordu.

Beraber oturduğu tüm kadınlar da düşüncelerini destekleyici bir sürü yorumda bulundu ancak bu yorumları arkadaşlarıyla ters düşmemek veya onu gerçekten desteklemek için miydi bilemedim doğrusu.

Herkesin bir hikayesi var ve en acı veya zor olan hikaye de gerçekten kendisinin ki oluyor değil mi?

Hayat, bu güzel annenin, daha ne kararlar alacağı hikayeleri çıkaracak daha karşısına bilemeyiz tabii ki ancak bildiğim bir gerçek varsa o da hayatımız bir oyun parkı, oyun arkadaşlarımızla kavga da etsek, birbirimizi yaralasak da, bir oyun kurduysak beraber ve ortak oyuncaklarımız varsa o oyuncaklara zarar vermeden paylaşarak, birbirimizi hırpalamadan oyuna başkalarıyla da olsa devam etmek aslolan.

Yaşamak için, hayata tutunmak için “İnat”, yaşamın tadına varabilmek için de “Affetmek’’ gerek belki!

Tüm kişisel gelişim akımları ilk önce “Affet’’ ile başlıyor…

Affetmek; kızdığımız, bize türlü oyunlar yapan, acı çektiren insanlara gidip sarılmak, her yaptığın kabulum, yine yap demek değil tabii ki.

Tüm yaşadığın olaylardan çıkardığın sonuç, sana kazandırdığı erdemlerin farkına varmak ve onları hayatına adapte edip o erdemlerle yürümektir affetmek.

Babasına kızdığın, öfke duyduğun, nefret söylemleri içinde olduğun o minicik çocuğun hücrelerinin yarısı babasına ait ve tüm öfkeni çocuğun hissediyor, kendisine ait sanıyor bu kızgınlığı.

Annesine kızdığın, değişik yakıştırmalarda bulunduğun, küfrettiğin o minicik çocuk da tüm bu duyguları kendisine ait sanıyor biliyor musun?

Affettim, tek başına bir anlam ifade etmiyor ne yazık ki, “seni anladım, gerçeğinin farkına vardım, sen böylesin ve ben seni değiştirme gereği olmadan kabul ediyorum’’ la süslemek gerekiyor birazcık.

Seni seviyorum cümlesi de tek başına bir anlam ifade etmiyor ne yazık ki. Bu cümleyi biraz anlayışla, hoşgörüyle süslemek gerek.

Affetmek için anlayış ve kabul erdemlerinin hayatımızda olması…

Sevmek için ise hoşgörü, kabul, anlayış ve özgürlük erdemlerinin hayatımızda olması gerekli.

mm

Şule Yüksel Günel

Şule Yüksel Günel Organizasyon/Aile Sistemi Açılımı™ Moderatörü Theta Healing® Eğitmeni ve uygulayıcısı Access The Bars® uygulayıcısı Access Facelift® uygulayıcısı Bioenerji ve Esma-ül Hüsna eğitimleri Sivas’da başlayan hayatım, İzmir’de okul, iş, çalışma hayatı, evlilik ve bir çok başka şehirde tayinlerle devam ederek nihayet emeklilik ve kişisel gelişim yolunda İzmir’de devam ediyor... Her an yeni bir şey öğrenmeye tutkuluyum. Farklı tekniklerle insanların yaşamlarına dokunmayı çok sevdim. Dokunduğum her insan ve yaşamla ben de gelişip, değişiyorum...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!