HÜLYA AVŞAR: ERKEK EGEMENLİĞİ GÜZEL BİR DUYGU - Halimiz
VENÜS VE KADIN
8 Mart 2018
POLİTİKADA KADER OYUNLARI
8 Mart 2018

Hülya Avşar, Star televizyonunda “Bir Hülya Avşar Sohbeti” adını verdiği bir program yapıyor. Bir iki defa programını seyretmişliğim vardır ama geçen hafta sinema sanatçısı Mehmet Aslantuğ’u ağırladığı programı izlemedim. Sosyal medyayı sallayan onca lafa rağmen, hala da programı baştan sona izlemedim. Konuya mevzu bahis olan bölümü ise izledim. Sizler programın tamamını  izlemek isterseniz buradaki linkten bakabilirsiniz.

Bu hafta, başta Twitter arenası olmakla birlikte insanları galeyana getiren kısım bol bol paylaşıldı. Aslantuğ’un adeta tanrısal bir statü kazandığı bu sohbet sonrası, Avşar kızı da yerin dibine batırıldı. Ne cehaleti kaldı, ne kezbanlığı, ne de aptallığı; millet açtı ağzını yumdu gözünü. Sanki kadına karşı birikmiş bir öfkeyi kusmak için milletin eline bir fırsat geçti ve üstüne de çıkıp tepindiler gibi geldi paylaşılan yorumları okudukça. Birbirimize karşı ne kadar tahammülsüz olmuşuz dedirtti bu hal; böylesi tepkinin dozu ve ayarı bana fazla geldi…

Öncelikle, Hülya Avşar’ın doğru kelime seçememe ve düzgün cümle kuramama hali yeni bir durum değil. Yaptığı sohbet programı görsel bir şölen olmanın ötesinde topluma artı bir değer katmak için kurgulanmış ve ekrana konmuş bir program da değil. Sanat camiasının güzel insanları gelsinler, kendi aramızda öylesine günü doldurmak üzere konuşalım ve kendimizi iyi hissedelim hali hakim. Bol bol gülüşmeler, bir birşeyler derken bakıyorsunuz vakit geçmiş. Ekranların boş içerikli yayınlar kategorisindeki en günahkar programı bu ise, inanın derdiniz bu olsun…

Avşar’ın, hakarete varan eleştiri oklarının hedefine oturmasına neden olan ifadesi ise şöyle: “Kadın özgürlüğüne hiçbir zaman… Evde de kadın baskın, dışarıda erkek, erkek egemenliği diyorum, erkek üstünlüğü ya da erkek baskısı demiyorum. Erkek egemenliği diyorum… Erkek egemenliği güzel bir duygu geliyor bana.” Avşar, erkek, üstün olsun veya baskın olsun demiyorum dese de seçtiği ‘egemen’ kelimesi tam da bu anlama geliyor. Sorunlu. Ama burada da son bulmuyor konuşması. Kendini ifade etmeye devam ediyor. Ve diyor ki:

“Ben kızıma da söylüyorum, muhakkak işin olsun. Kocan kim olursa olsun, dünyanın en zengin adamı da olsa, senin kendi işin olsun. Ama erkek egemenliği diyorum. Bir erkek kadına sarıldığı zaman, kolunun altına girebileceğin bir erkekten bahsediyorum.”

Hülya Avşar, kızına da göndermede bulunduğuna göre aşikar ki kendi dünyasına ait bir yorum yapıyor. Ve demiyor ki kızım zengin koca avcılığı yapsın; evlenip, kocasının parasını yesin. Çalışsın diyor. Kendi ekonomik özgürlüğünü kazansın diyor. Üstüne bir de diyor ki, kadın, mutfağında yemeğini kendi pişirsin; kendi doğurduğu çocuğunu kendi büyütsün ve kocasına da kedi gibi sokulmasını bilsin. Ki Aslantuğ’un da büyük beğeni alan yorumuna itiraz etmiyor, aksine onaylıyor. Aslantuğ’dan farklı düşünse, onu da açıkça söyleyecek bir kadın.  Yani bu iki görüş birbirinin zıttı değil… Biri kelime seçiminin kurbanı olmuş, diğeri de şampiyonu. Ama birbirlerini aslen tamamlıyorlar. Konu bundan ibaret…

Sosyal medya yorumlarında ise dikkatimi çeken iki husus oldu. Biri, Avşar’ın, iktidara yaranma dürtüsü ile böyle talihsiz kelime seçiminde bulunduğu; diğeri de bunca genç kıza örnek teşkil ederken böylesi bir hatayı yapmasının affedilir bir tarafı olmadığı. Her iki eleştirinin de isabetli olduğu kanaatinde değilim. Bir, Avşar’ın olan hali bu. Beğenirsiniz beğenmezsiniz, kendini olduğu gibi ifade eden; şeffaf bir karakter karşınızdaki. Denildiği gibi cahil veya aptal, hiç değil. Bunlar kolaycılığa kaçan ve hakaret etme dürtüsüne yenik düşmüşlerin, kendilerini herhalde iyi hissettirdikleri konuşma hali. Avşar’ın, kendi programında, kameraların karşısında, kendi lafı açmışken, ne diyeceğini bilemediği talihsiz anından çok da farklı değil aslında bu tür eleştiriyi yöneltenlerin duruşu…

Avşar’ın kime örnek (role model) teşkil ettiğine gelince de… En çok da bunun üzerinden kızanların yorumlarında takıldım. Hangi ailede, anne-babalar, kızlarına, “Aman da büyü, Avşar’ın geçtiği yollardan geç; iş ve aile hayatında, onu kendine örnek al,” diyordur diye merak ettim. Veya kimler Avşar’ı kendine örnek alıyordur! Birini kendinize ‘örnek almanız’ çok ciddi bir seçimdir. Avşar, Türkiye’nin meşhur bir ekran yüzü. Ses ve sinema sanatçısı olarak büyük bir başarısı olduğunu kendi de iddia etmiyor. Buna mukabil, kendinden bir marka yaratmayı başardı. Allah vergisi güzelliği, herşeyi oldu. Cahil veya aptal olsa, bu güzellikle dahi bu yaptığı işlerin altından kalkamazdı. Ama bu, birinin, Avşar’ı, kendine örnek alması için yeterli midir? Tam olarak örnek alınan ne olacak? Avşar’a sorsanız, ister mi kendisini örnek almanızı? Biri meşhur bir ekran yüzü olunca, illa onun ayak izlerini takip eden bir kitlenin mi olması gerekiyor? Bu sorular çoğaltılabilir ama sanırım bu kadarı da yeterli. Diyeceğim 8 Mart Dünya Kadınlar Günü arefesine de denk gelince bu sohbet, insanlarda bir tepki verme hali tetiklendi gibi. Yoksa bu toplum Avşar kızının, kendini bir şekilde ezmeye kalkacak bir erkeği ilk dakikada kapının önüne koyacağını da pek ala biliyordur; bu sohbet programını yayına koyanların da önceliğinin içerik olmadığını.

Herkese geçmiş olsun…

 

mm

Tülin Daloğlu

Publisher / Yayıncı - tulin.daloglu@halimiz.com Bu sitenin yayıncısı ve baş editörüyüm. Gazetecilik mesleğimde yirmi yılı geride bıraktım. Başta Türk medyası olmak üzere, Amerika, İngiltere ve İsrail medyalarında yazılarım yayınlandı. Ankara, Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden mezunum. Üzerine aynı bölümde master çalışmam var … Ve Washington, D.C., Amerikan Üniversitesi'nde medya hukuku üzerine ikinci lisans üstü çalışmamı tamamladım. Şimdi, bu yeni mecrada huzurlarınıza çıkıyorum … yazarak, konuşarak, bilgi odaklı yürüyerek var olmaya kıymet verenlerdenim…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!