Beethoven Üzerine

Çok sayıda müziksever ve müzikolog açısından müzik tarihinin en büyük bestecisinin kim olduğu konusunun oldukça tartışmalı olduğu kesindir. Kimisine göre Bach’dır; azımsanmayacak sayıda müziksever Mozart diyecektir. Çok kişi Beethoven üzerinde duracaktır. Bana gelince, bir Beethoven tutkunu olarak belki biraz önyargılıyım ama Beethoven’ın müzik tarihinin en büyük bestecilerinden biri olması yanında en önemli bestecisi olduğunu düşünüyorum.

Geriye dönüp Beethoven’ın yaşadığı döneme bakarsak, Fransız Devrimi’nin, Napoleon Savaşları’nın, aradaki huzursuz ve çalkantılı barış dönemlerinin, o çağın savaş sonrası ekonomik bunalımlarının Beethoven’ın olağanüstü yapıtlarını mutlaka etkilemiş olduğunu düşünmemek zordur. Beethoven hayatı boyunca politikaya, toplumsal ve ekonomik sorunlara büyük ilgi duymuştur. Yüce gönüllü ve bağımsız karakterinden doğan bu ilgi, yazışmalarına ve konuşmalarına yansımış, ulvi müziğinde anlamını bulmuştur.

Beethoven, müziğinin olağanüstü gücü sayesinde dinleyicisi üzerinde öylesine bir etki yaratmıştır ki, adeta kahraman düzeyine yükseltilmiş, ancak kendi döneminde yaşayan ve itibar gören birçok besteci gibi geçici bir “idol” olmamış, müzikte yarattığı devrim, yüzyılı aşkın bir süre boyunca kendisinden sonra gelen tüm bestecileri etkilemiştir.

Beethoven’ın yaşadığı dönem, İmparatoriçe Maria-Theresia ve oğlu II. Joseph’in çok sayıda sosyal ve ekonomik reformu hayata geçirdikleri, sanat ve müzikte büyük atılımların gerçekleştiği bir dönemdir. Fransız Devrimi gerçekleşmiştir. Napolyon’un yükselişi Habsburg Hanedanını sarsmaktadır. Fransa ile 1792 yılında başlayan savaş, Napolyon’un düşüşüne kadar sürecek ve bu dönemde Avusturya ordusu çok sayıda yenilgi alacaktır. Fransız Devriminin Avusturya halkı üzerindeki etkilerinden endişelenen İmparator Birinci Franz ve danışmanı Metternich, aşırı tutucu ilke ve görüşlerini uygulamaya koyarak baskıcı bir polis rejiminin oluşmasına yol açacaklardır. Napolyon’un Avrupa’ya büyük ölçüde hakim olduğu dönemde, Avrupa onu bir “kurtarıcı” olarak kabüllenirken, Beethoven’i de “müziğin kurtarıcısı”, müziği serbestleştiren devrimci kişi olarak görmektedir. Beethoven’in Napolyon’a, “Konsül” iken duyduğu hayranlık, ona bir senfoni ithaf etmeyi düşündürecek ve yazdığı senfoniye Sinfonia Grande- Bonaparte adını verecek kadar büyüktür. Ne var ki, Napolyon’un kendisini imparator ilan etmesi büyük bestecide hayal kırıklığı yaratacak ve sonuçta senfoni “Eroica” adını alacaktır. Daha sonraki yıllarda Napolyon’un yenilgileri Beethoven’in müziği için konu kaynağı oluşturmayı sürdürecek, Viyana Kongresi için bir kantat(1814) ve Wellington Zaferi(1813) gibi tarihi olarak anlamlı eserler besteleyecektir.

Senfoni edebiyatının en önemli eserlerinden biri olan Üçüncü Senfoninin( Eroica) hikayesi ilginçtir ve bildiğim birkaç filmin de konusu olmuştur. Eroica senfonisinin Beethoven’in 1790’lı yılların sonlarına doğru Fransızlarla temasının ve özellikle de, Fransa’nın Viyana Büyükelçisi General Bernadotte ile olan dostluğunun bir sonucu olduğu söylenebilir. Bu olağanüstü senfoninin tohumunun çimlendiği toprak, önceki dört savaş yılının biriktirmiş olduğu izlenimler yığınıydı. Eroica senfonisi belki programlı müzik değildir ama her bölümü, özünü ülke dışında olup bitenlere ve Beethoven’in bunlara bakışına borçludur. Savaşa hazırlanış ya da savaşan büyük ordular, coşkulu cumhuriyetçiler karşısında Avusturyalı cesur gönüllüler, İtalya ovasının üzerinden geçen binlerce süvari, dağların eteklerinde çarpışan piyadeler, kendilerini feda ederek sancaklarını yükseklere diken erler… Bütün bunlar senfoninin ilk bölümünde yer alır. Ölüm acısı ve ağırbaşlı cenaze töreni ikinci bölümde, zafer coşkusu üçüncü bölümde, insanoğlunun muzaffer irade gücünden duyulan neşe finaldedir. Hepsinin altında da, senfoni formunun diyalektiğini açıklayan eskiyle yeninin çatışması, gelecek için mücadele ve değişim halindeki dünyanın bir yansıması yer alır. Bu karmaşık olaylar manzumesi içinde tasarlanan Eroica senfonisi yepyeni bir tarzda yazılmış, eski biçimleri yıkmış, daha önce işitilmemiş biçim ve sesleri almıştır. Bir başka deyişle senfoni, içinde esen değişim rüzgarıyla geleceğe uzanmış, yeni ritimler, yeni çalgılar, yeni armoniler ve müzik cümleleriyle toplumsal devrimden doğan bir müzik devrimini ilan etmiştir. Beethoven, Eroica senfonisinde talihsizliğe, hastalığa ve umutsuzluğa karşı giriştiği mücadeleyi, meydan okumalara verdiği yanıtı, kaderin hakkından gelmek için giriştiği çabayı kahramanlığın kişisel, tarihsel ve efsanevi yanları ile özdeşleştirerek dile getirmiştir. Eroica senfonisi, Beethoven’in bütün senfonileri içinde en değer verdiği senfoni olmuştur. Bu bağlamda, Beethoven’in, daha sonraki yıllarda senfoni bestelerken, yapıtını Eroica’nın devrimci yapısı üzerine inşa etmesi şaşırtıcı değildir.

Beethoven kendisini daima bağımsız bir sanatçı olarak görmüş, bunu savunma cesaretini göstermiş, sadece kendi istediği eser üzerinde çalışmıştır. Yaşamı sürekli bir mücadele ile geçmiş, devamlı bir sevgi beklentisi, gerçekleştirilemeyen bir aile kurma arzusu, bitmeyen maddi sıkıntılar ve en önemlisi, dış dünya ile temasını engelleyen sağırlığı gibi büyük engellerle boğuşmuştur. Tüm bu olumsuzluklara rağmen yarattığı olağanüstü eserler onu klasik müzik tarihinin zirvesine taşımıştır. Bugün Beethoven’a duyulan sevgi belki de her zamankinden daha fazladır. Bugünün basın ve medyası, kitaplar, konserler ve kayıtlar hala Beethoven’in zaferini sürdürmektedir. Senfonileri, konçertoları, yaylı sazlar dörtlüleri, sonatları, uvertürleri ve korolu eserleri tüm müzisyenlere ve müzikseverlere sonsuza dek mutluluk verecektir.

 

Kaynakça:

  1. Frida Knight, “Beethoven ve Devrim Çağı”, Literatür Yayınları:475, Birinci Basım, Ekim 2005
  2. Edouard Herriot, “Beethoven”, Pan Yayıncılık:110, Birinci baskı, Eylül 2007

 

About the Author

mm
Dr. Ali Tigrel
Devlet Planlama Teşkilatı Eski Müsteşarı

Be the first to comment on "Beethoven Üzerine"

Leave a comment

Your email address will not be published.


*


error: Web sayfasında yazılan yazıların telif hakkı web sayfasına aittir. Web sayfasında yazılan, yazıları kaynak göstermeden paylaşanlar ve kullananlar hakkında web sayfası tarafından gerek Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gerekse Basın Kanunu kapsamında tüm yasal haklarımız kullanılacaktır.