ADIM ADIM GELEN İRAN-ARABİSTAN-AMERİKA SAVAŞI - Halimiz
KANAL İSTANBUL ÜZERİNE
9 Kasım 2017
SUUDİLERDE REFORM, RADİKALİZM BİTECEK ACELECİLİĞİ
9 Kasım 2017

Ortadoğu yine yeni bir savaşın eşiğinde… Bu kez açık olarak sergilenecek olan savaş Suudi Arabistan ile İran arasında gibi gözükse de asıl savaş İran ile Amerika arasında… Suudiler, Amerika’nın piyonu anlayacağınız…

Yokuş aşağı ilerlerken freni patlayan kamyonun önüne gelen herşeyi yıkıp geçişini ağır çekimde izlercesine, tüm dünya bu yeni savaşa ilerleyişi adım adım izliyor.

Hatırlarsanız olası bir İran-Amerikan savaşının gelişinin yakın olduğunu ve Trump yönetiminin var gücü ile bunu körüklediğini yazmıştım birkaç hafta önce. Bu hem uluslararası politikanın hem de uluslararası ekonominin yeniden şekillendirilmesi arzusu uzerine çıkarılmak istenen bir savaş. Gelin ağır çekimde, o yazımda ele aldığım temeller üstüne, Ortadoğu’daki yeni savaşın ilerleyişini ele alalım.

2015’de Suudi Kralı Abdullah’ın ölümü sonrası başa geçen üvey erkek kardeşi Kral Selman, iktidardaki ilk gününden itibaren gözde oğlu veliaht prens Muhammed’i kendisinden sonraki kral olmak üzere hazırlıyor. Öyle ki, halen 32 yaşında olan bu veliaht prens, Suudi Arabistan ekonomisinden tutun da, savunma bakanlığına kadar her şeyin kontrolünü elinde bulunduruyor. İlginçtir ki savunma bakanı olan veliaht prens, resmi olarak Suudi’lerin Kral Selman sonrasındaki kralı… Selman’ın oğlu, resmi veliaht değil yani…

Öyle görünüyor ki Kral Selman geçtiğimiz hafta sonu sivil bir darbe ile oğlunu resmi veliaht yaparken, ülkesi de İran ile savaşmaya hazır. Amerika’nın güdümünde olarak elbette! Zira Suudi Arabistan, Amerikan (Trump yönetimi) onayı olmaksızın bu tür bir bölgesel ve küresel deprem yaratmayı göze alamaz.

Peki, Kral Selman’ın İran ile savaşmaya hazır olduğuna karar verdiğini nasıl anladık?

İlk adımda, Lübnan başbakanı Hariri, Suudi Arabistan’da iken, başbakanlıktan istifa ettiğini açıkladı. Sebep olarak da siyasi cinayete kurban gitme olasılığını gösterdi. Bu Cumartesi günü idi…

İkinci adımda, veliaht prens Muhammed henüz kendi kontrolünde olmayan güvenlik birimlerini de kontrolü altına aldığını açıkladı. Bu da aynı gün ve Hariri istifasının birkaç saat sonrasında geldi…

Üçüncü adımda veliaht prens Muhammed’in yeni kurulan “yolsuzluk karşıtı soruşturma biriminin” başına getirildiği açıklandı. Bu da aynı günkü bir gelişme idi…

Dördüncü adım ise “yolsuzluk karşıtı soruşturma biriminin” ilk işi… diğer 11 veliaht prensin, 4 bakanın ve onlarca eski bakanın “yolsuzluk suçlamaları ile göz altına alınması” yani gerçekten tutuklanması oldu. Tüm kraliyet ailesi mensuplarına ülkeyi terk etme yasağı getirilirken, özel uçaklarına da el konuldu.

Beşinci adım, ülkede olmayan bir başka veliaht prensin “bir helikopter kazasında” ölmesi oldu.

Tüm bu adımlar “geliyorum” diye bağıran savaşın iyice yaklaştığını gösteriyor. Zira veliaht prens Muhammed tüm gücü kendinde toplarken ona muhalefet edecek kimse yok ve bu halde İran ile dalaşmayı seçmişe benziyor. Salı günü gelen ikinci dalga gözaltı ve tutuklamalar da buna işaret ediyor.

Diyebilirsiniz ki, Amerika ve İran bunun neresinde? Bu bir iç mesele değil mi? Haklısınız, ilk bakışta öyle… Ancak deyim yerinde ise “kamyonun frenini patlatan” Amerika… Sebebi ise İran’ın Ortadoğu’daki önlenemez yükselişi…

Nasıl mı? Anlatayım:

Mart ayında veliaht prens Muhammed, Beyaz Saray’da Trump ile görüştü. Resmi bilgilere göre pek bir şey konuşulmadı.

Geçen hafta, Trump’ın damadı Jared Kushner, veliaht prens Muhammed’in konuğu olarak Suudi Arabistan’a gitti. Ama bu ziyaret Amerikan halkından gizli tutuldu. Biz ziyareti Kushner Amerika’ya döndükten sonra öğrendik.

Damat, veliaht prens ile ne görüştü? Resmi bilgilere göre, yine pek bir şey konuşulmadı…

Güç toplama ve savaş planları olabilir mi? Elbette! Zira bizim damat, yani Kushner, Amerika’ya döner dönmez kamyon yokuş aşağı hızlanarak ilerlemeye başladı…

Gözaltı ve tutuklamalar sonrasında Trump, meşhur twitter hesabından “Suudiler ne yaptıklarını biliyorlar” şeklinde bir açıklama yaptı.

Bana sorarsanız ne Suudiler ne de Trump yönetimi ne yaptıklarını bilmiyorlar. Trump, İran’a karşı mutlak piyonunu bulduğunu, Suudiler ise Amerikan desteği ile onları kimsenin durduramayacağını düşünüyor olabilirler…

Benim naçizane tavsiyem, bu oyundaki görünen görünmeyen tüm güçlerin, 5 bin yıllık Fars tarihini okuyup anlayarak akıllarını başlarına devşirmeleri… Zira bu kamyonun ilerleyişi hiç kimse için hayra alamet etmiyor…

Haftaya görüşmek üzere, sevgiyle kalın…

 

mm

Dr. Rengin Morro

Dr. Rengin Morro, terörizm ve çatışma çözümü çalışmaları alanında, kolay anlaşılabilir ve tatbiki çözüm önerileri ile tanınan uluslararası ilişkiler ve siyasi-ekonomik risk analizi uzmanıdır. Türk özel sektöründe başladığı iş hayatını, üniversite ve düşünce kuruluşları bünyesinde akademik çalışlamaları ile bütünleyerek sürdürmüştür. Lisans derecesini Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden alan Dr. Morro, “Avrupa Birliği (AB) İçinde AB’nin Siyasi ve Ekonomik Entegrasyonuna Karşı Görüşler” tezi ile yüksek lisans derecesini tamamladıktan sonra “Çatışma ve Çatışma Çözümü Temelinde Türk-İran İlişkileri” tezi ile de doktora derecesini almıştır. Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi (ASAM) Kontur-terör ve Çatışma Çözümü Dairesi Geçici Başkanı olarak çalışırken aldığı iş teklifi üzerine, Washington D.C.’ye göç etmiştir. Amerikan Üniversitesi ve George Mason Üniversitesi’nde uluslararası ilişkiler ve çatışma çözümü profesörü olarak görev yapmıştır. 2003 Şubat ayından bu yana iş ve akademik araştırmalarını Amerikan başkentinde sürdüren Dr. Morro, özel sektörün yanı sıra, ABD hükümeti ve ilgili kurumlarına uzmanlık alanında danışmanlık hizmeti de vermektedir. Dr. Morro, bir İzmirli olarak ilk kez Yeni Asır Gazetesi’nde 1998 yılında başladığı dış politika yazılarını, Halimiz’de sürdürecek olmaktan heyecan ve gurur duymaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!