ADAM YİNE KAZANDI - Halimiz
ADAM YİNE KAZANDI 2
TRUMP AND FRIENDS
4 Temmuz 2019
ADAM YİNE KAZANDI 3
HALİMİZ TATİLE ÇIKIYOR…
4 Temmuz 2019
ADAM YİNE KAZANDI 4

İmamoğlu’nun zaferinin arkasındaki etmenler arasında kampanyanın pozitif dili, ekonomik sorunlar, mülteci problemi, iktidar partisi tarafından kullanılan retorik, CHP örgütünün sandıklara mükemmel bir biçimde sahip çıkması gibi sebepler sıralanmakta. Ben ise çok konuşulmayan, ama gözüme çarpan sebepleri sıralamak istiyorum:

  1. İmamoğlu kolay anlaşılan, basit konuşmalar yaptı. Hem de İstanbul Türkçesi ve Karadeniz şivesini karıştırarak.
  2. “Disinformation” diye tabir edilen, Avrupa’da ve ABD’de aşırı sağcılar tarafından iyi kullanılan yöntemle sosyal medyayı bombalandı. Hem de en uygun şekilde. Örneğin bir bakan ile ilgili iddialar, seçime iki-üç gün kala her yerdeydi. Cumartesi sabahı herkes fısıl fısıl bu konuyu konuşuyordu. Bu iddiaları ortaya atanlar, hükümet cenahının aksine troll hesaplar kullanmadılar, özenle hazırlanmış görseller kullanıp sosyal platformlara reklamlar vermediler. Çıkış yeri zaten Ekşi Sözlük’tü. Dolayısıyla hiç kimse bir kara propaganda kokusu almadı. Bu iddiaları kimin yaydığı meçhul. Ama işe yaradı.
  3. İmamoğlu, gönüllülerini her sabah SMS’ler yoluyla “update” etti. AP seçimlerinde Liberaller bunu yapmıştı. İmamoğlu gönüllüleri bu sayede her sabah seçime kaç gün kaldığını, seçimi neden kazanmaları gerektiğini ve nasıl kazanacaklarını yeniden tekrar ettiler.
  4. İmamoğlu yumuşak davrandı, ama kendini ezdirmedi. 31 Mart gecesi ve sokak sokak gezerken tahrik edilmeleri esnasında yaşadığı diyaloglara bakılınca, İmamoğlu “içinde Karadenizli bir asinin saklı olduğu iyi kalpli adam” görüntüsü verdi.
  5. Konuşmalarının büyük kısmı ekonomi ile alakalıydı. Bu Türk seçmeni için siyasette dinden bile önemlidir.
  6. İmamoğlu daima halkın arasındaydı. Yıldırım sadece görüntü vermek için metroya binip, internet cafede oyun oynarken; İmamoğlu gerçekten de insanların dertlerini dinledi. Ne zaman görüntü verse halkın arasında, halk ile konuşuyordu.
  7. Halkın değerlerine yabancı biri gibi görünmedi. Trabzonluydu, babası ANAP’ta siyaset yapmıştı, Kuran okuyordu, futbol oynamıştı, dedesi Kurtuluş Savaşı gazisiydi.
  8. “Gençliğimiz var…” diye başlayan meşhur konuşmayı yaptı. Beyaz gömlek, kolları sıyırmış, gür bir sesle genç, cesur ve kararlı bir görüntü verdi.
  9. Bir dönem Mustafa Sarıgül’ün yaptığı gibi, her yerde o vardı. Süper Lig’i yayınlayan kanalın ödül töreninde, milli kutlamalarda, cenazelerde… Bu popülerliği korumak açısından önemliydi.
  10. Kendisi hakkında ortaya atılan iddialara güldü geçti (Tam da şu anda Boris Johnson’ın yaptığı gibi!). Gerçi bu iddialar gülünmeyecek gibi de değildi.
  11. İmamoğlu, 2-3 puan da eşi sayesinde kazandı. Dilek hanım daima eşinin yanındaydı. Kendi de eşi gibi genç, iyi görünümlü, eğitimli ve cana yakındı. Türk siyasetinde bunlar küçümsenemez.
  12. İmamoğlu, dijitalleşmeyi iyi yakaladı. Sosyal medyayı resim ve yazıdan çok videolar aracılığı ile kullandı. Hatta halkla yaptığı  “Acaba kurmaca mı?” denilecek kadar çarpıcı diyalogları bu yolla servis edildi. Örneğin “Tarihi Buluşma”da zarf içindeki dört pusuladan birinin iptal edilmesini eline bir 20 TL alarak açıkladı. ‘Tartışma’nın bu kısmı sosyal medyada yayınlanınca, insanlara “Bir 20 Liranın 5 Lirası sahte olabilir mi?” sorusunu sordurdu.
  13. Bir önceki örnekteki gibi, sosyal medya ve sokakta kullanılan örnekleri, slogan ve söylemleri kendi kampanyasına yansıttı. 20 TL örneği İmamoğlu kullanmadan önce sosyal medyada dolaşıyordu. Yani halkın dilini, meselelerle ilgili “halktaki reaksiyonu” kendi kampanyasında kullandı.
  14. Sembolizmi çok iyi kullandı. (20 TL gibi, eliyle yaptığı kalp işareti gibi) Artık Rabia’nın yerini, çok daha pozitif olan kalp işareti aldı! ❤️

Artısıyla, eksisiyle adam iki kere kazandı. Son 25 yılın oy rekorunu kırdı. Fatih, Bayrampaşa, Zeytinburnu ve Üsküdar’da bile kazandı. Erdoğan’ın hayatında alamadığı oy oranına ulaştı. Peki “adam”ın, 2023’te olası bir Cumhurbaşkanlığı adaylığı dahil, kazanmaya devam etmek için ne yapması gerekir?

Adam’ın çok iyi yürütmesi gereken belediyecilik hizmetleri haricinde üç konuda İstanbulluları rahatlatması gerekir: 1. Mülteciler, 2. Ekonomi, 3. Yolsuzluk.

Adam, zaten “Bu şehrin çocukları” diyerek ve 15-16 yaşında çocukları kampanyasının parçası yaparak Z kuşağının oyunu şimdiden aldı. Ama Muhafazakarların, Milliyetçilerin ve Kürtlerin yeniden, aynı anda oyunu alabilmesi için aynı samimiyet ve tevazuyu devam ettirmesi gerekir. Şımarırsa kazandığı gönülleri kaybeder.

Adam, ona karşı yapılan ve “yok artık” dedirten kara propagandaları haklı çıkarmamalı. Milli ve manevi konulardaki hassasiyetini devam ettirmeli.

Adam, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğunu bilmeli. Gerek kalmadıkça günlük siyasete bulaşmamalı.

Adam, kendinden bıktırmamalı. Popülerlik güzel ama dozunu iyi ayarlamalı. Biz zaten siyasetçileri günde üç kez televizyonda görmekten bıkmış bir milletiz, bazı zamanlarda kendini ağırdan satmalı, her topa girmemeli.

Adam, halkın içinde olmaya devam etmeli.

Ve şunu da son bir not olarak düşmekte fayda var. İmamoğlu tek başına kazanmadı. Onu keşfeden, destekleyen, arka planda kalmayı bilen, Meral hanımla birlikte hükümeti çapraz ateşe almayı becerebilen Kemal Kılıçdaroğlu, ittifak ortağı Meral Akşener, muhalefetin hakkını veren Temel Karamollaoğlu ve yıllardır “HDP terörle arasına mesafe koysun” diyen insanlara hak verircesine hareket ederek terörist Öcalan’ı umursamayan HDP’liler sayesinde kazandı. (Meral hanım genellikle güvenlik konuları ve MHP & Saray ilişkisi üzerinden hükümete yüklenirken; Kemal Bey ekonomiye ve eşitsizliğe ağırlık verdi. Karamollaoğlu da kendi cenahlarına uygun bir dille gündeme oturan çıkışlar yaptı). Kampanyayı planlayan, yöneten insanlar her kimse, İmamoğlu onları kaybetmemeli. Yoksa bu durum Ak Parti’nin rahmetli Erol Olçok’suz kalmasına benzer.

 

mm

Polat Üründül

Polat Üründül Bilkent Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu. Portsmouth Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler ve Avrupa Çalışmaları üzerine yüksek lisans yaptı. Hala Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde doktora çalışmasına devam etmektedir. Twitter.com/polaturundul polat@polaturundul.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!