İran-Amerikan Savaşı?

Siz bu satırları okuduğunuz sırada Başkan Trump, İran ile Amerika arasındaki en büyük çatışmayı ve belki de savaşı başlatacak ilk adımı çoktan atmış olabilir. Hayır, savaş çığırtkanlığı yapmak niyetinde değilim. Sadece bunun sanıldığı kadar uzak olmayan ve nicedir planlanmış bir stratejik adım olduğunu düşünüyorum.

Şöyle ki Washington’da dış politikayı az buçuk anlayan herkes, Trump yönetimi dış politikasına “Trump delidir, ne yapsa yeridir” şeklinde yaklaşıyor. Trump’ın, iktidarının ilk 9 ayında dışişleri bakanlığındaki anahtar kadroların sadece yüzde 8’ine atama yapmış olması ve geri kalanlar için “gerek yok atamaya” demesi de bu görüş açısını kuvvetlendiriyor. Üstelik Trump’ın dış politikayı zerre kadar anlamadığını da ekleyecek olursanız, delilik mantıklı bir açıklama da…

Ancak, ben sizi benimle 2002 yılına dönerek bu mantığı irdelemeye davet ediyorum. Hatırlarsanız önceki Başkan Cumhuriyetçi George W. Bush, 2002 yılında “Şer Ekseni” temalı bir konuşma yapmıştı. Bush’un o dönemki Dışişleri Bakan Yardımcısı John R. Bolton da “Şer Ekseni Ötesi” başlıklı konuşması ile Başkan Bush’un görüşünü tamamlamıştı.

Amerika, 2000-2008 yılları arasında neo-con, yani yeni muhafazakar, bandrollü George W. Bush iktidarı tarafından yönetiliyor ve herşeye askeri bir bakış açısı ile yaklaşılıyordu. Uluslararası siyaset tamamen uç noktalar ile değerlendiriliyordu. Bush yönetimine göre herşey siyah ya da beyaz idi; gri bölge ya da durumlar mevcut değildi. Ya Amerika’dan yana idiniz, ya da değildiniz; ya terör karşıtı idiniz, ya da terör destekçisi; ya iyilikten yanaydınız ya da kötülükten… Arası yoktu… Tarafsızlık yoktu… Hele ki de genellikle gri alanlarda manevra sahası bulan diplomasi hiç yoktu!

Peki neydi bu “Şer Ekseni?” W. Bush’a göre, yönetiminin terörü desteklemekle suçladığı ve kitle imha silahları elde etme çabasında olan ülkelerdi şer ekseni: yani İran, Irak ve Kuzey Kore. Peki ya “Şer Ekseni Ötesi” ne demekti? Yine W. Bush’a göre, terör destekçisi ve kitle imha silahları elde etme olasılığı olan “haydut” ülkelerdi: yani Küba, Libya ve Suriye.

Şimdi, dönelim bugüne. Trump dış politikadan habersiz. Cumhuriyetçi partinin neocon kanadı ve üst kadroları, Trump’ın bilgisizliğini kullanarak kendi şahin siyaset amaçlarını uygulama peşinde. Yani neocon bandrollü George W. Bush iktidarından kalma 2002 yılının Şer Ekseni ve Şer Ekseni Ötesi stratejilerini yeniden işleme sokma hedefinde.

Unutmayın ki Trump seçim döneminde dahi net bir kapsamlı dış politika hedefi ortaya koyamamıştı. Tek net siyaseti Amerikan askerlerinin Afganistan’dan çıkmasıydı. Ama bu konuda bile güya emrindeki generallere ve askeri endüstriyel çıkar eksenlerine boyun eğdi. Diplomasi ayağı olan dışişleri bakanlığını tam olarak işler hale getirme niyetinde değil ve bakanlığın bütçesini yüzde 30 azaltmayı normal görüyor. Aynı zamanda askeriyenin, yani Pentagon’un, bütçesini artırma hedefini açıkladı.

Peki bugün “Şer Ekseni?” ve “Şer Ekseni Ötesi” ülkeler ile ne konumda Amerikan ilişkileri?

Irak: 2003 yılında başlayan Amerikan askeri varlığı halen sürüyor.

Suriye: 2014 yılında başlayan Amerikan askeri varlığı artarak sürüyor.

Libya: 2011 yılında başlayan NATO-Amerikan askeri varlığı, Amerikan Özel Kuvvetler vasıtası ile halen sürüyor.

Küba: 2014 yılında Obama tarafından başlatılan ekonomik ve diplomatik gevşeme politikası, Trump tarafından kaldırıldı. Çatışma politikasına dönüldü.

Kuzey Kore: Trump, konvansiyonel bir savaş başlatmaya hazır; üstelik açıkça nükleer güç kullanma tehdidi dahi savurdu.

İran: Noecon kesiminin çok denemesine rağmen halen savaş açmayı başaramadığı tek “Şer Ekseni” ülkesi… Ya da Trump’ın hedefindeki savaş açılacak yeni ülke…

Haftaya görüşmek üzere, sevgiyle kalın…

 

 

About the Author

mm
Dr. Rengin Morro
Dr. Rengin Morro, terörizm ve çatışma çözümü çalışmaları alanında, kolay anlaşılabilir ve tatbiki çözüm önerileri ile tanınan uluslararası ilişkiler ve siyasi-ekonomik risk analizi uzmanıdır. Türk özel sektöründe başladığı iş hayatını, üniversite ve düşünce kuruluşları bünyesinde akademik çalışlamaları ile bütünleyerek sürdürmüştür. Lisans derecesini Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden alan Dr. Morro, “Avrupa Birliği (AB) İçinde AB’nin Siyasi ve Ekonomik Entegrasyonuna Karşı Görüşler” tezi ile yüksek lisans derecesini tamamladıktan sonra “Çatışma ve Çatışma Çözümü Temelinde Türk-İran İlişkileri” tezi ile de doktora derecesini almıştır. Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi (ASAM) Kontur-terör ve Çatışma Çözümü Dairesi Geçici Başkanı olarak çalışırken aldığı iş teklifi üzerine, Washington D.C.’ye göç etmiştir. Amerikan Üniversitesi ve George Mason Üniversitesi’nde uluslararası ilişkiler ve çatışma çözümü profesörü olarak görev yapmıştır. 2003 Şubat ayından bu yana iş ve akademik araştırmalarını Amerikan başkentinde sürdüren Dr. Morro, özel sektörün yanı sıra, ABD hükümeti ve ilgili kurumlarına uzmanlık alanında danışmanlık hizmeti de vermektedir. Dr. Morro, bir İzmirli olarak ilk kez Yeni Asır Gazetesi’nde 1998 yılında başladığı dış politika yazılarını, Halimiz’de sürdürecek olmaktan heyecan ve gurur duymaktadır.

Be the first to comment on "İran-Amerikan Savaşı?"

Leave a comment

Your email address will not be published.


*


error: Web sayfasında yazılan yazıların telif hakkı web sayfasına aittir. Web sayfasında yazılan, yazıları kaynak göstermeden paylaşanlar ve kullananlar hakkında web sayfası tarafından gerek Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gerekse Basın Kanunu kapsamında tüm yasal haklarımız kullanılacaktır.