EMPATİ - Halimiz
NÜKLEER SANTRALLARA NEDEN KARŞIYIM?
10 Mayıs 2018
TRUMP’IN İRAN’A CEZASI MI, HEDİYESİ Mİ?
10 Mayıs 2018

Dilimize pelesenk olmuş bir kelime: Empati. Doğrusu empati kurmak, konuşma dilinde kullanılışı ise empati yapmak.

Empati kurmak kendimizi başkasının yerine koymak değildir. Kimse kendini başkasının yerine koyamaz. Empati karşınızdaki kişinin düşünce ve duygularıyla bağlantı kurarak o kişiyi anlamaktır.

Başkalarıyla empati kurabilmenin ilk adımı öncelikle kişinin kendine bakması, kendiyle empati kurmasıdır. Neyi neden hissettiğini bilmeyen kişi, kendi ihtiyaç ve duygularını tanımayan kişi karşısındakinin hislerini tam olarak anlamayabilir.

Kendi kendinizi dinlemeyi alışkanlık haline getirin. Şu an benim içimde ne oluyor? Neye ihtiyacım var? Hangi ihtiyacım karşılanmadı? Ne hissediyorum?

Kendi kendinizle konuşurken gözlemlerinizden bahsedin. Sonra ne hissettiğinizi söyleyin, neye ihtiyacınız olduğunu söyleyin ve ihtiyacınızın karşılanması için ne yapsanız iyi olur bunu söyleyin. İnanın kendi ihtiyaçlarınız ve duygularınızla iletişime geçtiğinizde doğal bir şekilde başkalarını dinleme ve onlarla empati kurma duygunuz gelişir.

Kendinizle olan diyaloğunuzda suçlama, yargılama, öğüt verme, öğretme vb… kalıplarını kullanmadan sadece olana odaklanıp, ihtiyacınızı anlayıp, bunun varlığı veya yokluğunun size duygusal etkisini fark edip, ne yapacağınıza karar vermeniz önemli.

Kendinizi acı dolu anıları hatırlarken, kızgınlık, kırgınlık, küskünlük, öfke, endişe hissederken bulabilirsiniz. Bu hisleri kabul edin ama üzerinde durmayın. İzleyin. Geçip gitsinler. Üzerinde durduğunuz, dikkatinizi verdiğiniz an çoğalırlar.

Bazı insanlar konuşmayı çok sever. Her çok konuşan kendinden bahsetmediği gibi, her sessiz kalan da dinliyor değildir. Sessiz kalan kişi size onayladığı için değil, sizi sessizce yargıladığı ve size sessizce itiraz ettiği için, veya sadece basitçe başka bir şey düşündüğü için konuşmuyor olabilir.

İnsanların en sevdiği şey nedir biliyor musunuz? Dinlenmek. Dinlendiğini bildiklerinde insanlar gerçekten konuşur. Her insan, karşısındakinin kendisini dinleyip dinlemediğini anlar.

Biriyle empati kurduğunuzda müthiş bir şey olur. O kişiyle aranızda özel bir bağ kurulur. Siz onu anlarsınız.

Ama acaba empatinin ne demek olduğunu biliyor muyuz?

Empati sandığımız şey başka bir şey olabilir mi? Biriyle empati kurduğumuzu söylediğimizde, aslında başka bir şey yapıyor olabilir misiniz?

Mesela karşınızdaki kişi konuşmasını bitirdiğinde;

“Bence …. yapmalısın” demek öğüt vermektir. “Korkunç bir şey bu. Bunu sana yapmaya hakkı yok” demek, acısını paylaşmaktır. “Her şey yoluna girecek” demek, teselli etmektir. “Bundan şunu öğrenebilirsin” demek eğitmektir, “Bunu böyle yaptım ama…” diye başlayan bir cümle kurmak açıklama yapmaktır. “Bu kadar dikkatsiz olmasaydın…” cümlesi değerlendirme içerir, “Durumu düzeltmek için şöyle yapabilirsin…” tamir etme, duruma çözüm getirme cümlesidir. “Peki sen nasıl hissediyorsun? Böyle hissetmeye ne zaman başladın?” sorgulama cümlesidir. “Sen esas benim başıma geleni duysan” kendini ön plana çıkartarak üstünlük sağlama cümlesidir. “Üzülme, bu da geçer” iletişimi kapatma cümlesidir. “Anlattığın hikaye bana yıllar önce duyduğum bir olayı hatırlattı” hikaye anlatma cümlesidir. “Yazık sana” sempati cümlesidir.

Peki empati nedir? Empati karşımızdakini, can kulağıyla dinlemektir. Onun ne yaşadığını, ne hissettiğini anlamaya çalışmaktır.

Can kulağıyla dinlemek demek, yukardaki ego tuzaklarına düşmeden, yargılamadan, küçük bir çocuk gibi merakla dinlemek demektir. Empati için önerilebilecek doğru bir kelime ya da formül yoktur hatta çoğu zaman sessizdir empati. Karşınızdakinin ihtiyaçlarına ve duygularına odaklandığınızda onlara orada bulunmanızı (presence) hediye edersiniz. Bundan daha kıymetli hediye yoktur.

Dinlerken “Sana yalan söylediği için hayal kırıklığına mı uğradın?” gibi sorular sorabiliriz. “Hiç bir zaman hayal kırıklığına uğradın çünkü…” gibi bir cümle kurmamalıyız çünkü asla karşımızdaki kişinin ne hissettiğini bilemeyiz.

Varsayımlar, ilişkilerin katilleridir.

Karşınızdakinin ne hissettiğini sorun. Bazen bize aşikar gelen his, ona o kadar aşikar olmayabilir.

Empati, iki kişi arasında saygı dolu bir anlayışın doğmasıdır. Bu anlayış, tüm insan ilişkilerinin temelidir. Bu anlayışın yoksunluğu şiddet içeren iletişimin sebebidir.

Bu tüm ilişkilerde böyledir. Arkadaş, eş, çocuk, aile, iş, politika… Politik parti başkanları genelde karşı tarafın ne dediğini dinlemez. Kendi diyeceği şeyi düşünmektedir. TV’de tartışma programlarında sürekli bunu izleriz. Birbirini dinlemeyen bir çok yetişkin değerli insanın, bizim vaktimizi çalmasıdır bu. Hiç bir sonuca bağlanmaz tartışmalar, hatta kişisel düzeye indirgenip, gerginlikle sonuçlanır.

Şu an ülkemizin ve üzerinde yaşayan tüm insanların su gibi, hava gibi en hayati ihtiyacı empati. Eğer ki anlayış tesis edemezsek, şiddet ve çatışma kaçınılmaz olacak.

Empati dolu günler dilerim.

mm

Ayse Musal Çıpa

Ankara’da doğdum ve büyüdüm. TED Ankara Koleji mezunuyum, Bilkent’te Turizm ve Otel İşletmeciliği okudum. Bir kaç sene mesleğimi yaptıktan sonra İstanbul’a taşındım ve reklam sektörüne geçtim. Şehir ve mesleği aynı anda değiştirmek benim için köklü bir değişimdi. 17 sene aralıksız profesyonel hayatıma devam ettikten sonra 2011 senesinde yine bir radikal değişiklik yapıp işten ayrıldım, bir şirkete ortak oldum, evlendim ve 2012’de doğum yaptım. 2015’den beri STK’larda çalışmaktayım. Başka Bir Okul Mümkün Derneği Temsilciler Meclisindeyim. Yenidenbiz’i destekliyorum. Kolektif işlere inanıyorum. Only one team ile bir kolektif kitap yazıp, bir installation sergisi açtık, Online radyo kurduk ve online şiir gecesi yaptık. Farkındalık, reiki, meditasyon, şiddetsiz iletişim, yoga vb . eğitimlere katıldım. Farkındalık üzerine atölyeler düzenliyorum. Yazıyorum, konuşuyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!