VENÜS VE KADIN - Halimiz
RUSYA GİRDABI BÜYÜYOR
8 Mart 2018
HÜLYA AVŞAR: ERKEK EGEMENLİĞİ GÜZEL BİR DUYGU
8 Mart 2018

Kadın arketipi Venüs, işbirliğini; paylaşımları, güzellik, sevgiyi ifade etme gücünü; değer duygusunu, hem kendimizi hem de çevremizdeki insanları mutlu etme şeklimizi ifade eder ve belirler. Mitolojide de Venüs, genç kadın imgesiyle özdeşleştirilmiştir.

Bireysel haritadaki güçlü bir Venüs, kişinin başkalarıyla uyumu ile parayla ilişkisi üzerinde güçlü bir belirleyici olacaktır. Şöyle ki: Venüs Terazi burcu ile Boğa burcunda yücelir. Her iki burcun da yöneticisidir. Bununla birlikte Balık burcunun da yücelim yöneticisidir. Ancak Koç Akrep ve Başak burcunda, gücünün zayıf olduğu bir konumdadır. Gezegenler zayıf konumda olduğunda, temsil ettiği gücün daha olumsuz yanlarını yansıtmaya meyilli olur. Yani işbirliği, paylaşım, güzellik, sevgiyi ifade etme gücü, değer duygusu, hem kendimizi hem de çevremizdeki insanları mutlu etme şeklimizdeki zorlanmalar oldukça artacaktır. Ancak gücünün yüksek olduğu konumda olunca bu konular daha rahat akacaktır.

Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar günü. Kadına ve çocuklara şiddet, taciz oranlarının bu kadar arttığı günlerde bir 8 Mart daha yaşayacağız. Bugün sizlere, yaşadığımız topraklarda kadına şiddet, taciz ya da istismar oranının neden bu kadar yüksek olduğuyla ilgili astrolojik bir değerlendirme yapacağım. Sonrasında ise Venüs’ün Koç burcuna geçişi ile ilgili bilgiler vereceğim.

Evet sevgili dostlarım. Her insanın bir doğum haritası olduğu kadar, şirketlerin, toplulukların, kuruluşların ve ülkelerin de bir doğum haritası vardır. Üzerinde yaşadığımız toprakların doğum haritası da malumunuz Cumhuriyetimizin yıldızının parladığı gün olan 29 Ekim 1923’tür.

Birçok açıdan oldukça güçlü açılara sahip olan ülkemiz haritasında Venüs, tahmin ettiğimiz üzere gücünün düştüğü bir burç olan Akrep burcunda. Jüpiter’le kavuşumda, haritanın beşinci evinde ve Neptün’den kare alıyor. Her ne kadar bu sorunlu bir kombinasyon olsa da Plüton ve Uranüs’le güçlü açılar oluşturuyor olması da işin iyi yanı diyebilirim.

Ülke haritasındaki Venüs’ün konumu, toplumun kadına ve kadınsı enerjilere bakış açısını temsil eder. Venüs’ün Akrep burcunda olması, toplumumuzdaki dişil prensiplerde, sahip olma duygusunun paylaşma duygusunun önüne geçmeye oldukça meyilli olması anlamına geliyor. Bu nedenle de toplumu oluşturan her bireyin oldukça dikkatli olması gerekiyor. Venüs Akrep’te takıntılıdır, tutkuludur, kıskaçtır, reddedilmek istemez, gururu sorun yaratır, durumları kişiselleştirmeye meyillidir ve bırakmayı bilmemek gibi de büyük bir sorunsalı vardır. Bu da bilinçli bir şekilde kendini geliştirmek için çaba sarf etmeyen kişi ya da toplulukların söz konusu tuzaklara çekilme oranını oldukça arttırır. Venüs’ü zararda ya da düşüşte olan toplumlarda kadın sorunu bu nedenle vardır.

Ne yapılmalı? Venüs’ün temsil ettiği tuzaklara çekilmemek için her birey sevgi, alıcılık, esneklik, uyum konularında, kendini bireysel olarak eğitmeli ve gerekirse çok çaba sarf etmeli. Zannederim bu konuda çoğumuz geri kaldığı için halen kıskançlığı sevgi göstergesi olarak gören hiç de azımsanmayacak bir topluluk var ki işin en acısı bir kesim kadınlar da bunu böyle görüyor.

Sahip olmakla sahip çıkmak arasında ince bir çizgi vardır sevgili dostlar. Sahip olma takıntısı olan bir insan, eninde sonunda sahip olduğunu sandığı şeyi yitirmeye mahkûmdur. Ancak sahip çıkmak, bir başkasına gerektiği yerde, gücünün yetmediği yerde destek vermek demektir. Sahip olmak insan ruhunu, ufkunu sınırlar; sahip çıkmak ise genişletir. Sahip çıkmayı öğrenebilmek için de önce bırakmayı öğrenmek gerekir. Toplum olarak bunu öğrenmeye başladığımızda her şey değişecektir kanımca.

 Türkiye Cumhuriyeti haritasında Venüs zararda demiş ve etkilerini anlatmıştım. Venüs’ün Jüpiter’le birleşimde olması ve birleşimin Neptün’e kare açı yapması yanılsamalara çok müsait bir kolektif bilinçaltına sahip olduğumuzun göstergesi olabilir. Toplumsal değerlerimiz, manevi ve geleneksel yapılarımız, bizi yanılgıya daha çok açık hale getiriyor olabilir mi bir düşünelim?

  • Sadece güzelliği, iyiliği görmek
  • Çirkinlikleri, hataları, kusurları görememek ya da üzerini örtmek
  • Gerçekçi olamamak
  • Neye inanmak istiyorsak ona inanmak
  • Aldanmaya müsait olmak
  • Eşitlik bazında ilişki kuramamak
  • İlişkilere ya da kimliklere kurban kurtarıcı düzleminden yaklaşmak

Evren, bu eğilimler temelinde oluşturulmuş olan ilişkileri, olumsuz büyük olaylar sonunda yani tabiri caizse “yıkıcı ya da acılı olaylar” neticesinde öğrenmeye mahkûm eder. Bu durumdan kurtuluş ancak kendimizi olduğumuz gibi kabul etmekle; eksikliklerimizi geliştirip, fazlalıklarımızla törpülemekle olacak. Hal böyle olunca karşımızdaki kişiyi de kabullenmekte zorluk yaşamayacağız. Alışılmadık görüntüleri reddetmek yerine farklılıkları kabul etmeye başladığımızda her şey değişecektir, kim bilir.

Venüs benzer prensipleri, ortak çıkarları görüp büyütmeye, farklılıkların üzerini örtmeye ya da uzaklaştırmaya yatkındır. Güçsüz bir Venüs bu anlamda daha ayrıştırıcı olacaktır. Bunun için farklılıkları kabullenmek için kendimizi daha çok eğitmeliyiz.

Neden kabullenmek dedim çünkü “Bir şeyi kabullenmeden, dönüştüremezsiniz!”

Çoğu zaman farkında olmakla, şikâyet etmek kavramlarını birbirine karıştırabiliyoruz. Farkında olmak kabullenmektir, şikâyet etmekse kabullenmemek. Zira kabullenemediğimiz için lastik gibi sündürür ve hayıflanmaya devam ederiz ya 🙂

Şikâyet etmek, sorunu oluşturan frekansta bırakır, farkında olmak bir üst frekansa çıkarır.

Sözde hepimiz kabulleniyoruz bir şeyleri ama özde durum o kadar kolay olmuyor. Hele iş gerçeği kabullenmeye geldiğinde bir parça eksik kalıyor bir yanımız. Lakin hayat sahnesinde ilerlemenin yolu da kabullenme eyleminden geçiyor. Bir kusurumuzu kabul etmek, onu kusur olarak görmek, kusuru düzeltmeye giden yoldaki ilk basamaktır.

Şu günlerde her ne kadar sarsıcı hadiselerle karşılaşıyor olsak da Kuzey Ay düğümünün Aslan burcunda olması işimizi kolaylaştırıyor. Kuzey Aslan Düğümün esas görevi kendini tanımaktır. Bunun için de ilk iş, kendini kabullenmektir.

Venüs Neptün gergin açılarına sahip haritalarda, Neptün döngülerini tetikleyen tutulma ya da başka periyodlar geldiğinde yanılsamalarla yüzleştirici olaylar yaşarız. 2016/ 2017/ 2018 yılında gerçekleşen ve gerçekleşecek olan tutulmalar ve diğer döngüler Ülkemizin Neptün açılarını tetiklediğinden yanlış temel üzerine kurulmuş ilişki ve değerlerle ilgili yapıları açığa çıkarıyor. Temel ne kadar çürükse, açığa çıkan sonuç o denli sarsıcı ya da üzücü olabiliyor.

Hepimiz üzülüyoruz, illaki bir yerlerde denk geliyoruz kadına ve çocuklara farklı türden şiddet hadiselerine. Karşılaştığımız her üzücü olay, temelin ne kadar bozuk olduğunu ortaya çıkarıyor. Hiçbir çıban deşilmeden, patlamadan iyileşmez. İşte temeldeki çıbanlar bu yüzden patlıyor şu an. Ben de hepimiz gibi bu son olsun diyorum amma lakin, kafayı değiştirmediğimiz müddetçe son biraz uzayacaktır.

Bu nedenle hayıflanmayı bir kenara bırakmalıyız. Kendimizi kandırmayı bir kenara bırakıp, bireysel sorumluluğu yüklendiğimizde, en azından değişim ve dönüşüm başlamış olacak.

Bunun için ilk iş kadınlarımıza düşüyor. Kadınlarımız kendini tanır, geliştirir ve iyileşirse, toplum iyileşecek. Yazımın başından bu satırlara kadar bahsettiğim işaretler ışığında hareket edebilirsek, ülkemiz haritasındaki Venüs, Uranüs, Plüton büyük üçgeni işte o zaman can bulacak. Buna inancım sonsuz.

Transit Venüs 7 Mart 2018 tarihinde yine zararda olduğu Koç burcuna geçti ve buradaki yolculuğunu 31 Mart 2018’e değin sürdürecek. Zevk, konfor konusunda aşırıya kaçabileceğimiz, aceleci, iddiacı ve egosal yaklaşımlarla hataya açık olabileceğimiz günlerdeyiz.

7 – 8 Mart günü Merkür Venüs kavuşumu oluşacak. Acele hareketler, düşünmeden ağzımızdan çıkabilecek kelimeler ya da yanlış anlaşılmalar bir parça başımızı ağrıtabilir. Bununla birlikte önceden düşünülmüş, ölçüp biçilmiş konularla ilgili makul girişimleri başlatmak adına iyi bir gün diyebilirim.

13 – 15 Mart günü Venüs Satürn karesi oluşacak. Sadece kusurlara, defolara odaklı olabileceğimiz bir gün olabilir. Eskiden gelen, sürüncemede kalmış işleri tamamlayarak günü değerlendirebiliriz. Ancak yeni girişimler için iyi bir gün olmayabilir. Özellikle öncü grup burçları için otorite desteğini almak bugün biraz zor olabilir. Bu nedenle otorite onayı istediğiniz işlerinizi erteleyebilirsiniz.

17 – 21 Mart günü Venüs KAD üçgeni oluşacak. Kendimizi tanımak, kendimizi kabul etmek, yeni iş ve ilişkilere başlamak için uygun bir gün olabilir. Ne olduğumuzu, neye ihtiyacımız olduğunu ve ihtiyacımız olan şeye kavuşmak için önümüzdeki engelin ne olduğunu daha kolay kavrayabiliriz. Birebir ve sosyal ilişkiler açısından uyumlu enerjiler hakim olabilir.

22 – 26 Mart günü Venüs Plüton karesi oluşacak. Yine gergin ve takıntılı olabileceğimiz bir gün. İlişkilerde entrikaya başvurmayın. Sevgi veya güç kazanabilmek için bedeli ağır olabilecek şeyler yapmayın. Bencilce isteklerinizin peşinden gitmeyin. Başkalarını kontrolü bir kenara bırakın. Anlık kararlarla hareket etmeyin. Maddi konularda anlık yatırım ya da harcamalardan kaçının. Her şeyin olumlu olacağına inanarak kendinizi gaza getirmeyin!

Bugün bunları daha çok uygulayın:

  • kontrolü bırakın
  • olana teslim olun
  • durumları enine boyuna muhakeme edin, gerekirse aklınızın yetmediği yerde güvendiğiniz birilerine danışın
  • akışa izin verin
  • gerekiyorsa mesafe bırakmayı göze alın. (Ne yapıyor diye kontrol etmeyin ama)
  • başkalarını yenmek için değil, kendinizi yenmek için savaşın
  • elinizdeki şart, durum, ne istiyorsa ona uygun şekilde hareket edin
  • alçak gönüllü davranın
  • teslimiyetçi ve uzlaşmacı olun.

27 – 31 Mart günü Venüs Uranüs Kavuşumu gerçekleşecek. Anlık hareket ve isteklerle dolu olabiliriz. Bugün başlayan işler uzun vadeli olmayacaktır. Bu nedenle söz vermeyin, söz almayın. Maceralı bir gün olabilir lakin devamlılık pek mümkün olmayacaktır. Bu anlamda ilişki başlangıçları için uygun değil.

Buraya kadar Venüs, dişil enerji ve kadın konularına değindim.

Kadının kendi kimliğinin farkında olduğu, erkeklerin de kadının kimliğine saygı duyabildiği bir 8 Mart diliyorum. Biraz çaba sarf edeceğiz ama mutlaka başaracağız. İlk iş kendimizden başlayacak. Sen dönüşürsen, önce ailen, sonra çevren, sonra da dünya dönüşür. Hepimizin 8 Mart Dünya Kadınlar günü kutlu olsun.

Sevgilerimle

 

mm

Hatice Kılıç

1999 yılından bu yana astroloji alanında kendini geliştirmiş bir astroloji aşığı. 2012 yılından bu yana bireysel ve kurumsal danışmanlık hizmeti vermektedir. Bireysel web adresleri: www.evreninkizi.com www.evreninkizi.blogspot.com.tr

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!