Partizan Habercilik Doğruyu Şaştırır

Siyasetçi ve siyasetçinin ürettiği politikalarla ilgili yapılan popülist, partizan, provokatif ve çarpık haberler halkın haber alma hakkını linç etmekten başka bir işe yaramıyor. Gazeteciliği basitleştiriyor. Kıymetini değersizleştiriyor. Ve işler sapa sarıyor. Halkı birbirine düşürmeye kalkışan haberlerin yolu da böylece açılmış oluyor. Ama işte, hele de halkı birbirine düşürmeye yeltenen haberler en tehlikelileri.

Geçenlerde böyle bir haber manşeti dikkatimi çekti. Kıymet verdiğim meslektaşlarım ‘Aman bulaşma onlara!’ diye uyardıkları için gazetenin adını burada kayda geçirmiyorum. Haberin linkini de paylaşmıyorum. Şakası yok, korkutuyorlar insanı. Ama yazdıkları… haliyle iddiaları, beni derinden rahatsız etti.  Öyle bir haber başlığı atmışlar ki sanırsınız laik kesim, memleketin başörtülü kadınlarına su dahi satmıyor. İktidar yandaşı olan bu gazetenin manşeti, ifade özgürlüğü kapsamında korunmaya alınarak mutlak dokunulmazlıktan yararlanabilir. Güç, onlardan yana. Ya da mevcut algı bu yönde. Ama yaptıkları esasen halkı kin ve düşmanlığa sevketmekten başka bir şey değil. Uymamak ve uyumamak lazım böyle hallerde…

Halimiz, siyasetçilerin sayesinde zaten yeteri kadar karışık… daha da karmaşıklaştırılmasına izin vermemek gerek!

Türkiye’nin realitesine bakalım. Başı örtülü ve başı açık kadınlarımız, sokaklarımızda bir arada yürüyorlar. Başı örtülü bir kadın, başı açık bir kadınla arkadaşlık edip, restaurantlarda birlikte yemek yiyorlar; çay bahçelerinde birlikte vakit geçiriyorlar. Laik kesimden bir erkek başı örtülü bir kadınla veya muhafazakar bir erkek laik kesimden bir kadınla dilerse flört de yapıyor; anlaşırlarsa evleniyorlar da. Bunların hepsi bu memleketin gerçeği. Kimse kızmasın, alınmasın. Ama kimse kimse ile arkadaşlık yapmaya mecbur değil.

Zira başı örtülü kadınların tercih ettikleri yaşam şekilleri ile laik kesimden olanların yaşama dair yaklaşımları birbirinden esasen farklı. Bu farklılıkları muhafaza ederek arkadaş olabilirler de; birbirlerine saygı çerçevesinde bir mesafeyi koruyarak ve çok içlerine almadan bir ilişki sürdürebilirler de. Hem muhafazakar camianın içinde yer alan herkes herkesle de mutlak arkadaş olamıyor; dostça geçinemiyor. Laik kesim için de aynen geçerli bunlar. Bırakın laik – muhafazakar ayrışmasını bir kenara…

Bahsi geçen gazete haberinde anlatılan olay, Bursa’da özel bir tesiste geçiyor. Tesisin sahipleri, haşemalı kadınların havuza girmesine yasak getiriyor. Ve kızılca kıyamet kopuyor. Bahsi geçen haberde bu tesis sahipleri, Müslüman karşıtı, İslamafobik, dinsiz imansız bir mahlukat olarak adeta sunuluyor. Bir de yine geçen hafta özel bir otobüs firmasında seyahat eden bir kadın yolcu, namaz vaktinde otobüs durmadığı için yaygara koparmıştı. Bu yolcuya göre uçak yolculuğu yapsa seferi olabilirmiş çünkü uçağın durma olasılığı yokmuş; otobüste ise seferi olunamazmış çünkü otobüs durabilirmiş.

Burada niyet ne!

Haşema giyinen ile bikini ile havuza giren kadın aynı ortamda olmaya mecbur mu? Haşema ile havuza gelmiş kadının erkeğinin, bikinileri ile havuz kenarında güneşlenen kadınlara bakışı neler anlatır sizce! Bikinili kadın, havuza girmek için bir tesise geldiğinde bu kadar derin dini mevzuları düşünmek, haşemalı kadınların ve erkeklerinin bakışlarını üzerlerinde hissetmek mecburiyetinde mi! Muhafazakarlar için bikinisini giymiş, havuz kenarında sere serpe güneş banyosunu alan kadının anlamı ne?… Olumsuz değerler yüklenilen bir kadın profilinin olduğu yerde haşemalı kadınlar tam olarak neden var olmak istiyorlar? Özel işletmelerin, müşteri profili tercih etme hakları yok mu?

Bardakta fırtına koparmak yerine farklılıklarımızı kabul edip, illa ki öteki dediğimize yaşam tarzımızı ve yargılarımızı dayatma alışkanlığımızdan vazgeçersek… halimiz iyiye doğru gidecek, bir gün!

About the Author

mm
Tülin Daloğlu
tulin.daloglu@halimiz.com Bu sitenin yayıncısı ve baş editörüyüm. Gazetecilik mesleğimde yirmi yılı geride bıraktım. Başta Türk medyası olmak üzere, Amerika, İngiltere ve İsrail medyalarında yazılarım yayınlandı. Ankara, Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden mezunum. Üzerine aynı bölümde master çalışmam var … Ve Washington, D.C., Amerikan Üniversitesi'nde medya hukuku üzerine ikinci lisans üstü çalışmamı tamamladım. Şimdi, bu yeni mecrada huzurlarınıza çıkıyorum … yazarak, konuşarak, bilgi odaklı yürüyerek var olmaya kıymet verenlerdenim …

Be the first to comment on "Partizan Habercilik Doğruyu Şaştırır"

Leave a comment

Your email address will not be published.


*


error: Web sayfasında yazılan yazıların telif hakkı web sayfasına aittir. Web sayfasında yazılan, yazıları kaynak göstermeden paylaşanlar ve kullananlar hakkında web sayfası tarafından gerek Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gerekse Basın Kanunu kapsamında tüm yasal haklarımız kullanılacaktır.